Kadınlardan, Sebahat Tuncel için mücadeleye çağrı
10:34
JINHA
ANKARA – BDP Kadın Meclisleri,Yargıtay'ın Sebahat Tuncel hakkında verdiği kararın "hukuki değil, tehdit siyasetinin bir parçası olduğunu" vurgulayarak barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren tüm kesimlere, bu siyasi ve antidemokratik karara karşı mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı.
Halkın Demokrasi Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel hakkında PKK üyesi olduğu gerekçesiyle 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Yurtdışına çıkış yasağının verildiği halkın seçilmişi olan Sebahat, mahkeme tarafından verilen hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması durumunda milletvekilliği düşürülecek. Barış ve Demokrasi Partisi Kadın Meclisi, Sebahat’a ilişkin açılan davayı kınayan yazılı açıklamada bulundu. Kadınların açıklamasında, “Bunca seçilmişin cezaevlerinde siyasi rehine olarak tutulması, siyasetin ve hukukun kara lekesi olmaya devam ederken, bu rehinelere yenilerinin eklenmek istenmesi, mevcut hukuk sisteminin demokratikleşme önündeki temel engellerden biri olduğunu bir kez daha göstermiştir" denildi.
İktidarın yargıyı hukuksuzluklarına alet ettiğine dikkat çekilen açıklamada, Yargı kurumlarının meşruluğunu yitirmiş olmanın faturasını halklara ve demokratik siyasetin temsilcilerine kesme telaşında olduğuna vurgu yapıldı. Seçilmişlerin cezaevlerinde siyasi rehine olarak tutulması, siyasetin ve hukukun kara lekesi olmaya devam ettiği belirtilen açıklamada, "Bu rehinelere yenilerinin eklenmek istenmesi, mevcut hukuk sisteminin demokratikleşme önündeki temel engellerden biri olduğunu bir kez daha göstermiştir" ifadelerine yer verildi.
‘Türkiye’de hukukun meşruluğunu sorgulanmalı’
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin Sebahat’a ilişkin verilen cezanın onaması durumunda, Türkiye’de hukukun meşruluğunu sorgulanır hale getirdiğine işaret edilen açıklamada, "Özellikle son süreçte muktedirlerin hesaplaşma ve savaş alanı haline gelen yargı kurumu, verdiği bu kararla adalet ilkesinden ne kadar uzaklaşılabileceğini gözler önüne sermiştir. Roboski katliamının yıldönümünde verilen bu karar, Kürtlere ve demokratik siyasette ısrarcı tüm kesimlere siyasi bir mesaj niteliğindedir" ifadeleri kaydedildi.
‘Türkiye cezaevleri suçluların değil, siyasi rehinelerin yeridir’
Açıklamada ayrıca katliamlarla adı anılan Mehmet Ağar’ın serbest bırakılmasına işaret edilerek, buna karşın onurlu, demokratik mücadele ve siyasetin simgesi haline gelmiş, Sebahat’in ise ağır cezaya mahkûm edilmesinin tesadüf olmadığına dikkat çekildi. Sebahat’a verilen cezanın, Türkiye’deki cezaevlerinin suçlular için değil, demokratik siyaset yapanlar için siyasi tutsaklık mekânları olarak kullanıldığının göstergesi olduğu belirtilirken, "Bu gün Türkiye cezaevleri siyasi rehinelerin doldurulduğu çağdışı kurumlar haline gelmiştir" ifadelerinde bulunuldu. "Bu kurumlar ve yargı kararları demokratik siyaset taraflarına karşı sürekli bir tehdit unsuru olarak kullanılmaktadır" denilen açıklamada, Yargıtay’ın Sebahat’in cezasını onamasının hukuki bir karar olmadığını,bu tehdit'in siyasetinin bir parçası olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca Meclis’in , Sebahat şahsında, Kürtlerin, emekçilerin, Alevilerin, farklı cinsel kimliklerin, tüm ezilen kesimlerin ve özellikle de kadınların muhalefetini ve özgürlük mücadelesini bastırma siyaseti olduğu belirtildi.
Barış ve Demokrasi Partisi kadın Meclisleri’nin sürekli hukuksuzluk üreten ve varlığı yokluğundan daha tartışmalı hale gelen hukuk kurumlarının verdiği bu siyasi ve antidemokratik kararı tanımadıklarının altı çizilen açıklamada, "Mevcut hukuk sisteminde nasıl ki hukuk yok hükmündeyse, bu kurumların verdiği kararlar da bizim için yok hükmündedir" vurgusu yapıldı. "Bu tür kararlar mücadelemizi engelleyemeyecektir" denilen Açıklama da, Sebahat Tuncel'in halkların ve kadınların özgürlük mücadelesinin önemli bir üyesi olmaya devam edecektir. Barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren tüm kesimlere, bu siyasi ve antidemokratik karara karşı mücadelemizi yükseltme çağrısı yapıyoruz" denildi.
(sg/ zd)

