Hayalleri yarım kalmış yoksul çocuklar…

08:37

JINHA


AMED- Türkiye’nin ve bölgenin birçok kentinde olduğu gibi Diyarbakır’da da çalışan çocuklar küçük bedenlerine rağmen hayatın yükünü omuzlamaya çalışıyor. Devletin çocuklarla ilgili politikasını eleştiren Diyarbakır Sümerpark Çocuk Birimi Sosyal Hizmet Uzmanı Süleyman Balbay, “Devlet öncelikle çocukluk kavramını ele almalıdır ve çocuğu bir nesne olarak görme algısını değiştirmelidir. Biz Diyarbakır’da istasyon tarzı bir merkez açmayı düşünüyoruz. Yapacağımız çalışmalarla birlikte cinsel taciz ve şiddet gibi birçok sorunu da ele alacağız” dedi.


Diyarbakır’da kış koşullarına rağmen ailelerine ekonomik katkıda bulunmak ve okul harçlıklarını çıkarmak amacıyla çalışan çocukların dramı içler acısı… Kimi simit satarak, kimisi ayakkabı boyayarak, kimisi çöp toplayarak ve kimisi de pazarda çalışarak, hayatın ağır yükünü omuzlamaya çalışıyor. Türkiye’de en az 42 bin çocuğun sokaklarda yaşadığı ya da çalıştığı tahmin edilirken, gayri resmi rakamlara göre ise bu sayı 80 bini gösteriyor. Sokakta yaşamaya itilen çocuklar sorununun en çok görüldüğü öncelikli iller arasında ise İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Diyarbakır, Adana, Mersin, Bursa, Erzurum ve Gaziantep. Bu çocukların sayılarının artmasının nedeni 1990’lı yıllarda savaşın yoğunluklu yaşandığı bölgede boşaltılan köyler ve artan yoksulluk… Bu çocukların birçoğu okula düzensiz gitmekte ve öncelik olarak sokaklarda çalışmaktalar. Bunlardan biri de Diyarbakır’da pazar eşyası satan Yasin Özateş…


Hayalleri yarım kalmış Yasin’in öyküsü


Tek hayalinin okumak olduğunu ancak ailesinin ekonomik koşullarından dolayı bu hayalinin yarım kaldığını dile getiren Yasin, “Şimdiki hayalim ise pazarda bir tezgahımın olması” dedi.  Ailesine ekonomik katkı sağlamak amacıyla çalıştığını söyleyen Yasin, 8 nüfuslu bir ailenin çocuğu olduğunu ve babasının ise işsiz olduğunu ifade etti. Annesinin ise hasta olduğunu dile getiren Yasin, “Ailede 3 kız, 4 erkek olmak üzere 7 kardeşiz. 3 kız kardeşim okul okuyor. Babam işsiz olduğu için ben ve abim çalışıyoruz. Bizim durumumuzda olan birçok çocuk var. Bizler her çocuk gibi yaşayamıyoruz. Çocukluğumuzu yaşayamıyoruz. Ben ve benim gibi çocukların da hayalleri var ancak koşullar bu hayatı yaşamamıza izin vermiyor. Küçük yaşta sorumluluk aldık. Bu bizim geleceğimizi de etkileyecek biliyoruz ancak bundan başka şansımız da yok” dedi.


‘Okuyup doktor olmak istiyorum’


