KÖM: Tüm kadınları 25 Kasım'da meydanlara çağırıyoruz
09:46
JINHA
HABER MERKEZİ - Kadın Özgürlük Meclisi (KÖM), kadınların erkek-devlet şiddetine direnerek kendi yaşamlarını savunduğunu belirterek, "25 Kasım'da kadınları direnişi örgütlemek için sokaklara, meydanlara çağırıyoruz" dedi.
KÖM, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla açıklama yaptı. "Erkek-devlet şiddetine rıza göstermiyoruz" denilen açıklamada, kadınların erkekler karşısında eşitsiz olarak yaşamaya, baskıya, şiddete direndikleri vurgulandı. Kadınların evlere kapatılmaya, siyasetten dışlanmaya, erkeklerin ve devletin çizdiği sınırlara hapsedilmeye direndiği belirtilen açıklamada, "Son bir yıl içinde eski kocaların sapladıkları bıçaklarla ya da devletin keskin nişancılarının kurşunlarıyla katledilen yüzlerce kadın, 'teslimiyet yok direniş var' diyor aslında" diye kaydedildi.
'Sokakları terk etmiyorlar'
Aileden sorumlu bakanın genç erkeklere "zorla güzellik olur" diye tavsiyelerde bulunduğu bir ülkede kadınların hayatlarını savunmaya çalıştığı vurgulanan açıklama şöyle devam etti: "Zorla evlendirilmeye, evdeki erkek şiddetine katlanmaya ya da sadece sevmedikleri bir adamla yaşamaya hayır dedikleri için kadınlar kocaları, eski kocaları, babaları ya da erkek kardeşleri tarafından öldürülüyorlar.
'Kadınlar toplum içinde yüksek sesle kahkaha atmamalı' diyen bir Bülent Arınç'ın, örtünen kadınların toplumda saygınlık gördüğünü söyleyen Manisa valisinin olduğu bir ülkede kadınlar sarkıntılığa, tacize, tecavüze uğrama tehdidine rağmen ister başörtüleriyle ister mini etekleriyle geceleri de sokakları da terk etmiyorlar.
'Şiddetle baş etmeye çalışıyorlar'
Kadınların öncelikli görevinin annelik olduğunu söyleyen bir sağlık bakanının ülkesinde ev dışında çalışan kadınlar işyerlerinde maruz kaldıkları erkek şiddetiyle baş etmek zorunda kalarak toplumsal hayatın bir parçası olmaya devam ediyorlar. Erkek egemenliğinin en örgütlü kurumu olan ailelerde kız çocukları ve genç kadınlar yakınları erkekler tarafından maruz kaldıkları cinsel istismar karşısında susmaya zorlansalar da hayatlarını kurma mücadelesinden vazgeçmiyorlar.
'Kendileri ve tüm ezilenler için mücadele ediyorlar'
Heteroseksizmin ve homofobinin hayatın her alanında örgütlendiği bir dünyada lezbiyen, biseksüel kadınlar ve translar 'alışın buradayız' diyerek erkek şiddetine ve homofobik devlet şiddetine direniyorlar. Cinsiyet kimlikleri nedeniyle katledilirken, trans cinayetlerinin politik olduğunu heteroseksist dünyaya haykırıyorlar. Daha özgür ve eşit bir dünya için toplumsal mücadelenin parçası olan sosyalist, feminist ya da sadece barış eylemcisi tüm kadınlar gözaltında tacizlere, çıplak görüntülerinin yayılması tehditlerine, erkek medyanın hakaretlerine rağmen kendileri ve tüm ezilenler için mücadeleye devam ediyorlar.
'Doğa katliamına karşı mücadele ediyorlar'
Kentlerin rant alanına dönüşmesine, derelerin HES'lerle kurutulmasına, sınıf mücadelesinin sesinin bastırılmasına direnen kadınlar özgürlükleri için örgütlenmeye devam ediyorlar. Bir yandan erkek siyaseti dönüştürmeye çabalarken diğer yandan erkek medyanın cinsiyetçi hakaretleri ve tehditleriyle hedef haline gelmelerine rağmen mücadeleye devam ediyorlar.
'Kadın devrimini örgütlüyorlar'
Ortadoğu'yu saran savaşa, katliamcı devletlere, insanlığın düşmanı IŞİD'e karşı direnen Kürt kadınları bu coğrafyadaki tüm kadınlarla dayanışma içinde Rojava'da kadın devrimini örgütlüyorlar. Kürt, Ermeni, Arap, Süryani, Ezidi, Türk… Ortadoğu'daki tüm kadınlarla birlikte mücadeleyi ve direnişi yükseltiyorlar. Bir yıl önce Şengal'de IŞİD katliamını durduran kadınlar bugün tüm Şengal özgürleştirilirken mücadelenin ve savaşın en önünde kadın dayanışmasının gücünü bir kez daha gösteriyorlar.
'Silvan'da Cizre'de direniyorlar'
Silopi, Silvan, Varto, Lice, Cizre, Sur, Nusaybin… Kadınlar direniyor… Kadınlar Nusaybin'de Selamet Yeşilmen, Varto'da Ekin Wan, Cizre'de 11 yaşındaki Cemile olup erkek devlet karşısında, Kürt halkının ilan ettiği özyönetimler ve öz savunma için ölümüne direniyorlar. Ancak örgütlenmiş kadın dayanışmasının kadınların öz savunmasını mümkün kılacağını bilerek, Ortadoğu'daki tüm kadınlara bir araya gelme çağrısı yapan Kürt kadınları evlerini, mahallelerini, kentlerini ve ülkelerini tüm ezilenler adına milliyetçiliğe, faşizme ve erkek devlet şiddetine karşı savunuyorlar. Barışın toplumsallaşması için örgütlenen Kürt kadınları aslında yaşamlarını savunuyorlar.
Bizler de Kadın Özgürlük Meclisi olarak, Türkiye ve Ortadoğu'da erkek şiddetine, homofobiye, transfobiye, savaşa, milliyetçiliğe ve erkek-devlet şiddetine direnen tüm kadınların yol arkadaşımız olduğunu bir kez daha ilan ederek, 25 Kasım'da kadınları direnişi örgütlemek için sokaklara, meydanlara çağırıyoruz. Yaşasın kadın dayanışması!"
(gc)

