'Ekin Wan şahsında mücadelemizi büyütüyoruz'
11:46
JINHA
ANKARA - DBP Kadın Meclisi yılki 25 Kasım'ı YJA Star savaşçısı Kevser Eltürk'e (Ekin Wan) atfettiklerini belirterek, "Ekin Wan şahsında bütün özgürlük mücadelesi veren bütün kadınlara söz verirken; Türkiye ve dünyada ki bütün kadınları bu katliam ve kıyımlara karsı mücadeleyi ortaklaştırarak büyütmeye çağırıyoruz" dedi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Trujillo diktatörlüğünde katledilen Mirabel kardeşlerden bu yana geçen yarım asra rağmen imha, inkar kıyımının, kadın nezdinde toplumu düşürme politikalarının genelde Türkiye ve Ortadoğu'da özelde ise Kürdistan'da derinleşerek ve vahşice kendisini sürdürdüğü kaydedildi. DBP Kadın Meclisi olarak bu yılki 25 Kasım Kadına Şiddetle Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'nü Ekin Wan'a atfedildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"En son Muş Varto'da devlet güçlerince katledilen kadın gerilla Ekin Wan'a uygulanan vahşice, alçakça, insanlık dışı davranış, aslında mücadeleci Kürt kadınları şahsında tüm kadınlara yapılmıştır. Ve mücadele azmini bileyerek arttırmıştır. DBP Kadın Meclisi olarak bu yılki 25 Kasım Kadına Şiddetle Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Gününü Ekin Wan' a atfen daha da büyütüyoruz ve mücadele azmimizi geliştiriyoruz.
Kapitalist Modernitenin topluma dayattığı her türlü tahakküm kölelik ve sömürgeciliğin kendini yaşatabilmesi için başta kadının düşürülmesi ve tahakküm altına alınmasını sağlamaya çalışan sistem, tarihten bu yana her dönem örgütlü, mücadeleci ve teslimiyete karşı direnişi savunan Sakine Cansızlar, Arin Mirxanlar, Berivanlar, Beritanlar, Zilanlar, Ekin Wan'lar… gibi kadın mücadelesi veren kadınlar şahsında Mezopotamya'da da faşizan sistemlere karşı mücadele devam etmiştir ve mücadele her alanda etmektedir."
'Kadınlar devlet terörüyle katlediliyor'
En son Nusaybin'de başta Selamet Yeşilmen olmak üzere, katledilen kadınların devlet güçlerince özellikle hedef haline getirildiği belirtilen açıklamada, "Devlet güçleri tarafından da kadınlar adeta hedeflenmektedir. Son öz yönetim ilanlarının olduğu bir çok il ve ilçede kadınlar ve çocuklar öldürülmektedir. Keza terör operasyonu diye nitelendirdikleri ev baskınlarından birinde Dilek Doğan adında bir genç kadın, emniyet güçlerine 'galoş giy' ihtarında bulunduğu için, devlet güçlerince vurularak öldürülmesi tüm kadınlar şahsında bir devlet terörüdür" denildi.
'Yargı erkekler lehine kararlar veriyor'
Yargıda verilen indirim kararlarına da dikkat çekilen açıklamanın devamında şöyle denildi: "Devlet, her türlü şiddet, taciz ve tecavüze uğrayan kadınlara yönelik mağduriyet üzerinden politikalar üreteceğine, kadınlar adeta suçluymuş gibi, kadınların kılık kıyafeti üzerinden zanlılara indirimler uygulanıyor; yada takipsizlik kararlarıyla suçlulara caydırıcılık niteliğinde kararlar verilmesi yerine, hem suçluyu hem de toplumu adeta bu tarz suçları işlemeye özendirici kararlar verilmektedir. Bu belirttiğimiz çerçevede kadınların lehine olabilecek politikasızlıklar, Özgecan Aslan gibi genç bir kadının saldırıya uğraması ve vahşice ölümüne sebebiyet vermiştir.
'Öz savunma hakkımızı kullanacağız'
Erkek egemen devlet ve sistemin bu faşizan, vahşi imha politikalarına devamla, anısı önünde saygıyla eğildiğimiz ve mücadelesini sürdüreceğimizin sözünü verdiğimiz Ekin Wan şahsında bir kez daha bütün kadınların onurlu mücadelesine karşı ve direnen kadınlara yönelik alçakça bir saldırıyla kendini bir kez daha göstermiştir. 40 yıllık mücadele tarihimiz göstermiştir ki bu katliam imha ve inkara, sistematik erkek şiddet ve zulmüne karşı en meşru hakkımız olan öz savunma hakkımızı sonuna kadar kullanarak, erkek egemen devlet ve sistemi Kürdistan' dan silene kadar mücadele edeceğimizin sözünü veriyoruz.
Kürt halk önderi Sn. Abdullah Öcalan'a uygulanan tecrit politikalarını, erkek eril devlet aklını, her gün sistematik bir şekilde kadına karşı yapılan her türlü imha inkar ve tecavüzü asla kabul etmeyeceğimizi ve Ekin Wan şahsında bütün özgürlük mücadelesi veren bütün kadınlara söz verirken; Türkiye ve dünyada ki bütün kadınları bu katliam ve kıyımlara karsı mücadeleyi ortaklaştırarak büyütmeye çağırıyoruz."
Eğitim Sen: Erkek şiddeti sistematik sürüyor
Eğitim Sen de 25 Kasım'a ilişkin yazılı açıklama yaparak, 2015'in ilk 10 ayı içerisinde erkek şiddeti sonucu katledilen kadın sayısı 346 iken, iş cinayetlerinde ve saldırılarda yaşamını yitiren kadınlarla da bir kadın kırımına dönüştüğünü kaydetti. Suruç, Cizre, Silvan ve Ankara katliamlarında devletin kadınları tek tek değil toplu olarak katlettiği belirtilen açıklamada, "Barış isteyen kadınlar devletin katliamları ile katledilmeye devam ediyor. Rakamlarla geçiştirilmeye çalışılan, çeşitli adli tedbirlerle çözüme ulaştırılmak istenen erkek şiddeti kadınları evde, sokakta ve iş yerinde hedef almaya devam ediyor. Aile saadetini börek yapmaya indirgeyen akıl; börek yapmayan, kahkaha atan, dolmuşa yalnız binen kadınların katlini de vacip kılıyor. Erkek şiddeti sistematik ve yaygın şekilde sürdürülmekte; bizzat iktidar tarafından meşrulaştırılmaktadır. Kimi zaman Başbakan'ın ağzından çıkan bir sözle başlamakta kimi zaman da kamu görevlileri tarafından doğrudan uygulanmakta ve kadın bedeni, emeği, kimliği ve hayatı erkek egemen düzen tarafından şekillendirilmeye çalışılmaktadır" denildi.
(he/gc)

