'Zindanlarda ve alanlarda özgürlük mücadelemiz sürüyor'

15:28

JINHA

HABER MERKEZİ - Özgür Demokratik Genç Kadınlar (ÖDGK) tüm kadınların 25 Kasım'da alanlara çağırdı. Çınar, İzmir ve Van'da yapılan 25 Kasım eylemlerinde ise kadınlar, "Zindanlarda ve alanlarda mücadeleninin sürüğü" mesajı vardı.

DİYARBAKIR

Özgür Demokratik Genç Kadınlar (ÖDGK), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddet Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında Dicle Üniversitesi'nde etkinlik gerçekleştirdi. Etkinlik için Eğitim Fakültesi önünde bir araya gelen genç kadınlar, zılgıt ve alkışlar ile yürüyüşe geçti. "Hesap soruyoruz", "Tacize, tecavüze ve kadın cinayetine karşı örgütlen" yazılı pankartların taşındığı eylemde "Kadına yönelik şiddet ideolojiktir, öz savunma haktır", "Jin jine kulilk bavê te ye", "Genç kadınlar özgür yarınlara", "Genç kadınlar kimliğine sahip çıkıyor" yazılı dövizler taşındı. Yürüyüş boyunca "Jin, jiyan, azadi", "Ekin Wan onurumuzdur", "Ata erkil zihniyet yıkılacak elbet" ve "Erkek vuruyor devlet koruyor" sloganları atıldı.

'Şiddete müdahil olun'

Basketbol sahasında son bulan yürüyüşün ardından açıklama yapan Solin Emine Ekmer, "Erkek egemen devletçi zihniyetin kadının iradesine ve fikrine, bedenine, emeğine yönelik saldırılarına karşı ve öz yönetimin inşasında direnen, yaşamını yitiren kadınların mücadelesini yükselteceğiz. Bedeni teşhir edilip işkence edilen Ekin Wan'ın, İran'da tecavüze karşı direnerek ölmeyi tercih ede Farinaz'ın, Rosa'lardan Sakine'lere, Beritan'lardan Zilan'lara erkek egemen zihniyete ve her alandaki şiddetine karşı direniyoruz, direneceğiz. Şiddete tanık olmayın. Bu ülkede yaşanan kadın katliamında sizin de sorumluluğunuz var. Nüfusun yarısını oluşturan kadınların da oylarını alarak geldiğiniz koltuklarınızda nasıl rahat oturuyorsunuz? Bizler Kürdistan ve Türkiye coğrafyasında her gün onlarca kadının tecavüze uğramasına, zulmedilmesine ve katledilişine tanık oluyoruz. Suçluların ve katillerin iyi hallerine bakılarak cezalarında indirim yapıldığına, yargının suçlunun yanında olduğuna tanık oluyoruz" dedi.

Çınar'da kadınlar özsavunma çağrı yaptı

Çınar'da da kadınlar 25 Kasım nedeniyle bir araya gelerek basın açıklaması yaptı."Erkek şiddeti ideolojiktir, özsavunma haktır" pankartının açıldığı eylemde yapılan açıklamada, "Kadınlar kendi yaşam hakkı için özsavunmada bulunurken, devletin yargı mekanizmaları evde şiddeti kabullenmeyen kadını hapishanelere atarak kadınların şiddete karşı direnişini kırmak istemektedir. Bu yüzden, biz kadınlar Nevin, Çilem ve Yasemin erkek şiddetine karşı yaşamı savundular, özsavunma meşrudur diyoruz! Devlet şiddetinin her yönüyle bu günlerde doruğa çıktığı Kürdistanda kadınlar özyönetimleriyle yaşam alanlarını erkek-devlet şiddetine karşı savunmaktalar. Varto'da Ekin Wan 'ın katledilişinde apaçık gerçek yüzünü ortaya koyan devlet güçleri başta kadınlar olmak üzere tüm halklar üzerinde sistematik şiddetinin birebir uygulayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Silvan, Cizre, Sur ve Nusaybin gibi bir çok devlet güçlerinin ablukasının olduğu yerlerde kadın ve çocukları katleden militarist, cinsiyetçi ve faşist güçler kadınlara saldırarak kadınların ve Kürt halkının direnişini kırmak istemiştir. Ancak biz KJA'lı kadınlar olarak hepimiz, Ekin Wan'ız ve hepimiz Nusaybin'de Selamet Yeşilmen'iz diyerek direnişteyiz! Yaşamımız ve yaşam alanlarımız hakkında mücadele etmeye devam edeceğiz diyoruz" denildi.

