'Sokağa çıkalım sesimizi yükseltelim'

09:04

Duygu Erol/JINHA

ANKARA - Türkiye'de kadına yönelik artarak devam eden şiddet ve bölgede yaşanan çatışmalı ortama karşı kadınları 25 Kasım'da alanlara çağıran kadın örgütleri, "Sokağa çıkalım sesimizi yükseltelim" dedi.

25 Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde alanlara çıkacak olan kadınlar, şiddete, katliamlara ve savaşa 'hayır' diyecek. Kadın Özgürlük Meclisi (KÖM ), Kadın Dayanışma Vakfı, Kız Kardeşim Kadın Dayanışma Derneği ile Feminist Kolektif üyesi ve gönüllüsü kadınlar 25 Kasım'a ilişkin ortak açıklama yaparak, kadına yönelik şiddete ve son dönemlerde savaş ve çatışmalı ortamla söylemlerin kadını daha çok hedef haline getirdiğinin vurgusunu yaparak, bütün kadınların dayanışma içinde olarak bulundukları her alanda sokakları, meydanları ve alanları doldurmasını istedi.

'Şiddet artıyor kadınlar alanlara çıkmalı'

Kadına yönelik katliamların ve şiddetin giderek arttığını ve bu 25 Kasım'a umutlu girmediklerini aktaran Kadın Dayanışma Vakfı Gönüllüsü Pınar Çetinkaya, Adalet Bakanlığı'ndan kadın cinayetlerine ilişkin veri alamadıklarını ve verileri medyaya yansıdığı kadarıyla toplayabildiklerine değindi. "Her şiddet ya da cinayet medyaya yansımıyor. Dolayısıyla bizim öncelikli taleplerimizden birisi bu durumun düzeltilmesi. Yani çok detaylı verilerin kamuoyuyla paylaşılması. Ve bunun hasıraltı edilmemesi. Buradan yola çıkarak çok etkili, koruyucu politikaların geliştirilmesi gerektiği talebimiz bizim en temel talebimiz budur. Bunun dışında sürekli kadına yönelik şiddetle ve cinayetlerle ilgili haberler artıyor. Ek olarak birde savaş dönemini yaşıyoruz. Diyarbakır, Suruç, Ankara Katliamı, Silvan, Cizre derken çok yoğun bir savaş ve çatışma ortamını yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi savaş ve çatışmalı ortamlarında da en fazla etkilenen kadın ve çocuklardır" açıklamalarında bulunan Pınar, kadınlara 25 Kasım'da alanlarda olmaları çağrısında bulundu.

'Çatışma ve savaş söylemi kadınları hedef haline getirdi'

Kadın Özgürlük Meclisi'nden Hatice Kapusuz, geçtiğimiz 25 Kasım'dan bugüne kadar koşulların kadınlar için daha kötüleştiğini belirterek, "Çünkü Türkiye'de son dönemde artan şiddet ortamı, çatışma ve savaş söylemi kadınları daha açık hedef haline getirdi. Zaten son yıllarda içinde bulunduğumuz köktenci anlayış eşitliğin tartışılabilir hale gelmesi kadınların sokaktaki varoluş süreçlerini zaten olumsuz etkiliyordu. Son aylarda başlayan çatışma süreci kadına yönelik şiddeti daha da arttıran bir etkiye sebep oldu. 80 darbesinden sonra belki de kadınların en fazla kuşatılmış olduğu hem coğrafya hem de gündelik hayatın en fazla kuşatılmış olduğu bir süreç yaşıyoruz" dedi. Hatice, 25 Kasım'da tüm kadınları bu coğrafyanın kadınları ve tüm dünya kadınları için barış için sokağa çağırdı.

'Sokağa çıkalım sesimizi yükseltelim'

25 Kasım'da her yıl olduğu gibi bu yılda kadına yönelik şiddetle mücadele nedeni ile sokaklarda olacaklarını, gece eylemleri yapacaklarını belirten Feminist Kolektif gönüllüsü Melek Fidan ise, her gün değişen gündem karşısında hangi sloganla sokağa çıkacaklarını belirleyemediklerinin vurgusunu yaptı. Her ay Güvenpark'ta kadına yönelik şiddete karşı oturma eylemi yaptıklarını, ancak son bir yıldır polis şiddetinden ötürü yapamadıklarını ifade eden Melek, "Kadına yönelik şiddetle ilgili nerede ne söylersek söyleyelim hemen erkek şiddeti ile karşılaşıyoruz. Haziran'dan bu yana bir savaş ortamındayız. Biz Ankaralılar her ne kadar savaşı bilmezsek te 10 Ekim Ankara Katliamı ile beraber savaşın içine de girdik. Ama protesto bile edemiyoruz, sokaklara dökülemiyoruz. 25 Kasım'da kadınlar olarak sokaklarda olmalıyız ve sesimizi yükseltelim" dedi.

Kız Kardeşim Kadın Dayanışma Derneği'nden Nermin Canbolat da, şiddete karşı tüm kadınlara alanlara çıkma çağrısında bulundu.

(sy/mg)