Ankara'da Dem-Genç öncülüğünde ‘özyönetim’ paneli

17:12

JINHA

ANKARA - Dem- Genç’in öncülüğünde gerçekleşen “Özyönetim” panelinde konuşan Demokratik Bölgeler Partisi Meclis Üyesi Demir Çelik, “Atalarımız iki milyon yıl önce sistemin öcü gibi korktuğu özyönetimle kendini idare etmiştir. Hiyerarşi tahakküm olmadan baskı aygıtları olmadan anacıl toplumu ve pratik ekolojik toplumu oluşturmuşlardır “ diyerek anacıl toplumun temellerinin, fiziki özelliklerini bir üstünlüğe ya da fırsata dönüştüren eril ya da erkek egemen sistemin kadını sömürmesi ile başladığına dikkat çekti.

Ankara Üniversite’si Cebeci kampusun de Demokratik Bölgeler Partisi Parti Meclisi Üyesi Demir Çelik ve Sağlık Emekçileri Sendikası’ndan Fikret Ata’nın katılımıyla ‘Özyönetim’ paneli gerçekleştirildi. Dekanlığın daha önceden izin verdiği panele Rektörlüğün ‘yasal değil’ diye diretmesinden dolayı panel İletişim Fakültesi’nin bahçesinde gerçekleştirildi. Kampusun girişine “Bıjı Berxwedana Xweseri” yazılı pankartın asılmasıyla, çevik kuvvet ve gözaltı araçları panel boyunca müdahale etmek için okulun kapısında bekledi.

‘Erkek egemen sistem kadının sömürüsüyle başladı’

Okul yönetiminin müdahalesine ve polis tacizine rağmen gerçekleşen panelde konuşan Demir Çelik, konuşmasına Cizre, Nusaybin, Yüksekova, Silvan, Ankara ve Paris’te gerçekleşen katliamlarda yaşamını yitirenleri anarak başladı. Demir, “Atalarımız iki milyon yıl önce sistemin öcü gibi korktuğu özyönetimle kendini idare etmiştir. Hiyerarşi tahakküm olmadan baskı aygıtları olmadan anacıl toplumun pratik ekolojik toplumu olmuşlardır. Erk yok güç yok yönetim yok. Yöneten yok yönetilen yok. Herkes eşit haklara sahip söz yetki karar meclislerde değil kominlerde yani kominilitenin yaşam alanlarındaydı. Anacıl toplumun temellerinin sarsılması, fiziki özelliklerini bir üstünlüğe ya da fırsata dönüştüren eril ya da erkek egemen sistemin kadını sömürmesi ile başladı ” ifadelerini kullandı.

‘Sömürgeci sistem ile toplum ruhunu kaybetti’

İlk sömürgeci sistem ile toplumun ruhunu kaybettiğini söyleyen Demir, “Erkek egemen sistem kadını sömürgeleştirmiştir. Kadınla başlayan sömürgeci sistem beraberinde erk ve gücü elinde bulunduran toplumu tahakküm altına almaya devam eden bir serüven haline gelmiştir” diye belirtti. Demir, 6 milyon yıllık bir geçmişe dayanan Sümer Rahip Devletlerinin o günden bugüne devlet denilen iktidar odağını her gün toplumun özgürlüklerine adalet arayışını bastıran, yok sayan, katliam uygulayan kurgulamalarla karşı karşıya getirdiğine dikkat çekti.

‘Ankara küçülmeli, sorumluluğunu yerellere bırakmalı’

Ülke yönetiminin sadece Ankara’nın inisiyatifine bırakılamayacağını belirten Demir, “Ankara küçülmeli sorumluluklarını yerellere bırakmalı. Ankara’dan 78 milyon insan yönetilemez. Hizmetin odağında hiyerarşik kapitalizm değil birey olmalı. Devlet asli işi olan savunma ve maliye işinin dışında geri kalan kararları halka bırakmalı” dedi. Ulus- üniter devletin her şeyi merkezileştirdiğini söyleyen Demir, bu sistemin halklara ve inançlara tekçiliği dayattığını dile getirdi.

Toplumun yeniden inşa sürecinde sağlığı nasıl ele almalıyız

Özyönetimlerin sağlık boyutunu anlatan Fikret ise konuşmasına “ Kadın özgürlük perspektifinin bileşenlerinden olan feminist harekete dikkat edelim. En temel sloganı nedir? Bedenime dokunma. Bu beden bana aittir” diye başladı. Fikret, konuşmasına şöyle devam etti: “Sağlık tam da bu başlığın temeli olarak gelişiyor. Toplumun yeniden inşa sürecinde sağlığı nasıl ele almalıyız. Bir kişinin bedenine yabancılaşmasını tartıştığımızda başka şeyleri ele almamız mümkün değil. Kim bedenine yabancılaşmışsa kendi kendini tanımama noktasına gelmişse toplumu ve doğayı tanıyamaz.”

(he-de/dc)