Çilem'den JINHA'ya mektup: Katledilmek kaderimiz değil öz savunma hakkımız

09:02

Filiz Zeyrek / JINHA

HABER MERKEZİ - Yıllarca gördüğü şiddete karşı özsavunmasını yaparak boşandığı eşini öldüren Çilem Doğan, cezaevinden tüm kadınlara ajansımız aracılığıyla yazdığı mektupla mesaj gönderdi. Çilem mektubunda, "Katledilmek kaderimiz değil özsavunma hakkımız" dedi.

Adana'da gördüğü şiddet nedeniyle eşinden ayrılan ancak yine de şiddet görmeye devam eden Çilem Doğan, 10 Temmuz günü kendisini fuhuşa sürüklemek isteyen eski eşi Hasan Karabulut'u 6 kurşunla öldürdü. 28 yaşındaki Çilem, Hasan Karabulut'u öldürdükten sonra polise haber vererek ailesinin evine gitti. Burada gözaltına alınan Çilem, "Hep mi kadınlar ölecek? Biraz da erkekler ölsün. Namusum için öldürdüm" dedi. Karataş Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Çilem Doğan, ajansımıza gönderdiği mektupla kadınlara seslendi. Kadınların direnişi büyütmesi gerektiğini ve öz savunmanın hak olduğunu ifade eden Çilem'in mektubu şöyle:

"Göndermiş olduğunuz umut dolu yazıntınızı aldım. Biliyorum yalnız olmadığımı. Acılarımı, sorunlarımı her anımı paylaşıyorsunuz bundan yana hiç kuşkum olmadı. Kadınız çünkü, kardeşiz, toplumuz, dahası milyonlarız.

Biliyorum 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. Tutsak olsam da düşüncelerim hiç değişmeyecek bilmenizi isterim. Yine mücadele içinde olacağım. Ben ve benim gibi şiddete maruz kalan kadınların acılarının tarifi yok. Bir insan canı almak kolay değil. Bizlerin yaşadıkları ise hiç kolay değil. Fakat suçlu ilan edilen yine bizleriz. Oysaki şiddete baskıya tecavüze uğrayan biz kadınlarız. Bize şiddet uygulayan, her gün ölüm korkusuyla yaşatan birine karşı kendimizi savunmamız bizleri 'katil' ilan edemez. Keşke olmasaydı, öldürmek zorunda kalmasaydık. Ama bizim suçumuz değil bilmenizi istiyorum 'namus' denilince sadece kadınları suçlayan sistemin suçu. Hiçbirimiz bunları yaşamak zorunda değiliz. Ama bize anca bu hayatı layık görüyorlar çünkü kadınız. Annelerimizin yaşadıklarını bize de yaşatmaya çalışıyorlar. Bizim başımıza gelenlerin, Özgecan ve Cansu Koç'un başına genlerden farkı yok. Bir gün ben de katledilecektim, bugün ben de ölebilirdim. Yine suçlu ilan edilen bizleriz ne yazık ki. Bu sistem bizi her alanda yok saydı. Ahlakın sadece kadınlar için olduğunu vurguluyorlar. Hiç kimse 4 duvar arasında olmayı istemez, bu bizim suçumuz değildi. Bizler katil değiliz.

Haklılığımızı kimse suçlayamaz. Sorgulayan yine erkekler ve erkek egemen sistem oluyor. Psikolojik ve fiziksel şiddete uğradığımızda, tacize tecavüze maruz kaldığımızda susmamamız gerektiğini biliyoruz. Artık biliyoruz ve artık birbirimizin yarasından güç alıp birbirimizi iyileştiriyoruz. Bu dayanışma için okuyup etmeye büyük sözler söylemeye gerek yok. Gündelik hayat öğretiyor bize her şeyi. Her şeyi birbirimizden öğreniyoruz. Kurtuluş umudu olarak da yine birbirimizi görüyoruz. Birbirimizden güç alıyoruz. Belki şu an kaç kadın kaderine boyun eğip sessiz sessiz ağlıyordur.

Kaç kadın şiddete maruz kalıyor tahmin bile edemiyoruz. Ama milyonlarız birbirimizin yarasına bakan onu iyileştirmeye çalışan milyonlarız. Koruyorlar bizden artık. Tacize uğradığında sessiz kalmayan bizden, kardeşlik bağımızdan, benden Nevinden… Asla yalnız değiliz. Bu kapıları ittire ittire açacağız. İçeride dışarıda iki kişi kalsak dahi yeter bize. Merhem olur o diğer kişi güç olur bize. 'Hep kadınlar mı ölecek' sözü kulağınızdan gitmedi biliyorum. En az sorun yaşayana bile umut oluyoruz inanıyorum. Annelerin kardeşlerin ablalarım asla yalnız olduğunuzu hissetmeyin. Yalnız değiliz, yalnız değilsiniz. Haklılığımızın sonuna dek arkasındayız. Gelecek günler hepimizin elleriyle gelecek. Hepinizi çok seviyorum."

Çilem mektubunu şu sloganlarla sonlandırdı:

"'Katledilmek kaderimiz değil öz savunma hakkımız', 'Bir erkek bir insan bir kadın bir toplum', 'Kadın demek toplum demek', 'Gelecek geçmişten daha güzel olacak', 'Hepte kadınlar ölmesin', 'Kadına; şiddete, tecavüze, tacize son', 'Kadın yaşam özgürlük', 'Güçlü kadınlar güçlü yarınlar, dayağın, ezilmişliğin, savunmasızlığın, çaresizliğin olmadığı bir dünyaya merhaba demek üzere…'"

(mg)