'Cezaevlerinde hak ihlalleri en üst seviyeye ulaştı'
09:01
Tekoşin Tekin/JINHA
AMED - Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini ve hasta tutukluların durumunu değerlendiren Diyar TUHAD-DER Eş Başkanı Leyla Ayaz, bölgede yaşanan katliamlar ile birlikte Türkiye cezaevlerinde hak ihlallerinin de en üst seviyeye ulaştığını söyledi.
Cezaevlerinde hak ihlallerinin ve baskıların arttığını belirten Diyar TUHAD-DER Eş Başkanı Leyla Ayaz, 7 Haziran'dan sonra devreye konulan savaş politikaları sonucu sokakta yaşanan katliamlar ile birlikte cezaevlerinde de hak ihlallerinin en üst seviyeye ulaştığını söyledi. Leyla, "Türkiye'nin uluslararası sözleşmelere imza atan demokrasiden bahseden bir ülke olduğuna söylüyor, ama bugün baktığımızda kendi hukukunu ayaklar altına alıyor" dedi.
'Cezaevlerinde en çok yaşanan hak ihlallerinin sürgünlerdir'
Cezaevlerinde en çok yaşanan hak ihlalinin sürgün olduğunu belirten Leyla, "Kürdistan bölgesinden Türkiye metropollerine sürgünler oluyor. Sürgün sevkleri sırasında cezaevinden bir diğer cezaevine giderken tutsakların ihtiyaçları karşılanmıyor" dedi. Tutsakların geldiği cezaevinde de çıplak aramaya ve fiziksel işkenceye maruz kaldıklarını ifade eden Leyla, "Tutsaklar cezaevlerinde gardiyan ve askerlerin keyfi muamelesine maruz kalıyorlar. Bazen bu fiziksel tacize kadar da gidiyor. Son süreçlerde yapılan gözaltlılarda ise gözaltı süreleri boyunca işkenceler uygulanıyor. Yapılan işkencelerin ardından da hiçbir tedavi yapılmıyor yaralı halleriyle cezaevlerine gönderiliyorlar" dedi.
'Cezaevlerinde hakların tamamı engelleniyor'
Cezaevlerinin tutsakları siyasal ve sosyal kimliklerinden soyutlaştırarak itaatkâr, boyun eğen tek tip insanlar haline getirmeyi amaçladığını söyleyen Leyla, ''Cezaevlerinde hakların tamamı engelleniyor, keyfiyet hakimdir. Ancak burada unutulmaması gereken, alıkonulan kişilerin, vücut sağlığı ve beden bütünlüğünden sorumlu olan devletin, bu hakların kullanılabilmesini sağlamakla da yükümlü olduğudur. Hak ihlallerine uğrayan tutsaklarımızın adına avukatlarımız ve tutsak aileleriyle beraber hak ihlallerinde adı geçen askerler ve gardiyanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Yaptığımız hiçbir suç duyurusunda henüz bir sonuç alamadık. Suç duyurularının birçoğu geri çevriliyor zaten. Fakat biz daha fazla kamuoyu yaratmaya devam edeceğiz. Hem hak ihlalleriyle ilgili hem de hasta tutsaklar ile ilgili" şeklinde ifade etti.
'Disiplin cezaları ağır şekilde uygulanıyor'
Disiplin cezalarının ağır şekilde uygulanabildiğini belirten Leyla, hükümlülerin sürgün edilebildiğini, ağır hasta hükümlülerin gerekli tedaviye ulaşamadığı ve tahliye edilmediğini, şikayet hakkının karşılık bulmadığını vurguladı. Leyla, tutsakların hasta oldukları ve gerekli sağlık hizmetini alamadıkları için cezaevlerinde yaşamını yitirdiğini ifade ederek, "Cezaevlerinde ölüm sınırında olan hasta tutukluların durumu daha da ağırlaşmakta ve tedavileri yapılmadan ölüme terk edilmişlerdir. 20 tanesi ölüm sınırında. Doktorların 'cezaevlerinde kalamaz' raporlarına rağmen, Adli Tıp kurumları 'cezaevinde kalabilir' raporu verdikleri için hastalar tahliye edilmiyor. Hasta tutsaklar hiçbir şekilde cezaevlerinde ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Herkes bilsin ki tutsaklarımız onurumuzdur. Bu bilinçle tutsaklarımızı sahiplenelim" diye konuştu.
(gc)

