KCK: Şiddete karşı alanlara çıkalım mücadeleyi yükseltelim
12:34
JINHA
BEHDİNAN - 25 Kasım nedeniyle yazılı açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, "Kadına uygulanan şiddete karşı çıkmak; Farqin'de, Nusaybin'de, Cizre'de, Gewer'de, Şırnak'ta, Amed'te, Silopi'de ve Kürdistan'ın her yerinde devletin uyguladığı şiddete karşı çıkmaktır. Bu temelde kadına yönelik şiddete ve devletin Kürdistan'da halka uyguladığı şiddete karşı alanlara çıkarak mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz" dedi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 25 Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle ANF'ye yazılı bir açıklamada bulundu. Kadına şiddetin tüm insanlığa yönelik bir saldırı olduğu belirtilen açıklamada, "Kadına yönelik şiddetin başladığı günden bugüne insanların başı beladan kurtulmamıştır. Kadına uygulanan her şiddet, topluma ağır bir cezalandırma olarak dönmüştür. Bugün insanlık ne acı çekiyorsa, bunu kadına uygulanan şiddettin cezası olarak çekmektedir. Tüm toplum ve insanlık bilmelidir ki, ilk toplumsal sorun, kadın üzerindeki egemenlik ve eşitsizlikle başlamış, bu baskı bugüne kadar sürekli büyüyerek insanlığı sorunların içinde boğulacak hale getirmiştir" diye belirtildi.
'Şiddete karşı mücadele en büyük barış mücadelesidir'
İlk büyük günah ve suçun kadın üzerindeki şiddetle başladığı kaydedilen açıklamada, "Kadın üzerindeki şiddetin yarattığı zihniyet tarih boyunca sorunlara yol açmış, insanlık o günden bugüne acılar çekmekten kurtulamamıştır. Bugün Ortadoğu'daki üçüncü dünya savaşının da, kaosun da, insanların acı çekmeleri de; bugün Kürdistan üzerindeki devlet terörü de, IŞİD'in insanlık dışı cinayetlerini yaratan da kadın üzerinde uygulanan şiddettin yarattığı zihniyet, kültür ve anlayıştır. Kadın üzerindeki eşitsizlik, baskı ve şiddet kalkmadıkça insanlık savaşlardan, zulümden, sömürüden ve baskıdan kurtulamayacaktır. Bu açıdan kadına yönelik şiddete karşı mücadele en başta da insanlığa acılar yaşatan savaşları sonlandırma mücadelesidir; en büyük barış mücadelesidir" sözlerine yer verildi.
'Kadına şiddete karşı çıkmak zulme ve şiddete karşı çıkmaktır'
Kadına uygulanan şiddete karşı çıkmanın insanlığa yönelik tüm zulüm ve şiddete karşı çıkmak anlamına geldiği dile getirilen açıklamada şunlar belirtildi: "Kadına yönelik şiddet, insanlığın kendine yönelttiği şiddettir. Bu açıdan erkeğin, erkekliğin kadına uyguladığı her şiddet insanlığa yöneltilmiş bir şiddettir. Kadın şahsında insanlığa ve topluma şiddet uygulanmaktadır. Kadın şahsında vicdana ve ahlaka saldırı yapılmaktadır. Kadına şiddet uygulamak, insanlığa ve topluma karşı suç işlemektir. İnsanlığa ve topluma karşı en büyük günaha girmektir. Başta erkekler olmak üzere tüm insanlık kadına uygulanan şiddetin kendilerine uygulandığını görmeden insanlığın toplumsal sorunlardan kurtulması mümkün değildir. Kadına şiddete karşı çıkmayan, hiçbir insanın ve toplumun yaşadığı sorunlardan şikayet etmeye hakkı yoktur. Toplumsal sorunlara çözümün anahtarı en başta da kadına uygulanan şiddete karşı çıkmakla olur. Kadına uygulanan şiddete karşı çıkmak, toplumsal sorunları çözmede en büyük adımı atmaktır. Bu açıdan toplumsal sorunları çözmek isteyenler, toplumsal barış isteyenler, insani ve toplumsal değerler temelinde barış içinde yaşamak isteyenler en başta da yanı başlarından başlamak üzere kadına uygulanan şiddete karşı çıkmalı ve mücadele etmelidirler. Çünkü kadına şiddete karşı çıkmadan her zaman toplum olarak cezalar çekilecek ve acılar yaşanacaktır. Acılarımızı durdurmanın yolu, kadına uygulanan şiddete karşı çıkmaktan geçmektedir."
