'Hayat Güzeldir' Silvan'da!
09:04
Beritan Canözer/JINHA
AMED - Silvan'da 3 ayda 6 kez ilan edilen sokağa çıkma yasaklarında çocukların güneşli havaları, oyunları ellerinden alınırken, en sevdikleri 'saklambaç' oyununda kurşun ve bombalardan saklanmayı öğrendiler. Yahudi toplama kamplarının yarattığı vahşeti oyun sanan bir çocuğun anlatıldığı 'Hayat Güzeldir' filmi Silvan'da gerçek oldu.
12 gün boyunca asker ve polislerin ablukasında havadan ve karadan bombardımanların yapıldığı Silvan'da Roberto Bengini'nin 1997 yılında çektiği ve Oscar ödülleri alan "Hayat Güzeldir" filmi gerçek oldu. İkinci Dünya Savaşı'nda İtalya'da oğlunu Alman askerlerinden saklayan Yahudi Guida oğluna yaşananların oyun olduğuna inandırarak savaş bitene kadar onu saklamıştı. Yahudi toplama kamplarının dehşetinden elinden geldiğince uzak tutmak çabası ile Guida bu yıkımı bir oyun gibi gösterdi oğluna.
3 ayda 6 kez sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ve ağır saldırılara maruz kalan Silvan'da filmdeki gibi hikayeler yaşanıyor ancak tek bir farkla. Silvanlı çocuklar yaşadıklarını ne kadar gerçek olduğunu biliyor, en sevdikleri saklambaç oyununu kurşun ve bombalardan saklanmayı başararak oynuyor. Hala polislerin dolaştığı, zırhlı araçların mahalle başlarında beklediği Silvan'da çocukların istediği tek şey asker ve polisi bir daha görmemek.
Kurşunlardan saklanmayı öğrendiler
Yeni eğitim dönemi başlayalı 2 ay oldu ancak çocuklar neredeyse 15 günde bir sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ilçede okula dahi gidemedi. Arkadaşlarından ve güneşli havalardan uzak kalan çocuklara oyunları oynatılmaz oldu. "Saklambaç" hayatlarının bir parçası haline gelirken, polis gördüklerinde ya da evleri tarandığında annelerinin "saklan" sözleri üzerine kimsenin ve kurşunların onları bulamayacağı bir yere saklanıyorlar.
'Silah sesi duymak istemiyorum'
Gördüklerini resimlerinde, oyunlarında anlatan çocuklar, gördükleri her insanla da yaşadıklarını paylaşma ihtiyacı hissediyor. Evinden çıkamayan 10 yaşındaki A.G., "Biz savaş istemiyoruz. Mahallemizde polis görmek istemiyoruz, kimse ölmesin istiyoruz. Silah sesi duymak istemiyorum. 10 gün evden çıkamadım. Bir sürü abim öldü. Onların anneleri çok ağladı, çok üzüldü. Polis evlere baskın yapıyordu, evleri dağıtıyorlardı. 'Kimse sokağa çıkmasın yoksa vururuz' diyorlardı. Biz çok korktuk ama annem bana 'sen onlardan korkma, onlar senden korksun' diyordu. Ben de korkmamaya çalışıyordum" dedi.
'30 kişi iki odaya sığındık'
A., barışı ve her şeyin düzelmesini istediğini belirterek, "Biz artık Silvan'ı haberlerde ölümlerle görmek istemiyoruz. Yıkılan evlerimiz onarılsın istiyoruz" dedi. 10. Günde ancak evinden çıkabildiğini söyleyen A.,
"Evlerimiz yıkılmış, bütün duvarlarda mermi izleri var ve evlerimizin duvarları hepsi yıkılmış. Sokağa çıkma yasağında biz 30 kişi iki odalı bir eve sığındık. Her yerde mermi ve bomba izleri var, parçaları var. Artık bu savaşı istemiyoruz barış olsun istiyoruz. Savaş yapanlar ölsün istiyoruz. Ne polisleri ne kurşun ne de bombalar görmek istiyoruz. Güzel bir dünya istiyoruz. Bu savaş yüzünden okula gidemiyoruz. Biz okula gitmek istiyoruz. Biz 30 kişi iki odaya sığındık, gidecek yerimiz yoktu. Şimdi o evimiz de yıkıldı, gidecek yerimiz de kalmadı" ifadelerini kullandı.
'Sokaklarımız yapılsın oyun oynayalım'
10 yaşındaki M.A. da asker ve polis görmek istemediğini vurgulayarak, "Mahallemizde askerler vardı. Evlere girip bakıyorlardı, biz onları istemiyoruz. Askerleri çok seviyordum ama onlar bizi korkutuyorlar, bizi öldürmek istiyorlar. Evimizi mermi izleriyle doldurdular. Bir görseniz her yer mermi izi olmuş. Artık yeter, kan dökülmesin, kimse ölmesin. Çocuklar ölmesin, abilerimiz ve ablalarımız ölmesin. Bir bomba patladı her yerden taşlar yağdı üzerimize. Savaş yapanları istemiyoruz. Evlerimiz yeniden yapılsın, evlerimizde oturalım. Sokaklarımız yapılsın biz yine oyun oynayalım" diye belirtti
(rt/gc)

