'Kör'lük argo yada utanılacak birşey değil

09:05

Medya Cebe / JINHA

WAN - Van Altı Nokta Körler Derneği 2006'dan bu yana kentte körlere eğitim vererek istihdam alanlarında yer edinmelerini sağlıyor. Dernek gönüllüsü Sema Bağış, kör kelimesini halkın kendi içinde argolaştırdığına dikkat çekerek, "Körlük ya da sakatlık durum tanımıdır. Belki de toplum 'kör' kelimesini yanlış yerde kullanıyordur" dedi.

Bedensel olarak dezavantajlı doğan ya da ilerleyen zamanlarda kaza sonucu bedensel işlev eksikliklerini "engel" olarak nitelendiren toplumun algısı Altı Nokta Körler Derneği sayesinde kırılıyor. 2006 yılında kurulan Van Altı Nokta Körler Derneği bugüne kadar çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Dernek gönüllüsü Sema Bağış,isminde yer alan 'altı nokta' ibaresinin körlerin kullandığı kabartma alfabesinde, her bir harfin altı noktadan oluştuğu bilgisini verdi. 'Kör' ibaresinin de normal bir tabir olduğunu kaydeden Sema, "Çünkü biz körüz. Kör kelimesi günlük yaşantıda argoda kullanılır. Ama bu aşağılayıcı bir şey değildir. Çünkü körlük ya da sakatlık durum tanımıdır aslında. Belki de toplum kör kelimesini yanlış yerde kullanıyordur" dedi.

'Birbirimize acımaktan vazgeçmeliyiz'

Kendilerinin kör kelimesini doğru yerde kullandığını ifade eden Sema, kör tabirinin argo kelimeler arasından çıkarılarak asıl anlamı ile anlamak gerektiğini söyledi. Derneklerinde kurs vermek ve haklarını tanıtmak için kişilere ulaşmaya çalıştıklarını ve bu yönlü büyük uğraşlar verdiklerini ifade eden Sema, "Hem vatandaş hem de dezavantajlı gruplar olarak körlerin haklarını bilmeleri çok önemli. Bunca yıl bir araya geldiğimizde haklar konusu üzerinde büyük sohbetlerimiz oldu. Körlerin istihdam alanlarını tespit ederek onları eğitmeye yönelik çalışmalarımız oldu. Birbirimize acıma psikolojisinden kurtulmamız gerekiyor. Körler kendilerine insan olarak neler yapabilirim, neler üretebilirim ve kendi başıma nasıl işe girebilirim sorusunu çok fazla soruyorlardı. Bu doğrultuda bizler için körlerin istihdam alanında nasıl yer edinebilecekleri konusu çok önemliydi ve çalışmalarımızı bu alanda yoğunlaştırdık" şeklinde konuştu.

'O sarı şeritler körler için yapıldı'

Van'da çalıştıkları için mutlu olduklarını söyleyen Sema, kurum ve kişilerin kendilerine olumlu tepkiler verdiklerini belirterek dezavantajlı gruplar içerisinde en çok destek alan gruplardan biri olduklarını kaydetti. Kurumlara yaptıkları öneri ve taleplerin dikkate alındığını ifade eden Sema, "Yıllardır sesli trafik lambaları konusunda bir talebimiz vardı ve sağ olsun belediyemiz talebimizi dikkate alarak sesli trafik ışıkları sistemi getirdi. Yollarda sarı kabartılı şeritler yapıldı. Çoğu insan o sarı şeritlerin neden orada olduğunu bilmiyor. Eğer bilmeyen varsa parantez içerisinde bunu da söyleyelim ki o sarı şeritler körler için yapıldı" diye belirtti.

'Kadınlar bir araya gelince zaten üretiyor'

Resmi kayıtlara göre Van genelinde 3 binin üzerinde görme engelli olduğunu belirten Sema, derneklerine 147 körün geldiğini fakat bunlardan yalnızca 16'sının kadın olduğuna dikkat çekti. Kadınlara ulaşmakta zorluk çektiklerini belirten Sema, "Maalesef kadınların genelde dışarı çıkmasına izin verilmiyor bir de bunun üzerine dezavantajlı bir gruptaysa hiç çıkma imkanı yok. O yüzden buradan kadınlara sesleniyoruz, bizler buradayız ve gelsinler haklarımızı konuşalım ve üretime ortak olalım. Kadınlar ve erkekler istedikleri alanlarda kurslar için gelip bizden talepte bulunsunlar. Bizler onlar istemeden ne vereceğimizi bilemeyiz. Onları üretime ortak olabilecekleri ve istihdam edilebilecekleri alanlar için yetiştirmek istiyoruz. Bu kapsamda kurumlar da engellilere katkıda bulunmak için ek bir bütçe oluşturabilir ve bizler bu bütçeler ile engelliler ile beraber farklı çalışmalar yürütebiliriz. En fazla da kadınlar ile bir araya gelmek gerek ki zaten kadınlar bir araya geldikleri zaman yeterince üretken olabiliyorlar. Gelmedikleri için bizler kadınların eksikliklerini çok fazla hissediyoruz. Bizler evlerine kadar giderek kadınları dışarıya çıkarmaya çalıştık fakat normalde bile dışarıya çıkması kısıtlanan kadınlar bu şekilde hiç çıkamıyor" şeklinde belirtti.

'Kimse mağdur olmayacak'

Sema son olarak Ocak ayında başlayacak kurslarının duyurusunu yaparak başta kadın körlere çağrıda bulunarak, "Kırk öğrenciye kurs vermeyi düşünüyoruz ve bunun için gelip bize başvuruda bulunmaları gerekiyor. Bizden ders alacak öğrencilerin en azından yüzde yirmisinin kadın olmasını istiyoruz. Kursa geldikleri zaman günlük harçlıklarını da alacaklar. Kimse mağdur olmayacak ve tanışmış ta olacağız" dedi. Bugüne kadar yedi kurs verdiklerini belirten Sema, kursların sonunda körlerin, kamu veya özel alanlarda meslek sahibi olduklarını söyledi. Körlere büro yönetimi ve bilgisayar kursları verdiklerini kaydeden Sema, "Bu kurs da 7 aylık bir bilgisayar kursu eğitimi olacak ve bir aylık da çağrı merkezi eğitimi vereceğiz. Kurslarımızı çeşitlendirmeyi amaçlıyoruz, fakat bunu yapabilmemiz için de kişilerin katılımı çok önemli bir etken. Bize gelen başvurular ve ihtiyaçlar doğrultusunda kurslarımızı seçiyoruz" ifadelerinde bulundu.

(dc/fk)