Savaş konseptiyle 53 kadın katledildi
12:53
JINHA
AMED - KJA tarafından düzenlenen 'Nekujin' toplantısında 7 Haziran öncesi ve sonrası başlatılan savaş konsepti sonucunda yaşamını yitiren kadınlara ilişkin rapor açıklandı. Raporu açıklayan avukat Gülşen Özbek, Ankara, Suruç ve Diyarbakır katliamları ile sokağa çıkma yasakları ilan edilen bölgelerde 53 kadının katledildiğini belirterek, bugüne kadar katliamlarla ilgili yasal işlem yapılmadığını, tüm kadın katliamlarının hukuki takipçisi olacaklarını söyledi.
KJA tarafından düzenlenen 'Nekujin' toplantısında KJA Eş Sözcüsü Ayla Akat Ata'nın açılış konuşmasının ardından KJA Hukuk Komisyonu'nun raporu okundu. Raporu okuyan avukat Gülşen Özbek, Kürdistan ve Türkiye'de kadına dönük şiddetin yoğun şekilde yaşandığı bir dönemden geçtiklerini dile getirerek, "7 Haziran 2015 seçimleri öncesi ve sonrasında Türkiye'de devlet yetkililerinin doğrudan hukuka aykırı eylem ve fiilleri sonucunda başta 'yaşam hakkı' olmak üzere en temel insani haklar dahi yok sayılmakta. AKP'nin tek başına iktidar olma arzusuyla seçimler öncesinde Dolmabahçe Mutabakatını rafa kaldırılıp, Cumhurbaşkanının 'Kürt sorunu yoktur' söylemiyle birlikte Kürt illerinin 'cezalandırılmasına' dönük uygulamalar yaşanmıştır. Yasak kararlarının uygulandığı merkezler ablukaya alındı, direniş ruhu, özgürlük demokrasi ve barış talebi yok edilmeye çalışıldı" dedi.
'53 kadın oluşturulan savaş nedeniyle yaşamını yitirdi'
Devlet saldırılarının yoğunlaştığı Cizre, Silopi, Bismil, Nusaybin ve Silvan'da kadınlar ile yapmış oldukları görüşmeler doğrultusunda edindikleri bilgileri aktaran Gülşen şöyle devam etti: "Ellerinde uzun namlulu silahlarla sakallı ve IŞİD görünümlü kişilerin kendilerine saldırdıklarını, sokaklarda özellikle kadınların onur ve haysiyetine dönük tehdit ve hakaret içeren söylemler savurarak şiddete maruz kaldıklarını belirtti. Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerleşim yerlerinde devlet operasyonlarının ardından duvarlarda bulunan ırkçı ve cinsiyetçi yazılar o merkezde yaşananların da özeti niteliğinde. Devletin kadına karşı şiddetinin yoğunlaştığı 7 Haziran sonrasındaki süreçten başlayarak, bugüne kadar 10 kadın kolluk kuvvetlerince, 43 kadın oluşturulan savaş ortamı neticesinde yaşamını yitirdi" diye belirtti.
Gülşen, katledilen kadınların isimlerini şu şekilde açıkladı:
DİYARBAKIR
Ruken Demir (18)
Bağlar İlçesi Fatih mahallesinde Cizre'de yaşanan sokağa çıkma yasaklarına karşı yapılan protesto eylemi sırasında evinin önünde otururken zırhlı araçtan hedef gözetilerek vurulmuş kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir.
SİLVAN
Sokağa çıkma yasakları, kadınların tüm yaşam alanlarını yok etmeye dönük gelişmiştir. Kadınlar günler süren sokağa çıkma yasakları ile ev hapsi yaşamış ve tüm üretim alanları talan edilmiştir. Silvan Belediyesi tarafından kadınlar için yapılmış, Meya Kilim Atölyesi'ne kolluk kuvvetlerinin saldırısı olmuş, atölye içi kurşunlanmış, atölyeye girişi sağlayan kepenklerin panzerler tarafından yıkılmış, malzemeler ve demirbaşların hepsi kullanılmaz hale getirilmiştir.
Hayriye Hüdaverdi (70)
02 Ekim 2015 günü Mescit mahallesinde ikamet eden Hayriye Hüdaverdi, devletin halka dönük saldırılarını protesto eden gruba destek amacıyla evinden dışarı çıkıp "yaşasın barış" diye bağırırken boş arazide konumlanan ve zırhlı araçta bulunan polisler tarafından hedef gözetilerek ateş açılmıştır. Kendisine doğru yardım etmeye gelen vatandaşlara da polisler tarafından ateş açılması nedeniyle kimse yardıma gelememiş ve saatler sonra kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştır.
