Kadınlar eşit ve özgür bir dünya için yürüyor
15:48
JINHA
HABER MERKEZİ - 25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü akşamı düzenlenecek eyleme çağrı yapan Halkevci kadınlar, "1 Kasım'da iktidara gelen AKP'yi durma gücünün kadın dayanışmasıdır. Erkek devlet şiddetini durdurmak, barış içinde yaşamak, eşit ve özgür bir dünya için alanlardayız" dedi. Diyarbakır'da ise KESK'li kadınlar forum düzenledi. Urfa'da ise yüzlerce kadın İl Kadın Platformu öncülüğünde yürüyüş yaptı.
İSTANBUL
İstanbul'da Halkevci kadınlar, 25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle 25 Kasım akşamı düzenlenecek eyleme çağrı yapmak amacıyla Kadıköy'deki Khalkedon Meydanı'nda bir araya geldi. "Yaşam barış özgürlük için 25 Kasım'da erkek devlet şiddetine ses çıkar" pankartının açıldığı açıklamada " Kadın yaşam özgürlük", " Yaşasın kadın dayanışması" sloganları atıldı. Kadınlar adına açıklama yapan Hande Yanar, 25 Kasım'ın tarihçesine değinerek, direnen kadınların erkek ve devlet şiddetine 25 Kasım 1960'dan beri devam ettiğini söyledi. Devletin kadınları değil, aileyi koruduğunu kadın katillerinin cezaların indirime uğratıldığını ifade eden Hande, öz savunmada bulunan kadınların ise ağır cezalar aldığını hatırlatarak, kadınların haklarının erkek devletin tüm mekanizmaları tarafından gasp edildiğini kaydetti. Sarayın savaşından en çok kadın ve çocukların etkilendiğini söyleyen Hande, "Cizre'de, Silopi'de, Silvan'da, Sur'da, Nusaybin'de kadınlar ve çocuklar keskin nişancıların kurşunlarının hedefi olurken, insanlık dışı tüm uygulamalara meşruluk kazandırıldı. Cizre'de cesedi buzdolabında saklanan 10 yaşındaki Cemile, İstanbul'da polis tarafından katledilen Dilek Doğan, öldürüldükten sonra bedeni sergilenen Ekin Wan" dedi. Hande, "Bu uygulamalarla, kadınlara ve kız çocuklarına tecavüz eden, köle pazarlarında satan IŞİD ile AKP dayanışmasının sadece lojistik destekle sınırlı kalmadığını kadın düşmanlığı konusunda da iş birliği içerisinde olunduğu gösterildi" diye kaydetti.
AKP söylemleriyle kadınların hayatını belirlemeye çalıştığını ifade eden Hande, 25 Kasım Çarşamba günü saat 19.30'da Tünel'den Galatasaray Meydanı'na olacak eyleme çağrı yaptı.
DİYARBAKIR
KESK Diyarbakır Kadın Meclisi ise 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında Ninova AVM önünde forum düzenledi. "Erkek şiddetine hayır", "Katillerimiz aramızda", "Katledilen kadınlar isyanımızdır", "Yasta değil isyandayız", "Toplumsal şiddete hayır" dövizleri ve katledilen kadınların fotoğraflarını taşıyan kadınlar "Jin jiyan azadi", "Kadına yönelik şiddet ideolojiktir", "Yasta değil isyandayız", "Kadınlar savaş değil barış istiyor", "Kadınlar özgürleştikçe dünya özgürleşecek" sloganları attı.
.
KESK Kadın Meclisi üyesi Müyesser Gülcemal, her geçen gün kadın katliamların arttığını belirtti. Müyesser, "Erkek egemen devletçi zihniyetin kadının iradesine, fikrine, bedenine ve emeğine dönük saldırılara karşı öz yönetimin inşasında direnen yaşamını yitiren kadınların mücadelesini yükseltmek için her zaman alanlarda olacağız" dedi.
Fatma Yıdızhan ise "Kadına yönelik şiddeti durdurmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Kadın şiddetine hep beraber hayır diyelim erkek ve devlet şiddetine karşı durmalıyız. Eğer bugun şiddete duyarsız kalırsak yarın şiddet bizi bulacaktır. Şiddete karşı çıkan öz yönetimlerini ilan eden halkımıza da sahip çıkalım. Tüm kadınları 25 Kasım günü direnişlerini yükseltmeye çağırıyoruz" diye konuştu. Forum yapılan konuşmaların ardından 25 Kasım bildirilerinin dağıtılmasıyla son buldu.