İZMİR

Kongreya Jinen Azad (KJA) üyeleri, 25 Kasım vesilesiyle Şakran L Tipi Cezaevi'nde bulunan kadınlarla dayanışmak için basın açıklaması düzenledi. Şakran Cezaevi girişinde düzenlenen açıklamaya İzmir Barış Anneleri Meclisi, TAYD-DER ve YAK-DER üyesi kadınlar da katıldı. "Şiddet her yerde içerde dışarıda öz savunmaya" yazılı pankart taşınan açıklamada "Biji berxedana zindana", "Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük" ve "Jin jiyan azadi" sloganları atıldı. Kadınlar adına açıklama yapan Sevim Batur okudu. AKP hükümetinin Türkiye'yi polis devleti haline getirerek kirli ve tehlikeli bir katliam politikası yürüttüğünü ifade eden Sevim, Kürt halının özgürlük mücadelesini terörize ettiğini söyledi.

AKP hükümetinin Dilek Doğan, Selamet Yeşilmen ve Ekin Wan katliamlarıyla kadının bilinçlenip örgütlenmesinden, özsavunma ve örgütlü kadın direnişinden korkusunu gösterdiğini kaydeden Sevim, cezaevlerinde ise siyasi tutsaklara yönelik şiddetin arttığını ve adalet mercilerinin bunu görmezden geldiğini söyledi. Özel olarak Şakran Cezaevi'nde tutsaklara yönelik şiddetin yıllardır hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Sevim, kadın tutsakların doktor muayenelerine hakları olmasına rağmen tek başına gidemediğini ve alenen haklarının taciz edildiğini söyledi. Yoğun olarak psikolojik şiddet uygulandığını belirten Sevim, son olarak ise böbrek ameliyatı geçiren bir hasta tutsağın darp edildiğini başka bir tutsağın ise parmağının çıkmasına neden olunduğunu kaydetti. Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldıktan sonra eylem sona erdi.

İzmir’de son on ayda 14 kadın katledildi

İzmir Konak Belediyesi, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" dolayısıyla bir seminer düzenledi. Mersinli Semt Merkezi’nde yapılan seminere bölgede yaşayan kadınlar katıldı. Seminerde Türkiye’nin ve dünyanın kanayan yarası olan "kadına şiddet" konusu ele alındı. Konak Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nde görevli Avukat Ayla Eğit ile Psikolog Berin Eskiizmirliler’in konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, kadınlara hakları konusunda bilgilendirmeler yapıldı. Türkiye’de şiddet gören kadınların oranları hakkında bilgi veren Avukat Ayla Eğit, 2014 yılında 288 kadının cinayetlere kurban gittiğini, bu sayının 2015 yılının ilk on ayında ise 264’ü bulduğunu dile getirdi. Kadınların haklarını bilmediğinden dolayı polise gitmediğini ve kayıt altına alınmayan pek çok şiddet mağduru kadın olduğunu da kaydeden Ayla, üç buçuk yılda İzmir’de 41 bin kadının şiddet gördüğüne dair şikayette bulunduğunu bunlardan sadece 10 bin 500 kadının koruma altına alındığını belirtti. İzmir’de 2015 Kasım ayına kadar 14 kadının eşleri, sevgilileri veya ailesi tarafından öldürüldüğüne dikkat çeken Ayla, “Şiddet gören her kadın maalesef polise başvurup yardım isteyemiyor. Ancak son yıllarda kadınlar haklarını aramaya başladı ve bu vakalar da daha görünür oldu. Kadınlar her şeyden önce Medeni Kanun’da yer alan haklarını bilmeli. Böylece gücünün farkında olur” dedi. Ayla, kadın örgütlerinin de kadına karşı mücadelede önemli görevler üstlendiğini söyledi.

