Eğitim Sen: 24 Kasım'ı öğretmenler günü olarak kabul etmiyoruz
16:52
JINHA
ANKARA - Eğitim-Sen Genel Merkezi, öğretmenlerin çalışma koşulları ve sorunlarını aktararak, 12 Eylül sonrasında ilan edilen 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü de kabul etmediklerini belirtti.
Ankara Eğitim Sen Genel Merkezi'nde yapılan "Öğretmenlerin Çalışma Koşulları ve Sorunlarına Bakış Araştırması" basınla paylaşıldı. Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca tarafından yapılan açıklamada 9-10 Kasım 2015 tarihlerinde Türkiye çapında 7 bölge ve 40 ilde tüm okul türleri ve branşlardan 4 bin 952 öğretmenin araştırmaya katıldığı ve görüşlerinin paylaşıldığına değinildi. Araştırmaya katılanların yüzde 53'nün kadın olduğu araştırmada öğretmenlerin kendi mesleklerini yaparken mutlu ve huzurlu hissetmediklerine, kadınlara mobing uygulandığına ve öğretmenlerin ülke ve eğitim geleceği hakkında umutlu olmadıklarına dikkat çekilerek, Eğitim Sen olarak talepler sıralandı.
'24 Kasım'ı kabul etmek 12 Eylül rejimini kabul etmektir'
24 Kasım Öğretmenler Günü'nün 12 Eylül cuntasının bir ürünü olduğuna dikkat çekilen açıklamada, 12 Eylül zihniyetinin ve günümüzdeki temsilcilerinin nasıl bir öğretmen istediğinin simgesi olduğuna vurgu yapıldı. Eğitim Sen'in 24 Kasım'ı öğretmenler günü olarak kabul edilmediğinin dile getirildiği açıklamada, "12 Eylül rejimini, uygulamalarını ve düşüncesini benimsemek, TÖB-DER'in kapatılmasını ve binlerce öğretmenin mağdur edilmesini onaylamak, 12 Eylül ve AKP zihniyetinin yaratmak istediği 'itaatkâr öğretmen' profilini kabul etmek anlamına gelmektedir" denildi.
'Öğretmenler mesleklerini yapmaktan mutlu değiller'
Başta sınıf öğretmenleri olmak üzere 26 farklı branştan öğretmeni kapsayan araştırmanın yüzde 53'ünü kadınlar oluşturuyor. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 42'si mesleklerini yaparken kendilerini mutlu ve huzurlu hissetmediklerini ifade ederken kadın öğretmenlerin birçoğu mobing uygulandığına dikkat çekiyor. Araştırmada MEB'in siyasallaşmış yönetim kadrolarının mesleki deneyimi daha az olan öğretmenlere yönelik baskı ve yönlendirme yaptıklarına ulaşılırken öğretmenlerin yüzde 74.5'i çalışma koşullarının kötüye gittiğini vurgulayarak yüzde 90.6'sı eğitimin dinselleştiğini ve gericileştiğini, siyasi kadrolaşmaların olduğunu, iş güvencelerinin ve kazanılmış haklarının tehdit altında olduğunu ve şiddet ve baskının olduğu bir ülkede geleceğe güvenle bakamadıklarına vurgu yapıldı.
'Sonuç alıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz'
"Eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır yaşadığı sorunlar karşısında sesini yükseltmesi, alanlara çıkarak sorunlarına çözüm araması, siyasi iktidarı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nı fazlasıyla rahatsız ettiğinin farkındayız. Kendisine muhalif her sesi, her düşünceyi bastırmak isteyenlerin, Türkiye'nin çeşitli illerinde sendikamıza ve üyelerimize yönelik idari ve siyasi baskılarını arttırması bizler için tesadüf değildir. Siyasi iktidarın eğitimin ve ülkenin geleceğini olumsuz etkileyecek her türlü müdahalesine karşı, yıllardır savunduğumuz taleplerimizi dillendirmeye ve sonuç alıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğimiz bilinmelidir" denilen açıklamada talepler şöyle sıraladı:
"* Öğretmenler günü olarak 12 Eylül ürünü olan 24 Kasım değil, Dünya Öğretmenler Günü olan 5 Ekim tarihi esas alınmalı, öğretmenlere hak ettiği değer verilmelidir.
* Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, eğitim emekçilerinin bugüne kadar yaşadığı ekonomik mağduriyetler giderilmeli, son 13 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmalıdır.
* Ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, vergi dilimi uygulaması sabitlenerek ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmelidir. Ek ders ücretleri günün şartlarına uygun bir şekilde yeniden düzenlenmeli ve en az iki kat arttırılmalıdır.
* Eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere yapılan eğitim-öğretime hazırlık ödeneği, her dönem başında olmak üzere yılda iki kez olmalı ve bütün eğitim ve bilim emekçilerinin yararlanması sağlanmalıdır.
* Eğitimde esnek, kuralsız ve angarya çalışma uygulamalarına son verilmeli, performans değerlendirme ve iş güvencemizi hedef alan girişimlerden tamamen vazgeçilmelidir.
* Hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ödenmelidir.
* Kamu emekçilerinin grevli toplu sözleşme hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, gerçek bir toplusözleşme düzenin yaratılması sağlanmalıdır."
(de/mg)