Diyarbakırlı Metin Sis ise henüz 15 yaşında. Ailesinin ekonomik sorunlarından dolayı diğer çocuklar gibi o da okulu bırakmak zorunda kalmış. 3 kardeş olduklarını söyleyen Metin’in içinde bulunduğu durum ise bir çocuğun kaldıramayacağı ağırlıkta. Lösemi hastası olan annesinin yatalak olduğunu söyleyen Metin, “Annem lösemi hastası olmasından dolayı babam çalışmıyor. Babam ve kızkardeşim anneme bakıyor. Ben ve abim çalışıyoruz. Abim sabahları simit satıyor öğleden sonra da pastanede çalışıyor. Bende simit satarak, hem abime yardım ediyorum hem de aileye katkıda bulunuyorum. 3 yıldır bu işi yapıyorum” sözlerini ifade etti. Metin, en büyük hayalinin ise okuyup doktor olmak olduğunu ifade etti. Diyarbakır’da çöplerden plastik toplayan 11 yaşındaki Özgür Kaya, hem çalışıyor hem de okuluna devam ediyor. İlköğretim 5’nci sınıfa giden Özgür, babasının da ayakkabı boyacılığı yaptığını dile getirdi. Özgür, hem ailesine hem de okul harçlığını çıkarmak için çalıştığını söyledi.


‘Hiçbir çocuk bu koşullarda yaşamayı hak etmiyor’


8 yaşındaki Süleyman Aslan da, 7 nüfuslu bir ailenin çocuğu. İlkokul ikinci sınıfa giden Süleyman da çöp konteynerlerde kağıt ve plastik toplayarak ev ekonomisine katkıda bulunuyor. Abisinin de çiçek sattığını kaydeden Süleyman, “Hayalim zengin olmak ve muhteşem bir yaşama sahip olmak. Bende birçok çocuk gibi aynı koşullarda ve şartlarda yaşamak istiyorum bu benim ve benim gibi çocukların da hakkı. Hiçbir çocuk bu koşullarda yaşamayı hak etmiyor. Biz yoksul çocukların hayalleri hep yarım kalıyor. Küçük yaşımıza rağmen ağır koşullarda çalışıyoruz” sözlerini dile getirdi. Süleyman ile birlikte aynı işi yapan 13 yaşındaki Hasan Ekici ise “Bir yerlere geleceksem kendi emeğimle gelmeliyim. Gerekirse çöp toplarım ama bu kendi emeğim olacak” sözleri ise dikkat çekti. 13 yaşındaki Eyüp Hüseyin ise bir yandan okul okuyor bir yandan da pazarda çöp toplayarak, ailesine ekonomik katkıda bulunmaya çalışıyor.


 ‘Çalışan çocuklarda okul okuma düşüncesi anlamsızlaşıyor’


Diyarbakır Sümerpark Çocuk Birimi Sosyal Hizmet Uzmanı Süleyman Balbay, sokakta çalışan çocuklarla ilgili çalışma yaptıklarını söyledi. Çalışma yaşamının çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Süleyman,  çalışan çocukların genelde para kazanma derdine düştüklerini bu nedenle okul okuma düşüncelerinin anlamsızlaştığını ifade etti. Çocukların hayallerinin tamamen değiştiğini, çöp toplayan çocuğun ileride depo sahibi olmak gibi hayallerinin olduğunu kaydeden Süleyman, “Yaptığımız çalışmalarda gördük ki, çocuklarda bir sınıf bilinci oluşmuş, çünkü çalışan çocuklara sorduğumuz sorulara verdikleri cevap yaptıkları işin bir üst kademesine gelebilmek. Örneğin simit satan çocuğun fırın sahibi olmak istemesi gibi” şeklinde konuştu.


‘İstasyon tarzı bir merkez açmayı planlıyoruz’


Devlet’in çocuklarla ilgili politikalarına değinen Süleyman, devletin sorunu kökten çözme yerine yaptığı sosyal yardımlarla insanları kendine bağımlı kılmaya çalıştığını ifade etti. Devletin sadaka kültürünü devam ettirdiğine dikkat çeken Süleyman, “En başta çocukluk kavramı ele alınmalıdır. Devlet çocuğu bir nesne olarak görme algısını değiştirmelidir” şeklinde konuştu.  İstasyon tarzı bir merkez açmak istediklerini belirten Süleyman, bunun alt yapısını oluşturmaya çalıştıklarının bilgisini verdi. Süleyman, cinsel taciz ve şiddet gibi birçok sorunu da ele alacaklarına dikkat çekti.


(be/mg)