Aysel: Roboskî fotoğrafını unutmadık, unutturmayacağız
16:32
JINHA
ŞIRNEX – Roboskî Katliamı’nın ikinci yıldönümünde on binlerce kişinin katılımıyla Roboskî’de gerçekleştirilen anma etkinlikleri kapsamında yapılan mezarlık ziyaretleri ve Roboskî Derneği’nin açılışının ardından konuşanlardan Aysel Tuğluk, “Roboskî fotoğrafını unutmadık, unutturmayacağız. 3 bakanın çocukları içerde diye kıyametler kopuyor. Görevden almalar başlıyor. Roboskî Katliamı için neden bir kişi görevden alınmadı?” sözleriyle hala süren sessizliğe tepkisini dile getirirken, Selahattin Demirtaş ise, “Kimseden adalet beklentimiz yok. Biz Kürtler Kürdistan’ı kurduğumuzda Roboskî’nin de hesabı sorulacak” dedi.
Roboskî Katliamı’nın ikinci yılında Türkiye ve Bölge’nin birçok il ve ilçesinin yanında Federal Kürdistan Bölgesi’nden on binler Şırnak’ın Qileban (Uludere) ilçesine bağlı Roboskî Köyü’ne aktı. Sabah saatlerinde mezarlık ziyareti ile başlayan programın ardından yine onbinlerce kişi konuşmaların yapılacağı ve programın devam edeceği köy meydanına yürüdü. Burada ilk olarak Roboskî Derneği’nin açılışı gerçekleştirildi. BDP Eş Genel Başkanları Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş, HDP Eş Genel Başkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü ve Roboskîli kadınlar, siyah kurdele ile “Roboskî İçin Adalet Yeryüzü İçin Barış Roboskî Der” derneğin açılışı gerçekleştirdi. Açılışın ardından BDP, DTK ve HDP eş başkanları katliam fotoğraflarının bulunduğu sergiyi gezdi. Derneğin, ilerleyen zamanlarda müzeye dönüştürülmesi planlanıyor. Ayrıca program devam ederken etkinlikte bulunan Roboskîli kadınların ve diğer katılımcıların siyah giymesi, dağların eteklerine büyük harflerle “Roboskî” ve “Apo” yazılması dikkat çekti.
‘Olayın üstünü örtme çabaları bir yere varamayacak’
Açılışın ardından ilk olarak konuşan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Başkanı Lami Özgen, katliamın faillerinin hükümet yetkilileri ve başbakan olduğunu belirtti. Başbakan ve hükümet yetkililerinin olayın üzerini kapatmaya çalıştıklarını kaydeden Lami, katliamı örtme çabalarının bir yere varamayacağına dikkat çekti. Lami Özgen’den sonra konuşan İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ise konuşmasında, Roboskîlileri yalnız bırakmayacaklarını dile getirdi. Yakın bir zamanda suçluların yargılandığını görmeyi umduklarını ifade eden Ahmet, hükümet yetkililerine seslenerek, “Derhal askeri mahkemeleri kapatın ve sivil mahkemelerde yargılayın. Katiller ve failler ortaya çıkıncaya kadar biz bu talepleri dile getireceğiz” dedi.
‘Askeri askere emanet etmek adalet değildir’
Sonrasında konuşan Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürtçü, katliamın ikinci yılının da geride kalmasına rağmen faillerin hala ortada olmadığını dile getirdi. Başbakan Erdoğan’a seslenerek, “Katilleri saklama hepimiz görüyoruz. Halkın malına nasıl tenezzül edenler ortaya çıktıysa katillerde çıkacak bunları şimdiden görüyoruz” diyen Ertuğrul, katliamın suçlularının Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve Başbakan Tayyip Erdoğan olduğunu dile getirdi.
İki yıldır Roboskî halkıyla alay edildiğine vurgu yapan Ertuğrul, konuşmasında şunlara dikkat çekti:
“Kendi komutanının yargılanması için bir askere dosyayı emanet ediyorsunuz. Bu adalet değildir. Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nda bir buçuk yıl görev yaptık. Sadece söylenen şeyler bu operasyonun yapılması için hiçbir sebep yoktur. Bir gerilla komutanını yok etme umuduyla 34 insanı yok ettiler. Bu 34 köylü değil, 34 gerilla da olsa bunu yapamazsınız. Nasıl ki ‘namuslu’ savcılar çıkıp bu yolsuzluğu ortaya çıkardılarsa, Roboskî Katliamı’nın ortaya çıkması için de o ‘namuslu askeri’ bekliyoruz. Buradan Başbakan’a sesleniyoruz. Emri sen mi verdin? Katil sen misin? Teslim ol. Türkiye halkının kalbi Roboskî ile atıyor.”
‘Neden katliam için kimse görevden alınmadı?’