URFA
Urfa İl Kadın Platformu öncülüğünde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü" etkinlikleri kapsamında "Erkek şiddeti ideolojiktir, meşru savunma haktır" şiarıyla yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe KJA, KESK, TMMOB, İHD, Urfa Ekoloji Meclisi, Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği üyeleri ve çok sayıda sivil toplum örgütünün yanı sıra yüzlerce kadın katıldı. Ali Şelli Parkı'nda toplanan kadınlar, Topçu Meydanı'na kadar "Jin jiyan azadî", "Selam selam İmralı'ya bin selam", "Ekin Wan onurumuzdur", "Baskılar bizi yıldıramaz", "İnadına isyan, inadına özgürlük" ve "Savaşa hayır barış hemen şimdi" sloganları ve "Erkek şiddeti ideolojiktir meşru savunma haktır" ve "Bağır herkes duysun, erkek devlet şiddeti son bulsun" yazılı pankartlarla yürüdü. Yürüyüşte üzerinde kadın özgürlük mücadelesinde verdikleri mücadele ile tarihe geçerek ölümsüzleşenlerin fotoğrafları da taşındı.
Polis yığınağının dikkat çektiği yürüyüşün ardından Topçu Meydanı'na varan kadınlar burada ilk olarak kadın özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulundu. KJA Aktivisti Bedriye Yorgun, hayatları üzerinde kurulan ablukayı dağıtmak ve kadın özgürlülüğüne olan inancı ve umudu büyütmek için alanlarda oldukları ifade etti. Kadın özgürlük mücadelesinde verdikleri mücadele ile ölümsüzleşen kadınları tek tek hatırlatan Bedriye, kirli savaş yöntemlerinin yeniden devreye konulduğu, katliamlar ile barış ve demokrasi taleplerinin bastırılmaya çalışıldığı, devlet eliyle yürütülen şiddet, baskı, tutuklama ve gözaltılar ile sindirme politikasının devam ettiğini söyledi. Bedriye, "Kürt sorunu bir silah meselesi olmadığı gibi kalıcı barışında silahın nereye ne zaman bırakılacağı ile ilgili teknik bir sorun değildir. Kürt sorunu bir halkın haklarının teslimi, eşitsizlik ve adaletsizliklerin giderilmesi, toplumun ve devletin demokratikleşmesi, yani toplumun özgürleşmesi meselesidir. Sayın Öcalan'ın ortaya koyduğu toplumsal barış ve müzakere taslağıyla ve en son olarak da üzerinde mutabakata varılarak hükümet ve HDP tarafından 28 Şubat'ta açıklanan başlıklardan birinin kadın sorunu olduğunu, 10 maddelik müzakere başlıklarıyla toplumun ve devletin demokratikleşmesi için yürütülmesi gereken tartışmanın yol haritasını sundu" diye kaydetti.
Bedriye, kadın cinayetlerinin politik olduğunu söyleyerek, kaynağının erkek egemen sistem olduğunu dile getirdi. "Biz kadınlar erkek-devlet şiddetinin son bulması için tüm kadınları isyana ve mücadeleye çağırıyoruz" diyen Bedriye şöyle devam etti: "Özgürlük sorunlarımızı, yaşamsal hak ve özgürlüklerimizi yasal ve anayasal ifadeleri sisteme eşit ve özgür katılım sorunlarımızı ve erkeğin en küçük iktidar birimi haline gelen aile sorunun mevcut sistemin eleştirmesi ve tartışmaya, değiştirmeye sonuç alıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."
Nusaybin'e çağrı
Yapılan açıklamanın ardından kadınlar "Jin jjiyan azadî" sloganları eşliğinde oturma eylemine geçti. Oturma eyleminde geçmişte katledilen çocuk ve kadınların hikayeleri anlatıldı. Katledilen çocuklara dair hikayeleri paylaşan 6 yaşındaki bir kız çocuğu herkesin dikkatini çekerken, anlatılan hikayelerin ardından etkinlik sona erdi. Ardından kadınlar 9 gündür devletin katliam ablukası altında olan Nusaybin ile dayanışmak için kadınları Nusaybin'e davet etti.
(ödk-tt/zd/fk)
