Gülser Yıldırım: AKP zihniyetine karşı direnerek kazanacağız

09:09

JINHA

MÊRDÎN - Nusaybin'deki ablukaya karşı açlık grevi başlatan HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Kürdistan bölgesinde yaşanan savaş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "AKP iktidarı Kürt halkına yönelik bir soykırım gerçekleştirmekte. Türkiye'yi tanımak isteyenler Kürdistan'a gelsin. AKP'nin bu katliamcı zihniyetine karşı bizler ancak direnerek kazanabiliriz" dedi.

Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Nusaybin'de direniş 11'inci gününde devam ederken, HDP Mardin milletvekilleri bölgede yaşanabilecek katliamların önüne geçebilmek ve yasakların kaldırılması için açlık grevi başlattı. İki gün önce yasağın kısa süreliğine kaldırıldığı Nusaybin'de KJA öncülüğünde yüzlerce yurttaşın katılımıyla yürüyüş düzenlendi. Dün ise Mardin ve ilçelerden toparlanarak Nusaybin yolu üzerinde bulunan Petrol İstasyonun önüne gelen yüzlerce yurttaşla birlikte Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, HDP Mardin Milletvekilleri Gülser Yıldırım, Ali Atalan, Erol Dora ve Mithat Sancar'ın katılımıyla ablukanın kırılması için Nusaybin kent merkezine yürüyüş düzenlenmek istendi. Polis ise kent merkezi girişinde yürüyüşün başlamasına izin vermeden kitleye biber gazı, tazyikli su ve plastik mermilerle sert bir şekilde müdahale gerçekleştirdi.
HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Kürdistan'da yaşanan sürecin AKP iktidarından bağımsız olmadığına dikkat çekerek, "Soykırım politikasının temeli AKP'nin iktidara gelmesiyle başladı. Sayın Öcalan'ın 2013 nevrozunda başlatmış olduğu süreçten bu yana gelen bir süreç söz konusu. DAİŞ taraftarı bir iktidar var. Onlar bunlar süreci çok sinsice yürüttü. Bu süreci tamamen Kürt halkının özgürlük mücadelesini tasfiye edecek bir şekilde yürüttüler. Süreci samimi olarak yürütecek olsaydı, hasta tutsaklar için bir yasa çıkarılırdı. Bununla bağlantılı Türkiye'yi demokratikleştirecek insanların evet diyeceği bir yasa çıkarmadı" dedi.

'AKP'nin niyeti Rojava Devriminde ortaya çıktı'

Rojava devriminde AKP'nin bütün niyetinin ortaya çıktığını ifade eden Gülser, "Her ne kadar AKP bu süreci samimi sürdürmemiş olsa da o zamana kadar halkta hala bir umut bir kırıntı vardı. Ama Rojava ile beraber ve DAİŞ'i açık bir şekilde desteklemesi, 'Biz Rojavada herhangi bir Kürt statüsünü kabul etmeyiz' söylemleri, kendi ülkesinde var olan bir halka karşı 'bedeli ne olursa olsun yaparım' demesi sonrasında DAİŞ'e sonuna kadar destek sundu. Biz bu süreçlere şahit olduk. Suruç köylerinde her gün halkımız sınırlardan uzaklaştırılmaya çalışıldı. 'Kobane düştü düşecek' açıklamalarında bulunuldu. DAİŞ çetelerinin Türkiye hastanelerinde tedavi görüntüleri yansıdı basına diye belirtti.

'Savaşın temeli Kobanê sürecinde atıldı'

Gülser, Kürt halkının AKP iktidarının DAİŞ'e destek verdiğini çok net gördüğünü söyleyerek, "Bunu diğer halklar da görmeli. Kürtler Rojava'da kendisi için kantonlar oluşturmadı. Orada yaşayan halklar için bunu gerçekleştirdi. Alternatif yarattı, var olan egemen iktidara karşı birlik olanların demokratik özerklikle bir arada yaşayabileceği bir model sunuldu ve AKP tamamıyla bunun üzerine düşmanca gitti. Bu yaklaşımlar barış sürecini baltaladı. DAİŞ'in zulmüne karşı Bakur'daki Kürtler akrabasına halkına sahip çıkıyordu, ama sen gelip gaz sıkıyorsun. Buna karşılık dünyanın diğer tarafında Türklere olan herhangi bir şeye ses çıkarıyorsun. Kürt düşmanlığı üzerinden bir politika yürütüldüğünü halk gördü. Bu savaşın temeli bugünlerden atıldı" şeklinde konuştu.

Devletin AKP'leştiğini Kürt düşmanlığının da bu devletin politikası haline geldiğini ifade eden Gülser, AKP'nin Kürt inkarı ve katliamı üzerinden kendi iktidarını kurduğunu söyledi. Kenan Evren döneminde bile hiçbir ilçede böyle şeyler yaşanmadığını ifade eden Gülser, "İlçede toplar atılıyor silahlar patliyor, abluka altına alınıyor. Dünyanın hiç bir yerinde halka bu yaşatılmamıştır. Kürt halkının kimliğine yönelik inkar da bir soykırımdır bir kimliğin bir dilin soykırımıdır ve burada aynı zamanda bir fiziki soykırım uygulanıyor" diye konuştu.