İsmet Gezici (55)
İlçede 4 Kasım günü 24 yaşındaki Engin Gezici'nin özel harekat timleri tarafından hedef gözetilerek katledildiği olayda yeğeni Gezice'ye kalkan olmak isteyen İsmet Gezici keskin nişancılar tarafından vurmuştur. İsmet Gezici'yi hastaneye kaldırılmak isteyen yurttaşlara da polislerin ateş açması sonucu geç müdahalede bulunulan İsmet Gezici, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir.
NUSAYBİN
Mardin Nusaybin ilçesinde Mardin Valiliği tarafından13 Kasım 2015 tarihinde 3'üncü kez süresiz olarak sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Önceki sokağa çıkma yasaklarında da devlet şiddeti artmış ve can kayıpları yaşanmıştır. Devletin mevcut yönetim şekline muhalefetin çoğunluğunun oluşturduğu halka karşı şiddetin tırmandığı yasak sürecinin üçüncü gününde yine kadınlar hedef alınmıştır.
Selamet Yeşilmen (45)
15 Kasım 2015 tarihinde ilçede uygulanan sokağa çıkma yasağının üçüncü gününde evinin avlusundan aşağı kata inerken keskin nişancılar tarafından açılan ateş sonucu isabet eden ve iç organlarının parçalanmasına yol açan 6 kurşunla yaşamını yitirdi. Yeşilmen 5 çocuk annesi olup, çocuklarının gözlerinin önünde katledilmiştir.
ŞIRNAK
Şırnak, yıllardır hem Kürt siyasi hareketi hem de devlet açısından sembol kentlerden biridir. 4 Eylül 2015 tarihinden itibaren uygulanan ve başta kadın ve çocuklar olmak üzere halkı katletmeye çalışan, ölülerin bile gömülmesine izin verilmemesinden dolayı cenazeleri buzdolabında saklatan bir zihniyeti anlamak, bu intikam ruhunu kavramak ancak Şırnak'ın tarihini ve direnişini bilmekle mümkündür. Devlet, Şırnak'ın direniş tarihini kırdırmaya dönük şiddet uygulamalarını arttırmıştır. Bu şiddet uygulamaları Cizre ve Silopi'de en üst düzeyde yaşanmıştır.
CİZRE
90'lı yılarda Kürt kadınının direniş sembolü olan Cizre'de devlet, hedef alabildiği her kadını katletti ve katliamları derinleştirmeye çalıştı.
Zeynep Taşkın (18)
Sokağa çıkma yasağının uygulandığı gün il dışında bulunan babasını aramak için gittiği komşusundan dönerken, kucağındaki bebeğiyle birlikte taranmış hem kendisi hem de bebeği yaralanmıştır. Yardım etmeye gelenlere ateş açılması ve bu kişilerin de yaralanması sonucu kimsenin müdahale edememesi sonucu Zeynep hayatını kaybetmiştir. Çocuğu Berxwedan Edin ise halen hastanede tedavi görmektedir.
Maşallah Edin (35)
Gelini Zeynep Taşkın ve torununun taranması sonucu onlara yardım etmeye gitmeye çalışırken, keskin nişancılar tarafından vurularak öldürülmüştür. Yardım etmek isteyenlere ateş açılması sebebiyle kimse yardım müdahalede bulunamamış ve hayatını kaybetmiştir.
Meryem Süne (45)
8 Eylül 2015 günü evinin avlusuna çıktığı sırada güvenlik güçleri tarafından açılan ateşle yaralanmıştır. Komşularının ambulansın gelmesi için kaymakamlık, emniyet, jandarma ve 112'yi aramalarına rağmen 2,5 saat boyunca kendisine müdahale edilmemesi sonucu yaşamını yitirmiştir. Yaşamını yitirdiği gece evde tutulmuş, sonraki gün soğuk hava deposuna kaldırılmış daha sonra Şırnak Devlet Hastanesi morguna götürülmüş ve sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından defin edilebilmiştir.
SİLOPİ
7 Ağustos 2015 gününden bu yana belirli aralıklarla Şırnak'ın Silopi ilçesine de ağır silahlar, zırhlı araç ve yüzlerce özel hareket polisi tarafından saldırılar olmuştur. Yapmış bulunduğumuz tespit ve gözlemler sonucu kenttin belirli mahalleri saldırılar sonucu tahrip edilmiştir. Kentte roket atışları yapılmış ve bunun yanında yüzlerce boş kovan mermilerine rastlanmıştır. Yine devlet, hedef alabildiği her kadını katletmiştir.
