Öz savunma şiarıyla genç kadınlar kampüslerden sokağa taşacak

09:06

Duygu Erol/JINHA

ANKARA- 25 Kasım Kadına Yönelik Uluslararası Şiddetle Mücadele Günü kapsamında kadın örgütleri, sendikalar ve partilerin kadın kollarının yanı sıra üniversiteli kadınlar da kampüslerden çıkarak alanlarda olacaklarını ve mücadeleyi büyüteceklerini ifade etti.

25 Kasım Kadına Yönelik Uluslararası Şiddetle Mücadele Günü’nde Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerinde kadınlar şiddete karşı ortak ses çıkaracaklar. Bu kapsamda üniversiteli genç kadınlar da son dönemde kadına yönelik artan şiddet karşısında kadınların geliştirdiği öz savunmayı gündemlerine alarak kampüslerden, okullardan alanlara taşacaklarını aktardılar. Kürdistan’da devlet terörüne karşı öz savunmasını gerçekleştiren kadınların yanında olduklarını ve mücadeleyi büyüteceklerini belirten genç kadınlar, Ezidi kadınların haykırışlarını toprağa gömen her türlü erkek şiddetine karşı direnişin büyütülmesi çağrısında bulundu.

‘Devlet ataerkil yapıyı yeniden inşa ediyor’

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri Elif Soysal ve Tuba Dalkuş, Kürdistan’da yaşanan savaş kapsamında kadına yönelik artan şiddete karşı, eşleri, tecavüzcülerine karşı öz savunma gerçekleştiren Nevin Yıldırım ve Çilem Doğan için 25 Kasım’da bütün kadınları mücadeleye çağırarak, “Kadını cinsel obje ve köle olarak gören erkek egemen zihniyetin ürünü şiddet ve baskı oluyor. Bu sorun tek tek kadınların değil tüm toplumun sorunudur. Kadına karşı şiddetle mücadele de öz savunma önemlidir. Bu konuda kocası tarafından şiddet görüp pazarlanmaya çalışılan Çilem’in mücadelesi önem taşımaktadır. Devletin koruyamadığı daha doğrusu korumadığı Çilem’in kocasını öldürmesi öz savunması sonucu gerçekleşmiştir. Devletin bu konuda cinsiyet ayrımı yaptığı gözle görülür hale gelmiştir. Ataerkil yapıyı yeniden inşa eden devlet bu noktada çözüm sunmamaktadır ve kadınlar kendi öz savunmalarını gerçekleştirmelidir. Devletin korumadığı Nevin de tecavüzcüsünü öldürmek zorunda kalarak öz savunmasını gerçekleştirmiştir” diye konuştu.

‘Kadın bedenini meta olarak gören zihniyete karşı mücadele edelim’

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi öğrencileri Hatice Özer ve Nuran Yıldız ise, kadın bedenini teşhir eden ve meta olarak gören erkek egemen zihniyete karşı kadınları mücadelelerine ortak olma çağrısında bulunarak, “25 Kasım Kadına Yönelik Uluslar arası Şiddetle Mücadele Günü ve kadın mücadelesi kapsamından kadın öz savunma gücünü ortaya çıkaracaktır. Bugün Kürdistan’da devletin baskı aygıtları tarafından kadının bedenini meta haline getiren teşhirci zihniyetlerin, Ezidi kadınların haykırışlarını toprağa gömen her türlü erkek egemen zihniyetlerin arınmasının mücadelesi ve direnişi büyütülmelidir” ifadelerinde bulundu.

‘Öz savunma hepimizin tek çaresidir’

Son dönemde artan savaş konseptiyle de beraber kadının öz savunmasını geliştirmesine yönelik bir gereklilik doğduğunu aktaran Hacettepe Üniversitesi Yüksek Lisans öğrencisi Rojdan Aksoy, Kobane’de YPJ savaşçılarının IŞİD çetecilerine, tecavüzcülerine karşı mücadelelerini öz savunma ile yürüttüklerini belirtti. Kadının öz savunmasını geliştirerek daha güçlü olacağına ve şiddeti ortadan kaldıracağına inandığının altını çizen Rojdan, “Kürdistan’da özellikle devletin uyguladığı şiddet kadını sömürmüştür. Kadınlar buna aktif mücadeleleri ile öz savunmalarıyla yanıt vererek devletin şiddetini boşa çıkartmıştır. Kadınlar kocaları olsun devlet olsun ağabeyleri olsun polis olsun fark etmez büyük bir eril tahakkümün altında bırakılmaya çalışılmıştır. Ama bugün bize bu gerçek gösterildi; öz savunma hepimizin tek çaresidir ve öz savunmayla mücadelemiz adım adım ilerleyecektir. Özellikle 25 Kasım kapsamında herkesi bu şiarla alanlara davet ediyoruz. Aktif bir şekilde şiddete karşı mücadeleyi yükselterek şiddetin yok olacağına inanıyoruz” dedi.

(sy/fk)