Depremin yıktığı BİKAD-KOOP'u kadınlar yeniden inşa ediyor
09:01
Medya Cebe- Nişmiye Güler/ JINHA
WAN- Depremden önce kurulan fakat depremin yerle bir ettiği Bostaniçi Kadın Destek Çevre ve Kültür Kooperatifi (BİKAD-KOOP)'ni yeniden inşa eden kadınlar, el emeği ve alın teriyle başarılı işler ortaya koymaya devam ediyor. 7 kadının komünal bir şekilde yeniden inşa ettiği kooperatifte kadınlar geçmişte olduğu gibi bugünde üretimdeki yerini koruyor.
Kadınlara istihdam alanlarında yer verilmemesi ve kadınların belli iş kalıplarına sığdırılmasına karşı kadınlar komünal bir şekilde çalışarak birçok başarılı işlere imza atmaya devam ediyor. 23 Ekim 2011 tarihinde gerçekleşen Van depremi öncesinde kurulan Bostaniçi Kadın Destek Çevre ve Kültür Kooperatifi (BİKAD- KOOP) kadınların eliyle yeniden inşa edildi. Depremde kullanılamaz hale gelen ve göçük altında kalan belgeleri nedeniyle hakkında hiçbir resmi kaydın bulunmadığı kooperatif 7 kadının bir araya gelip büyük bir özveri ile çalışması sonucunda tekrar oluşturuldu. Kuruluş aşamasından bu yanan kadınların büyük fedakarlıkları sonucunda evlerinden getirdikleri malzemeler ile üretimin yapılmaya başlandığı BİKAD-KOOP Koordinatörü Nuroj Varlı, kuruluşundan bu yana kooperatifte yapılan çalışmaları anlattı.
'Dönümlerce arazide çilek üretiyoruz'
Nuroj, kooperatifin gelişiminde Van Büyükşehir Belediyesi'nin kendilerine üretim yaptıkları bir mekan tahsis ettiğini belirterek, bununla beraber Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından hazırladıkları çilek projesinin kabul edildiğini söyledi. Bu proje ile çilek üretmeye başladıklarını ifade eden Nuroj, birçok merkezde birkaç dönümlük arazilerde çilek üretimi yaptıklarını söyledi. Nuroj, "Başkale Belediyesi tarafından bizlere sağlanan iki dönümlük arazide çilek üretiyoruz. Özalp'ta da beş dönümlük çilek tarlamız mevcut" diye belirtti.
'Çilekleri sermayeye dönüştürdük'
Küçük girişimler ve büyük çabalar ile kooperatifi büyüttüklerini kaydeden Nuroj, yeni iş alanları üretebilmek ve kadınların istihdam alanlarını genişletebilmek için sermayeye de ihtiyaç duyduklarını belirtti. Nuroj, "Çilek tarlalarında ürettiğimiz çilekleri sermayeye dönüştürdük. Çilekleri zamanında taze olarak sattık ve kalanları da kış için çilek reçeli olarak değerlendirdik. Ardından kadın arkadaşlar ile görüştük ve işimizi yalnızca çilekle büyütemeyeceğimizi fark ettik. Bu yüzden ev baklavası yaparak bayramlarda sipariş üzerine çalışmaya karar verdik. Baklavalarımız çok beğenildi ve her bayram sipariş üzerine baklava yapmaya devam ettik. Kazanç ile birlikte sayımızı arttırdık. Şu anda bizler ile birlikte çalışan 15 kadın arkadaşımız var. Kurabiye, erişte, sarma, içli köfte gibi yemekler de yapıyoruz" diye belirtti.
'Denemek ve yanılmaktan çekinmedik'
Seralarda da sebze ve meyve üretimi gerçekleştirdiklerini ifade eden Nuroj, yalnızca maddi kaygılar ile üretim yapmadıklarını, aynı zamanda halkın ürettikleri üründen memnun kalmasını amaçladıklarını dile getirdi. Bu yüzden organik seracılık ta yapmaya karar verdiklerini sözlerine ekleyen Nuroj, "Bizim ilk hedefimiz ürünleri yerli tohumdan elde ederek halka sunmaktı. Çalışmalar nezdinde seralarımızda fasulye, domates, salatalık yetiştirdik. Önümüzdeki yıl için de hedeflerimiz büyüdü. Fide ve tohum denemeleri ile en verimli ürünü test ettik. Ürünlerin tadına da önem verdik ve en güzel olan ürünleri tespit edebilmek için çalışmalar yürüttük. Her şeyi kendimiz yaptık ve denemekten çekinmedik" sözlerini ifade etti.
'Başarımız onları hayrete düşürüyor'
Kış aylarında hava koşullarının elverişli olmaması nedeniyle üretimi durdurduklarını kaydeden Nuroj, "Kar kalınlığının da yüksek olmasından dolayı üretim yapamıyoruz. Bu yüzden Mart ayından önce tohumlarımızı toprağa ekiyoruz. Ürünlerimiz serada yetişmesine rağmen sebze ve meyvelerimizin üretiminde asla yabancı bir madde kullanmıyoruz. Ürünlerimiz tamamen organiktir" ifadelerinde bulundu. Kadınların bu çalışmalar ile daha fazla sosyalleştiğini ve özgüvenlerinin arttığını vurgulayan Nuroj son olarak, "Dışarıdan bizleri izleyenler yaptığımız başarılı çalışmalar karşısında şaşkınlıklarını dile getiriyor.
(dc/mg)