“Bir kez daha söz veriyoruz, onların anısına bağlı kalarak yaşayacağız” şeklinde konuşmasına başlayan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Aysel Tuğluk, “Roboskî, yüreğimizde derin bir acıdır. Bu katliam, 2 yıl geçmesine rağmen acılarımız dinmediği gibi artarak devam etmektedir” dedi. 34 insanın Kürt oldukları için katledildiğini dile getiren Aysel, olaya ilişkin “hataydı, kazaydı” gibi söylemlere kimsenin inanmadığının altını çizdi. Aysel, konuşmasında olayın bir insanlık suçu olduğunu yinelerken, “Dersim’de, Zilan’da ve Roboskî’nin katilleri aynıdır. Dersim, Zilan hesabını sorduğumuz gibi Roboskî’nin de hesabını soracağız” vurgusunu yaptım. Ayrıca Aysel, katliam ile birlikte ailelerin Türkiye’ye aidiyet duygularının da zayıfladığına dikkat çekti ve Roboskî Katliamı’nın “faşist zihniyet” tarafından gerçekleştirilen katliamların son halkası oluşturduğunu belirtti. Aysel, “Katliamın olduğu gün yılbaşı kutlamalarına devam ettiler. Kürt halkı derin bir acı çekerken birileri keyfine baktı. Bu fotoğrafı unutmadık unutturmayacağız. 3 bakanın çocukları içerde diye kıyametler kopuyor. Görevden almalar başlıyor. Roboskî Katliamı için neden bir kişi görevden alınmadı? Söz konusu Kürtler olunca adalet yok. Birileri ayakkabı kutularında parayla uğraşırken bizler 34 insanımızın parçalanmış bedenlerini katır sırtlarında taşımayla uğraşıyorduk. Sömürgeci sistemi yıkıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” açıklamalarında bulundu.
‘Başınıza gelenler, Roboskîli anaların bedduasıdır’
Barış ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise, “Kendine ‘Laik Cumhuriyet’ diyenler. İşte şu dağların ardında parçalanmışlardır” sözleriyle konuşmasına başladı. Roboskî’nin acısını her hissettiklerinde “Eğer Kürt’ün Kürdistan’ı olsaydı, 2 yıl önce bu acıyı yaşamayacaktık” dediklerini söyledi. Savcı, emniyet amirleri ve bakanların görevden alınma ve istifalarına da konuşmasında yer veren Selahattin, “Burunlarından fitil fitil gelen felaketi sanmasınlar ki Pensilvanya’daki hocanın bedduasıdır. Bu Roboskîli anaların bedduasıdır” dedi. Konuşmasının Selahattin, olaya ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Olay gecesi, genel kurmaydan birilerinin aldıkları istihbarata göre bir konvoyun olduğu ve arasında HPG komutanlarından Bahoz Erdal’ın da olabileceği fakat sivillerin de olduğu söyleniyor. Gece Tayyip Erdoğan’a bildiriliyor. ‘Bahoz Erdal’ı vuracağız ama siviller var’ deniliyor ve Erdoğan ‘vur’ emrini veriyor. İşte o yüzden bu olay açıklanmıyor. Başbakanın emriyle 34 çocuğumuzu, canımızı bizden alıyorlar, o yüzden dosyayı kapatmaya çalışıyorlar. 3 bakanın oğlunu trilyonlarla içeriye attılar. Sekiz bakan görev alındı. Roboskî Katliamı’nda tek bir onbaşı bile görevden alınmadı.”
‘Kürdistan kurulduğunda Roboskî’nin de hesabı sorulacak’
Savcılardan, hakimlerden, mahkemelerden adalet beklemediklerinin de altını çizen Selahattin, “Biz kendi ülkemizde özgür olacağız” dedi. Adaleti başka yerde aramayacaklarını ifade eden Selahattin, adaletin kendi ellerinde olduğunu belirterek, “Kürdistan” kurulduğunda Roboskî’nin de hesabının sorulacağına vurgu yaptı. İki yıldır emir verenlerin bombalayanların sorgulandığı haberleriyle oyalanmaya çalışıldıklarını kaydeden Selahattin, “…Ama asla bu dava kapanmaz. Her iki dünyada da burunlarında fitil fitil gelecek. Mezar başında Başkan Apo’nun mektubunda açıkça vardı. Bu bireysel bir acı değil toplumsal bir acı, bireysel bir katliam değil, toplumsal bir katliamdır. Roboskî’de bize yapılan hakaretin, ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Roboskîli annelerin ve Kürt kadınlarının bu dağlarda özgür dolaşması yakındır” ifadelerine yer verdi.
‘Sizden ne para istiyoruz, ne de adalet dileniyoruz’
Sonrasında ise aralarında Ayşe Gökkan’ın ve katledilen 34 kişinin yakınlarının da bulunduğu 36 vicdani retçinin isimleri okundu. Açıklamanın ardından, katledilen Erkan Encü’nün annesi Felek Encü konuştu. “Hem çocuklarımızı katlettiler, hem de bize kirli paralarıyla tazminat vermek istediler” diyen Felek, onlardan ne para istediklerine ne de adalet dilendiklerine işaret etti. Son olarak Gever’de 3 kişinin katledilmesi olayının yaşandığını hatırlatan Felek, “Gever’deki ailelerle omuz omuza vereceğiz. Bu katliamlar için mücadele edeceğiz” dedi. Felek, konuşmasında katliamın Kürt oldukları için gerçekleştirildiğinin altını çizdi.
Konuşmaların ardından Roboskî’ye gelen on binlerce kişiye ekmek ve helva dağıtıldı.
Öte yandan anma sırasında kalp krizi geçiren katliamda yaşamını yitirenlerin akrabası olan 42 yaşındaki Niran Encü Uludere Devlet Hastanesi'nde tedavi altında tutuluyor. Niran’ın durumu ciddiyetini koruyor.
(ekip/gk)