'Her birey kadına uygulanan şiddetten kendini sorumlu görmeli'
"Kadına yönelik şiddete karşı çıkmaya en fazla ihtiyacı olan erkeklerdir" denilen açıklamada, erkeklerin tarih boyu kadınlara uyguladığı şiddet nedeniyle tüm erkeklerin suç ortağı olduğu ve günaha bulaştığı kaydedildi. Açıklama şu sözlerle devam etti: "Şiddeti yaratan, her erkekte var olan toplumsal cinsiyet şekillenmesidir. Dolayısıyla kadınlara kalkan her el tüm erkeklerin elidir. Tüm erkeklerde var olan toplumsal cinsiyet karakteri kadına şiddet uygulamaktadır. Bu açıdan başta erkekler olmak üzere toplumun her bireyi kadına uygulanan şiddetten kendini sorumlu görmelidir. Bu ağır, kirli, pis yükten kurtulmak isteniyorsa o zaman herkes kadına yönelik şiddete karşı mücadele etmelidir. Başta erkekler olmak üzere tüm toplum bu şiddetten kendini sorumlu görmeden, bu şiddettin ortadan kaldırılması ve savaşlara yol açan zihniyetten kurtularak barış ve huzur içinde yaşanılması mümkün değildir."
'En büyük devrimcilik kadına şiddete karşı çıkmakla gösterilir'
En büyük devrimciliğin, en büyük demokratlığın, en büyük yurtseverliğin, en büyük insanlığın, kadına uygulanan şiddete karşı çıkmakla gösterilebileceği ifade edilen açıklamada, vicdanlı, ahlaklı, namuslu, onurlu insan olmanın kadına yönelik şiddete karşı çıkmakla olunduğu belirtildi. Kadına uygulanan şiddetin sadece fiziki şiddet olmadığına dikkat çekilen açıklamada, "Yaşamın her anında kadınlara karşı kullanılan dil, üslup, bakış, gösterilen yaklaşım kadına şiddet içermektedir. Bu açıdan en başta da her gün, her saat kendi içimizdeki erkek şiddetine karşı mücadele vermeliyiz" sözlerine yer verildi.
Açıklamanın sonunda şunlar belirtildi:
"Önder Apo, kadınlarla doğru arkadaş ve yoldaş olamayanların doğru insan, doğru yurtsever, doğru demokrat, doğru devrimci olamayacağını vurgulamıştır. Bu açıdan tüm Kürt halkını başta yanımızda, evimizde, mahallemizde, şehrimizde olmak üzere kadına yönelik şiddete karşı durmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz. Kadına uygulanan şiddete karşı çıkmak; Farqin'de, Nusaybin'de, Cizre'de, Gewer'de, Şırnak'ta, Amed'te, Silopi'de ve Kürdistan'ın her yerinde devletin uyguladığı şiddete karşı çıkmaktır. Bu temelde kadına yönelik şiddete ve devletin Kürdistan'da halka uyguladığı şiddete karşı alanlara çıkarak mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz. Türkiye'nin tüm halklarını, topluluklarını, demokratlarını, devrimcilerini ve sosyalistlerini de kadına uygulanan şiddete karşı çıkmayı bir ahlaki ve vicdani ilke olarak görmeye; bu temelde kadına yönelik şiddete karşı mücadeleyle Türk devletinin zulmüne karşı mücadeleyi birleştirerek Türkiye'de erkek egemen zihniyete karşı Türkiye'yi demokratikleştirip özgürleştirme hamlesini yükseltmeye çağırıyoruz."
(mg)
