'Bu acıyı yaşatanları unutmayacağız...'

10:09

Öykü Dilara Keskin/ JINHA

İSTANBUL - Abluka altındaki Nusaybin'de katledilen Selamet Yeşilmen'in 9 yaşındaki kızı Sevcan kör olma tehlikesiyle karşı karşıya. Hiçbir devlet hastanesine kabul edilmeyen Sevcan'ın özel hastanede Cuma günü ameliyat edileceğini belirten baba Abdurrahim Yeşilmen, " Ölene kadar da bu acıyı unutmam. Ölürsem mezara gömseler bu acıyı unuttun mu deseler unutmam" diyor.

Nusaybin'de 13 Kasım'da ilan edilen 'sokağa çıkma yasağı'na karşı halkın direnişi sürürken, özel harekâtçıların halka yönelik saldırılarında 7 kişi yaşamını yitirdi. Halen abluka altında olan kentte 15 Kasım'da evinin önünde vurulan Selamet Yeşilmen'in kızı 9 yaşındaki Sevcan Yeşilmen'de gözünden yaralandı. İstanbul'a sevk edilen Sevcan'ı hiçbir devlet hastanesi kabul etmedi. Özel bir hastanede tedavi altına alınan Sevcan'ın kör olmak riski hala yüksek.

Polis kurşunu ile katledilen eşini toprağa verdikten sonra yaralı kızını tedavi ettirmek için İstanbul'a gelen Abdurrahim Yeşilmen yaşananları şöyle anlattı: "Eşim kapıdan çıkınca bacaklarına ateş ediyorlar, Sevcan ve oğlum üstüne atlıyor. O ateş açılma sırasında Sevcan'ın gözüne parça geldi. Ameliyatı yapacaklarını fakat vücudunun kaldırmayacağını düşündükleri için ameliyatı durdurduklarını söylediler."

Sevcan'ın görme ihtimali konusunda doktorun net bir bilgi vermediğini durumun Cuma günü yapılacak ameliyatın ardından belli olacağını ifade eden Abdurahhim, "Ben Diyarbakır'dan gelir gelmez sevk edildiğimiz hastaneye gittim doktor Amerika gitti, asansör yok ameliyathane dolu diyerek almadılar bizi. Üniversite hastanesinden üniversite hastanesine sevk yapılamaz. Tekrar Diyarbakır'a gidin onlar bir yer söylesin dediler. Bu süreçte kızımın gözü şişti en sonunda özel hastaneye geldik" diyerek hastanelerde yaşanan ayrımcılığı anlattı.

Abdurahhim, "Devlet hastaneleri diyorlar ama almadılar bize doktorlarda bile vicdan kalmamış" dedi.

Kimse görmüyor mu orayı insanlar öldürülüyor'

Özel hastanenin ise ameliyat için 10 bin TL istediği söyleyen Abdurahhim, "Kızımın gözü için canımı veririm. Hastane masrafları gücümü aşarsa gidip yardım isteyeceğim. Ameliyat parası dışında ek masraflar var. Bir film bin 250 TL. Ama hastanede yatma bir buçuk bin, hastanede bir gün kalma ise bin 500 TL. Gelip baksınlar buraya baksınlar bu insanlar nasıl öldürülüyor. Benim eşim 6 aylık hamileydi. Bilmiyordum bile hamile olduğunu ben evde değildim gurbet de çalışıyordum" dedi.

Selamet'in havanın soğuk olduğu için odun almak için evin avlusuna çıktığını anlatan Abdurahhim, "Eşim evin bahçesindeydi, sokağa gitmiyordu. Salon kapısını açar açmaz vurdular. 9 yaşındaki kızım kendi canını hiçe saydı oğlumda aynı şekilde. Kimse görmüyor mu orayı Keskin nişancılar apartmanların üzerinde. Sokağa çıkmıyorsun ama evin kapısını açınca da milleti öldürüyorsun" diye sordu.

'İnşallah barış olur…'

"Ben kendi eşimi kaybettim 5 çocuğum eşimden emanet bana ben onlara hem annelik hem babalık yapacağım" diyen Abdurrahim sözlerine şöyle noktaladı: "Bir devlet nasıl kendi keskin nişancılarını apartmanların üstüne koyuyor milleti tarıyor. Ben hayatım boyunca böyle bir şey görmedim. Ölene kadar da bu acıyı unutmam. Ölürsem mezara gömseler bu acıyı unuttun mu deseler unutmam" dedi.

(fk)