Öğrenci anketinde ‘cinsiyetçi’ söylemler

14:12

JINHA


HABER MERKEZİ - Kadına yönelik aile içi şiddete ilişkin ortaokul ve lise öğrencileri üzerinde yapılan araştırmada şok edici görüşler ortaya çıktı. Bazı öğrenciler, kadının yerinin evi olduğunu, markete gitmesinin bile hoş karşılanmayacağını belirtirken, namus, söz dinlememe ve küsme gibi durumlarda kadının şiddeti hak ettiğinin öğrenciler tarafından savunulması dikkat çekti.


Nüfus Bilim Derneği’nin okullardaki çocuklar ve gençlerle görüşerek yaptığı “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet” araştırması şiddetin sessiz mağduru olan çocukların şiddete yönelik eğilimlerini ortaya çıkardı. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) desteğiyle gerçekleştirilen araştırma kapsamında bu yıl içerisinde 3 ildeki 428 öğrenciyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi. Ankara, Erzurum ve Aydın illerinde öğrenim gören 144 ortaokul ve 284 lise öğrencisinin katıldığı araştırmada öne çıkan görüşler “kadının yerinin evi olduğu” görüşlerinin baskın olduğu fikri ortaya çıktı.


Öğrencilerden ilginç yorumlar!


Öğrencilerin ev işlerini erkeklerin yapması ve kadınların iş hayatında olmasına dair yorumları kadının toplum tarafından belirli profillerle konumlandırıldığının kanıtını ortaya koydu. Aydın’da ilköğretim 11’nci sınıfta öğrenim gören bir kız çocuğu, “Mesela bir erkeğin ev süpürmesi hoş karşılanmıyor bazı çevrelerde. Yumuşak diyorlar. Bir erkeğin çalışmayıp da kadının çalışması insanların garip karşıladığı birşey” derken, 10’uncu sınıf kız öğrencisi ise “Baba gider çalışır, eve ekmek getirir. Kadın evindedir. Evinde olması zaten gerekiyor. Ben şu an okuyorum ama benim de yerim aslında ev yani. Bunu biliyorum ben. Hani okumam bana bir fayda etmeyecek. Kadının evde oturması şart” diyerek ilginç yorumlarda bulundu.


Erkek çocuklardan cinsiyetçi söylemler


Erzurum’da yapılan araştırmalarda sonuç yine aynı. 12’inci sınıf öğrencisi bir erkek çocuğu, “Herkes yapabileceği şeyleri yapmalı. Mesela bir ‘ bayan’ gidip su faturasını yatırmamalı. Sadece bayanın bir alışverişe çıkması, bakkala, markete falan gitmesi bölgede biraz hoş görülmüyor” dedi. Bir başka 12’inci sınıf öğrencisi erkek çocuğu da , “Kadının erkeğin karışacağı işlere karışmaması gerekir. Evde mesela, bir kredi çekilmesi gerekiyordur bankadan... Ben bazen şahit olurum, kadınlara sinirlenirim böyle. Para-iş erkekten sorulur” şeklinde cinsiyetçi söylemelerde bulundu.

‘Eğer laftan anlamıyorsa...’


Araştırmaya katılan çocukların şiddete yönelik duygu ve düşünceleri ise kadına yönelik şiddetin toplum tarafından meşrulaştırıldığını bir kez daha karşımıza çıkardı. Erzurum’da 12’inci sınıf erkek öğrencisi kadının şiddeti “hak ettiği” açıklamalarında bulunarak, “Hani kadın zaten haksızsa erkeğin de yani bir yere kadar sabretme gücü var, oradan olabiliyor, sabrı taşabiliyor bir erkeğin. Hak ettiği durumlar olabilir mesela laftan anlamıyor, şiddet uygulanır. İşten gelince erkek mesela bazen sinirli olabilir. Karşısındakinin onu anlaması, alçakgönüllü davranması iyidir. Benim anlayabileceğim tek şiddet namus. Namus konu olursa ben gerçekten dayanamam kendi açımdan söyleyeyim” dedi.


Kadın erkek eşit değilmiş!


Yine 12’inci sınıfta okuyan bir erkek çocuğuna sorulan kadının çalışmasına dönük soruda erkek çocuğun verdiği cevap, “Kadın yok ben kariyer yapacağım, yok ben onu yapacağım. Adam da sonuçta yani evlat ister, çocuğunu sevmek ister. ‘Bayan’ istemiyorsa o da biraz yanlış olur. Çocuğu erkek ister kadın istemezse erkeğin saldırması şiddet olmaz. Tecavüz değil ki bir kere onun helali olmuş. Mesela zaten Allah ‘bayanı’ erkeğe eşit olarak yaratsaydı, karşılıklı olarak şiddet uygulayabilirlerdi. Ama zaten Allah, kadını erkekten biraz daha kuvvetsiz, güçsüz olarak yaratmış. Kulları koruması gerekirken şiddet uygulaması haksızlık” söylemlerinde bulundu.


Kız çocukları şiddetçi ağabeylerine karşı öfkeli


Aydın’da yapılan araştırmalarda, 10’uncu sınıfta okuyan bir kız öğrencisi ailesiyle arasında yaşanan bir olayı anlatarak, “Geçenlerde yine evde kavga çıktı. Benim yüzümden annemi dövdü. Ve ben çok pişman oldum ve kendi kendime yemin ettim ne olursa olsun, evlenmeyi de düşünmüyorum. Çünkü annemin çektiği çileyi görüyorum. O yüzden erkeklerden çok nefret ediyorum” sözlerini dile getirdi.


(zd/mg)