'Katliamı yapanlarla tacizciler aynı zihniyetten nemalanıyor'

09:01

Öykü Dilara Keskin/JINHA

İSTANBUL - Üniversitelerde yaşanan taciz olaylarına ilişkin taciz yönergesinin çıkartılması gerektiğini vurgulayan üniversiteli kadınlar, "Katliamları yapanlar ile üniversitelerde tacizci kültürü oluşturanlar aynı zihniyetten nemalanıyorlar. Ankara ve Suruç katliamlarını yapanlar bugün buraya gelip üniversitelileri tekme tokat dövülüyorlar" diyor.

Gençlerin kendilerini özgürce ifade etme yeri olan üniversitelerde polis baskısı ve taciz olayları yaşanıyor. Bu durumun örneği ise son olarak İstanbul Üniversitesi'nde yaşandı. Öğrencilerin eylem ve duyuru yapmak için okul içine astıkları afişler polisler tarafından sökülürken, sırf afiş astıkları için öğrenciler işkenceyle gözaltına alınıyor. Polisin saldırısının yanı sıra İÜ'de özel güvenlik ve Edebiyat Fakültesi'nde görev yapmakta olan Doç. Dr. Murat Ali Karavelioğlu, kadın öğrencileri taciz etti. Tacizcileri okulda ifşa eden kadınlar, özel güvenlik görevlisi Emrullah Beyaz'ı kadınların mücadeleleri sonucunda okuldan çıkartmıştı, şimdi ise Doç. Dr. Murat Ali Karavelioğlu da okuldan gitmesi için mücadele edecek. Kadın öğrenciler tacizcilerle polislerin aynı zihniyete sahip olduklarını belirterek, kadınların alanları özgürleştireceğini söylüyor.

Tacize karşı taciz yönergesi

Yaşanan durumlara ilişkin konuşan İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilgiler Bölümü öğrencisi Gülçin Polat, "Biz üniversitemizde hiçbir şekilde taciz olaylarına izin vermeyeceğimizi, tüm üniversiteli kadınlarla birlikte taciz olaylarına geçit vermeyeceğimizi gösterdik" diyerek, bir taciz yönergesi hazırladıklarını anlattı. Gülçin, "Taciz olayında üniversitelerde bir cezai işlem uygulanmıyorsa bunun sebebi bu taciz yönergesinin onaylanmış olmamasıdır, bunu bildiğimiz için bu yönergeyi rektörlükçe onaylanana kadar destekleyeceğiz" dedi.

'Bu ülke tacizcilerle aynı zihniyeti taşıyor'

Tacizcileri üniversitelerde göndermek için mücadele edeceklerini söyleyen Gülçin, "Bu tacizcileri koruyan özel güvenlik, dekan, rektörden oluşan bu koruyucu bileşenlerin kimin tarafında olduğunu biliyoruz" diye belirtti. "Bu ülkede erkek şiddeti sürekli olan bir gerçeklik ve ülke yöneticileri buna sessiz kalmakla yetinmiyor, aynı zihniyeti savunuyor ve taşıyor. Tüm bu olanlara erkek koruyuculuğu olarak değerlendirebiliriz" diye konuşan Gülçin, bu zihniyete karşı kadınların mücadele etmesini gerekliliğini vurguladı. Tacizcilerin üniversiteye has bir durum olmadığına dikkat çeken Gülçin, "Ülke genelinde olduğu gibi bütün üniversitelerde gerçekleşen durumlardır. Kadınlar olarak astığımız en küçük afişlere polisler saldırıyor. Bunu susturmak ve sindirmek için yaptıklarının farkındayız" ifadelerinde bulundu.

'AKP iktidar oldu eril zihniyet güç kazandı'

Özellikle seçimlerden sonra AKP'nin iktidar parti olarak çıkması eril zihniyete güç kazandırdığını söyleyen Gülçin, "Biz Beyazıt'ta senelerdir afiş asıyoruz, her yönde çalışmalarımızı yapıyoruz, bunların amacı sadece bu tutum ve duruşlarıyla bize geri adım attırmak ve bizi korkutmak. Bu şahıslar üniversitelerde astığımız mizah dergilerinin kapaklarına saldıran şahısların tacizci insanlardan farklı olmadığının bir göstergesidir. Üniversiteli kadınlar nasıl ki bu tacizcilere karşı geliyorsa afişlere saldıran polislere de karşı gelecektir" dedi.

'Alanları kadınlar olarak özgürleştireceğiz'

Üniversitelerin özerk bir alan olması gerektiğine vurgu yapan Gülçin, "Kadınlar kampüste, amfide, sokakta rahat rahat dolaşabilsin diye alanları olması gerektiği gibi özgürleştirmemiz gerekiyor. Bunun ilk adımı da bu tacizcileri teşhir etmek gerekiyor" şeklinde konuştu. Yaşanan taciz olaylarına karşı kadınların eril zihniyete karşı yükselen bir mücadelesi olduğunu söyleyen Gülçin, "Hiç bir üniversitenin herhangi bir alanında ve bileşeninde biz tacize izin vermiyoruz. Bu alanları da tüm üniversiteli kadınlar olarak özgürleştireceğiz. Elimizdeki taciz yönergesini rektörlüğe onaylatmayı hedefliyoruz. Üniversitelerdeki bu tacizleri Üniversiteli kadınlar olarak ortaya çıkarıp tek tek teşhir edeceğiz" diye belirtti.

'Tacizciler rektör ve dekan eliyle korundu'

İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencisi Hazal Algan ise, yaşanan taciz olaylarına karşı hazırladıklarını yönergeyi kabul ettirmek için mücadele edeceklerini belirterek, taciz olaylarının tüm kadınlar için büyük bir sorun olduğunu söyledi. "Son dönemlerde yaşadığımız bu süreçlerde tacizcilerin rektör eliyle dekan eliyle korunduklarına şahit olduk" diyen Hazal, özel güvenlik görevlisinin okul tarafından değil kadınların topladıkları imzalarıyla güvenlikçinin bağlı olduğu firmaya bildirmesinin ardından güvenlikçinin işine son verildiğini aktardı. Tacizci akademisyenin gelecek dönemin dekan adayı olara görüldüğünü söyleyen Hazal, "Daha önceden bu hocanın dilekçelerle bir çok kez aynı taciz olaylarıyla şikayet edildiği biliyoruz. Buna rağmen hiçbir cezai işlem uygulanmış değil. Bunun en büyük sebebi üniversitelerde bir taciz yönetmeliğinin olmaması" diyerek kadınların hazırladıkları yönergenin kabul edilmesi gerektiğine kabul edildiğine kadar mücadele edeceklerini vurguladı.

'Tacizcilerin barınmasına izin vermeyeceğiz'

Devletin milis güçlerinin her alanda saldırı halinde olduğunu söyleyen Hazal son olarak şunları kaydetti: "Üniversitelere yönelik saldırıların nedeni tehlikeli olarak görülmesidir. Katliamları yapanlar ile üniversitelerde tacizci kültürü oluşturanlar aynı zihniyetten nemalanıyorlar. Ankara ve Suruç katliamlarını yapanlar bugün buraya gelip üniversitelileri tekme tokat dövülüyorlar. AKP'nin artık saklamadığı baskıları ve susturma çabalarını boşa çıkarmak için mücadelemize devam edeceğiz. Burada herhangi bir tacizcinin barınmasına izin vermeyeceğiz."

(öç/zd/mg)