Tutuklu kadın eşbaşkanlar: Eril zihniyete karşı özgürlük meşalesi dünyayı sarıyor
14:54
JINHA
HABER MERKEZİ - Tutsak DBP'li kadın belediye eşbaşkanları, 25 Kasım mesajı yayınladı. Eşbaşkanlar, "Yükselen eril zihniyetin karşısında kadın özgürlük mücadelesi var oldu. Kadının onuru, özgürlük uğruna bedenini siper etti. Meşaleleri yanmaya ve elden ele dolaşarak tüm dünya kadınlarını sarmaya devam etmektedir" dedi.
Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevin'de tutsak bulunan DBP'li kadın belediye eş başkanları 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü nedeniyle avukatları aracılığı ile mesaj yayınladı. Sur Belediye Eşbaşkanı Fatma Şık Barut, Silvan Belediye Eşbaşkanı Yüksel Bodakçı, Edremit Belediye Eşbaşkanı Sevil Rojbin Çetin, Hakkari Belediye Eşbaşkanı Dilek Hatipoğlu, Özalp Belediye Eşbaşkanı Handan Bağcı, Iğdır Belediye Eşbaşkanı Şaziye Önder ve Erciş Belediye Eşbaşkanı Diba Keskin'in ortak kaleme aldığı mesajda şunlar belirtildi:
"Diktatörlüğe karşı başkaldırının adı olan kadına yönelik şiddetle mücadele günü, Mirabel kardeşlerin yaktığı meşalenin Rosalardan , Zilan'lara, Sakine'lerden, Arin'lere , Kader'lerden Ekin Wan'lara hiç sönmeden bugünlere kadının mücadele ve direniş tutkusuyla taşına gelmiştir.
"Bin yıllar önce kadının toplumsallığına karşı gelişen gasp etme, tecavüz ve yok etme kültürü gittikçe büyüdü, devleşti, her an nefesini ensemizde hissettiren bir canavara dönüştü. Erkekti sınıf oldu, sistemleşti devlet oldu. Kadını sömürge halinde yaşamaya mahkum eden bir aygıta dönüştü. Kadının bedeninde, diline etrafındaki tüm yaratımlarına el atılarak ötelendi, çiğnendi, yok edildi. İktidar büyüdükçe toplum küçülüyordu. Yani kadın kimliği yerle bir ediliyordu. Bu yüzdendir ki 'kadını köle olan bir toplumun kendisi de köledir' diyoruz. Böylece toplumu parçalara ayırıp yönetebilmek, kadına yaklaşımla ilk adımı atmış oluyordu. buna itiraz eden kadın; şeytansı, günah, recm edilmesi gereken, tecavüz edilen, katledilen ve çıplak bedeniyle teşhir edilerek toplum içinde kimliksizleştirilmeye çalışıldı. Kadın üzerinden toplum vurulmaya, toplum düşürülmeye çalışıldı. Kadına karşı gelişen bu şiddet sadece fiziksel bir güç gösterisi değildir. Arka planda bin yılların temeli olan sistem ve ideolojinin esasında saklı duruyor. Savaşlarda kadının ganimet sayılması gözaltında cinsel tacizlerin yaşanması, direnen kadının bedeninin teşhir edilmesi bu zihniyetin ürünüdür. Bu zihniyete karşı ise kadın gücü, iradesi ve dayanışmasıyla boyun eğmeyerek mücadelesini büyüttü, geliştirdi. Yükselen eril zihniyetin karşısında kadın özgürlük mücadelesi var oldu. Kadının onuru, özgürlük uğruna bedenini siper etti halkı için. Mirabel'lerden ,Rosa'lara , Zilan'lardan ,Sakine'lere , Kader'lerden Ekin Wan'lara özgürlük tutkusu , onurumuz , özgürlüğümüz oldu. Meşaleleri yanmaya ve elden ele dolaşarak tüm dünya kadınlarını sarmaya devam etmektedir.
25 Kasım'da sesinizi yükselttiğiniz alanlarda sizlerle birlikte olamamanın derin hüznünü yaşıyorsak da, yüreğimiz sizlerle orada atacaktır. Hepinizi sevgi ve saygıyla kucaklıyoruz."
(fk)