'Türkiye'yi tanımak Kürdistan'ı tanımaktır'

Gülser, Kürdistan bölgesinde faşizan, diktatöryal ve insanlık dışı uygulamalar olduğunu dile getirerek, "Hukuk ve kanun taşımayan bir uygulamayla karşı karşıyayız. Türkiye'nin gerçek yüzünü görmek isteyenler Kürdistan'a gelsinler. Kürdistan'da şuan sadece tank var top var akrep var, silah var. Şuan Türkiye'yi tanımak Kürdistan'ı tanımaktır" dedi.
Hendeklerin bahane edilerek saldırı yapılmasının hukuk dışı olduğunu söyleyen Gülser, "İnsanlar öz yönetim talebini dile getirdiğinde kesinlikle hendeksiz bir şekilde dile getirirken gözaltına alıp tutukladınız. Bu çözümsüzlük politikasının bir ürünüdür" şeklinde belirtti. Gülseren, "Geçen gün abluka bir süreliğine kaldırıldı ama mahallelere maalesef giremedik can güvenliğimiz olmadığı gerekçesiyle önümüzü kestiler, biz de onlara 'siz bizi bırakın bizim can güvenliğimizi siz engelliyorsunuz' dedik ama yinede izin vermediler. Orada ki amaç hendekleri kapatmak değil. Mahallelerdeki halk hendeklerin hedef olmadığını söylüyor. 'Polisler vurmak isterse hendekleri vurabilir ama amaçları o değil sivilleri hedef alıyorlar' diyorlar" diyerek halkın iradesinin kırılmaya çalışıldığını dile getirdi.

'Nusaybin açık cezaevidir'

Nusaybin kent merkezine yapılmak istenen yürüyüşe gerçekleştirilen saldırıya ilişkin konuşan Gülser, " Şuan Nusaybin açık bir cezaevidir. Biz bugün çevre ilçelerden Nusaybin'e sahip çıkmak amacıyla toplandık. Yollar kesilmiş olsa da bir şekilde buluştuk toplanıp geldik. Nusaybin'de ablukanın kırılması için yürümeye çalıştık. Seçilenler ve seçenlerin olduğu kitleyle toplandık. Kitlenin üzerine gazla, tazyikli su ile saldırdılar. Bütün bu haksızlık yetmiyormuş gibi, gözaltına alınanlara 'Türkün gücü' diyorlar. Türkün gücü bu mudur? Bu cahil insanların zorbaların diktatörlerin işidir. Irkçıların zihniyetidir. DAİŞ zihniyetidir. Türklük adına bu vicdansızlıkları yapıyorsun ve bununla övünüyorsun" şeklinde konuştu. Gülser, bu tür uygulamaların tarihe kara sayfa olarak düşeceğini söyleyerek, Kürt halkına saldırmanın kahramanlık olarak gösterildiğini ifade etti.

'AKP Türkiye toplumunda tekçi ulusçu algıyı yarattı'

Ulus-devlet mantığının kapitalizm bir ürünü olduğunu ve en çok Türk toplumunda karşılık bulduğunu belirten Gülser, "İdeolojik bir bakış açısı gösterildiğinde toplumda bunu iktidar tarafından alıp bilgisine yoğurursa iktidar dışına çıkmaz. Türkiye toplumunda tamamıyla tekçi ulusçu inkarcı ve Türklük adına 'bütün etrafımız düşmandır' gibi bir algı verildi. AKP hükümeti yaptı bu algıyı. Toplumda yeni yeni HDP'nin dili projesi Türkiye toplumlarına gidebiliyordu. İnsanların ölmediği süreçte Türkiye toplumu HDP'yi duyabildi" şeklinde konuştu.

'AKP zihniyetine karşı direnerek kazanacağız'

Kürdistan'da yaşananların Ankara'dan İstanbul'dan bakmakla anlaşılmayacağını söyleyen Gülser, "Halka yapılan zulmü buradan görsünler. Bu tamamen egemen sistemin kendine düşman belirleme ve yanına toplumu almasıdır. Toplum neyle bilgilenir. Medya ile bilgilenir ama Türkiye basınına baktığımızda hepsi AKP'nin medyası olmuş. Toplumu 24 saat yanlış bilgilerle şekillendiriyor. Cumhurbaşkanı sürekli toplumun kendi tarafında olmayan bir kesimini düşman olarak gösteriyor. Sivillere dönük katliam yaşanıyor ve birileri de bunu alkışlıyor. Böyle bir anlayıştan Türkiye toplumunun Kürdistan'da yaşananlara caydırıcı noktada ses vermesini beklemek inandırıcı olmaz" diye kaydetti.
Gülser, demokrasiden özgürlükten yana olan kesimlerin bu uygulamalara sessiz kalmadığını görebildiklerini ifade ederek "Ama toplumun diğer kesimlerinin de vicdanen tüm bu olayları görseler bilseler, onlarında tepki göstereceğine inanıyorum. Bu güçleri harekete geçirmek HDP olarak bizim de sorumluluğumuz" diye belirtti. Gülser son olarak, "AKP'nin savaş politikalarına ve zihniyetine karşı direnerek cevap vereceğiz ancak böyle kazanırız" dedi.

(dk/gc)