KAMER: Kadına yönelik şiddet oranı yüzde 90

10:47

JINHA

AMED - Kadın Merkezi Vakfı'nın (KAMER) 40 bin kadınla yüz yüze yaptığı görüşmelerle oluşturulan araştırmaya göre, kadınların yüzde 90'ı şiddet görüyor. KAMER, resmi verilerde yüzde 40 görülen şiddetin gerçeği yansıtmadığını kadınların yüzde 50'sinin ise görünmeyen gizli şiddet yaşatığına dikkat çekti ve "Dünyanın ve Türkiye'nin şiddet sarmalı içinde dönüp durduğu 2015 yılında Türkiye'de 261 kadının sadece "kadın" olduğu için öldürüldü" dedi.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne ilişkin yazılı bir açıklama yayınlayan KAMER, 40 bin kadınla yüz yüze yaptığı görüşmelere dayanan şiddet araştırması sonuçlarına dikkat çekti. Çarpıcı verilerle kadına yönelik şiddetin boyutlarını gözler önüne serildiği araştırmada kadınların yüzde 90 oranında şiddet gördüğüne vurgu yapıldı. "Dünyanın ve Türkiye'nin şiddet sarmalı içinde dönüp durduğu 2015 yılında Türkiye'de 261 kadın sadece 'kadın' olduğu için öldürüldü" denilen KAMER açıklamada bu sayının sadece basına yansıyan veriler olduğuna dikkat çekildi. KAMER'in açıklamasının devam şöyle:

"Dünyanın ve Türkiye'nin şiddet sarmalı içinde dönüp durduğu 2015 yılında Türkiye'de 261 kadın sadece 'kadın' olduğu için öldürüldü. Bu sayı basına yansıyan cinayetlerin toplam sayısıdır. Duymadığımız cinayetler olabileceği herkesin malumudur. Hepimizin dışarıdaki şiddetten korunmak için evlerimize sığındığımız dönemde onlar evlerinde korku içinde yaşadılar ve öldüler.

Milyonlarca kadın şiddet yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.

KAMER örgütlü olduğu, çalışmalar yürüttüğü illerde son bir yıl içinde yaklaşık 40 bin kadın ile yüz yüze görüşmeler yaptı.

Görüşülen kadınlar, kadınların yüzde 90'nın şiddet yaşadığını düşünüyorlar.

Ancak başta korku olmak üzere, çaresizlik, dil, yol yordam bilmedikleri için şiddetten kurtulmak için harekete geçmiyorlar.

Şiddetin çeşitli türlerini dikkate alarak hesapladığımızda Türkiye'de şiddet yaşayan kadın oranı ortalama yüzde 40 gibi görünüyor olsa da yüzde 50 civarında görünmeyen, gizli yaşanan şiddet olduğunu biliyoruz.

En önemli hedefimizin görünmeyen şiddetin ortaya çıkarılması olduğunu ve devletin bu görevi kadın kuruluşlarının desteği ile sağlayabileceğini düşünüyoruz.

Kadına yönelik şiddetin sistem sorunu olduğunu, eğitim, gelir durumu, dil, savaş ve çatışmalar gibi durumların arttırıcı tali sebepler olduğunu biliyoruz. Ancak bu sebepler şiddeti ciddi anlamda arttırmaktadır.
Yoksulluk kadın ve çocuklara yönelik şiddetin görünürlüğünü azaltan çok önemli bir örtücü faktör olarak görünmektedir. Pek çok kadın "evet şiddet yaşıyorum ama şimdi bununla uğraşamam, çoluk çocuk aç" diyerek yaşadığı şiddeti sıradanlaştırmaktadır.
Bu nedenle yoksul, eğitim hakkını kullanamamış, "dil"den kaynaklı iletişimsizlik yaşayan kadınlar için özelliklerine uygun programlar geliştirmek ve acilen uygulamaya başlamak gerekmektedir.

Kaynağı aynı olsa da bölgelere hatta illere göre büyük farklılıklar gösteren sorunların tanımlanması ve çözümü ancak yerinden yönetim ile mümkün olabilir.

Ve Çocuklar

Kadınların yaşadığı şiddetin görünmeyen mağdurlarıdır. Hane başına düşen çocuk sayısı yaklaşık 4'tür. 1 kadının yaşadığı şiddeti onunla birlikte 4 çocuk da yaşamaktadır. Çocuklar çoğunlukla anne ile birlikte dayak yemekte, cezalandırılmakta, kaçmaktadır.

Fiziki bir şiddetin söz konusu olmadığı durumlarda bile geleneksel çocuk eğitimi şiddet ile şekillenmiştir. En hafif şekliyle çocuklar ailenin aksesuarı olarak kabul edilmektedir.

Ne yazık ki Türkiye'de çocuklara yönelik şiddetin "toplumsal cinsiyet rollerinin" sonucu olarak yaşandığı henüz yeterince kabul görmemektedir. Bu anlayışı bir an önce aşmak, özellikle çocukları birey sayan bir yaklaşımla, erken çocukluk dönemi çalışmalarını desteklemek gerekmektedir.

Barışın inşası bizimle başlar. Önce kendimizle sonra bütün farklılıklarını kabul ederek çevremizle barışmak, dünya barışı için atılmış büyük bir adım olacaktır.

Kadınların öncelikle evlerinde ve her yerde güven içinde olabilecekleri savaşsız, şiddetsiz günler umuduyla."

(fk)