Baskı travmayı artırıyor

Seminerde söz alan Psikolog Berin Eskiizmirliler ise kadınlara cinselliğin psikolojik etkileri ve buna bağlı gelişen hastalıklar konusunda bilgilendirmede bulundu. Berrin, kadınların küçük yaştan itibaren cinselliklerinin baskı altına alındığını ve ileri yaşlarda bunun çeşitli psikolojik sorunlara neden olduğunu kaydetti. Yaşanan psikolojik sorunların temelinde çocukluk çağında yaşanan bu travmaların yattığını belirten Berrin, “Kız çocukları cinsellikleri bastırılarak büyütülüyor ve ayıp olarak belirtiliyor. Psikolojik olayların derininde çocuklukta yaşanan olaylar yatıyor” diye konuştu.

VAN

İnsan Hakları Derneği Van Şubesi (İHD), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Dayanışma ve Mücadele Günü nedeniyle, yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Faruk Levent İş Merkezi önünde başlayan yürüyüş Feqiye Teyran Parkı’nda son buldu. Yürüyüşe Van Kadın Dayanışma Merkezi (VAKAD), KJA Van bileşenleri, İHD yöneticileri ve çok sayıda kadın katıldı. “Şiddet kadın kaderi değildir, kadın haklarıyla kadındır” pankartının yer aldığı yürüyüşte, “Yaşama tokat atma”, " Tesadüf değil erkek şiddeti”, "Kadınlar cinsel obje değil", "Aile değiliz kadınız", "Jiyan mafeki pirozê" dövizleri taşınırken, sık sık “Jin jiyan azadi” sloganı atıldı. Yürüyüşün ardından Feqiye Teyran Parkı’nda bir araya gelen kadınlar adına açıklamayı Pınar Atabey Tarhan yaptı.

Pınar, günümüzde gelişen kadın hareketlerine ve insan hakları savunucularına rağmen dünya devletleri ve toplumlarının kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması noktasında başarısız olduğunu dile getirdi. Pınar, dünya ölçeğinde her üç kadından birinin şiddetin değişik biçimlerine maruz kaldığını ifade ederek, “Kadınlar yaşamın her alanında, evlerinde, işyerlerinde ve kamusal alanlarda şiddetle karşılaşıyor” diye belirtti.

‘Sürekli mağduriyetle karşı karşıyayız’

Pınar, kadınların yıllardır eril zihniyetin dayatmalarına karşı mücadele ettiğini belirtti. Pınar, " Toplumun yarısını oluşturan biz kadınların 7 bin yıllık erkek egemen zihniyetinin dayatmalarından dolayı sürekli bir mağduriyetle karşı karşıya kaldığımız devletin ve mevcut iktidarın erkek zihniyetinde olduğu, bu zihniyetin ortaya çıkardığı yöntemlerle kadınların haklarını koruyamadığını, kadının bedeni üzerinde kapitalizmin hakim olduğu erkek egemen zihniyetin kadın bedenini teşhir ederek kadınlar üzerinde bir güç oluşturmaya çalıştığı gerçeğiyle karşı karşıyayız” diyerek, bundan sonra, şiddet, baskı, sindirme ve yok etme politikalarını boşa çıkaracaklarını sözlerine ekledi.

Açıklama, bir dakikalık oturma eylemi ile sona erdi.

(ekip/fk)