Latife Tutuk (23)
28 Eylül 2015 gününde Şırnak'ın Silopi ilçesi Yeşiltepe Mahallesi'nde askerler tarafından katledilmiştir. Şırnak'ın Silopi ilçesi Yeşiltepe Mahallesi'ndeki evinden komşusuna gitmek üzere dışarı çıkan Latife Tutuk, askeri lojmanlarda konumlanan askerler tarafından taranmış, çevredeki yurttaşlar tarafından Silopi İlçe Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştır. Ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Latife Tutuk, yaşamını yitirmiştir.
Fatma Ay (55)
31 Ağustos 2015 tarihinde Şırnak'ın Silopi ilçesinde evinin damında uyuyan Fatma Ay ve 14 yaşındaki çocuğu B.Ö.'ye İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Büro Amirliği'nde konumlandırılan polisler tarafından ateş açılmıştır. Açılan bu ateşte Fatma Ay hayatını kaybetmiştir.
Fatma Yiğit Cin
12 Kasım 2015 tarihinde saat 22.30 civarında Şehit Harun Mahallesi'ne Silopi Jandarma Komutanlığı'ndan bombaatar diye tabir edilen bomba atışları yapılmıştır. Yapılan bu atışlar mahallede bulunan birçok meskene ve Fatma Yiğit'in ikamet ettiği eve isabet etmiştir. Bombaatar parçasının duvarı delerek, vücuduna isabet etmesi nedeniyle hayatının kaybetmiştir.
'10 Temmuz'dan itibaren 149 yurttaş katledildi'
5 Haziran Diyarbakır saldırısı ile başlayan 10 Temmuz Suruç katliamı ile devam eden ve en son 10 Ekim Ankara saldırısı ile tırmanan terör saldırıları neticesinde 149 sivil yurttaş hayatını kaybetmiş, yüzlercesi uzuvlarını kaybederek yaralanmıştır. IŞİD Suriye'de ve Kürdistan coğrafyasında en çok kadınları hedef almış ve vahşice saldırıları sonucunda kadınlar katledilmişlerdir. Suruç'ta, IŞİD'e karşı direnen Kobanê'deki Kürtlerin devrimi ile dayanışmak amacıyla 10 Temmuz tarihinde bir araya gelen sol-sosyalist, yurtsever gençlik hareketinden Hatice Ezgi Sadet, Nazlı Akyürek, Ferdane Ece Dinç, İsmet Şeker, Nartan Kılıç, Ferdane Kılıç, NazegülBoyraz, Dilek Bozkurt, Büşra Mete ve Aydan Ezgi Şalcı isimli 10 kadın saldırı neticesinde katledilmiştir. Bu saldırı Kürt, Türk ve Türkiye halklarının mücadele birliğine yapılmıştır" dedi.
'Ankara katliamında 33 kadın katledildi'
Ankara'da Türkiye halklarının barış sesini yükselttiği 10 Ekim günü düzenlenmek istenen mitinge DAİŞ çeteleri tarafından saldırı gerçekleştiğini ve saldırı sonucunda Aycan Kaya, AyseDenız, Azıze Onat, Basak SıdarCevik, Bedrıye Batur, Berna Koç, Bilgen Parlak, Dicle Deli, Dilan Sarıkaya, Ebru Mavi, Elif Kanlıoğlu, Emıne Ercan, Fatma Esen, Fatma Karabulut, Fatma Filiz Batur, Gozde Arslan, Gulbahar Aydeniz, GulhanElmascan, İdil Guneyli, Kubra Meryem Mollaoğlu, Leyla Cıcek, Meryem Bulut, Necla Duran, NilgunCevik, SarıgulTullu, Sevgi Oztekin, Sevim Sinik, Seyhan Yaylagul Yıldız, Sezen Vurmaz Babaturk, SebnemYurtman ve Sırın Kılıcalp adlı 33 kadın katledildi.
'Hukuki takipçisi olacağız'
Veriler ışığında Türkiye'de son 5 ayda 53 kadının savaş ortamında kaynaklı hayatını kaybettiğini söyleyen Gülşen, "Geçen bu süre zarfında katillerin tespiti ve yargılanmasına dönük tek bir yasal işlem yapılmamıştır. Biz KJA Hukuk Komisyonu ve Mezopotamya Hukukçular Derneği olarak yargılamaların takipçisi olacağımızı bir defa daha deklere ediyoruz. Ve kadınların yaşam güvenliğinin son bulduğu savaş ortamının bir an evvel son bulması amacıyla tüm Türkiyeli kadınları Kürt kadın mücadelesinin yanında olmaya çağırıyoruz" diye konuştu.
'Annelerin göz yaşı son bulsun'
Sinevizyon gösteriminin ardından tüm anneler adına konuşan Barış Anneleri Meclisinden Nevriye Kaçan, yapılan katliamları lanetleyerek, yaşanan savaş ortamının biran önce son bulması noktasında çağrıda bulundu. Nevriye, devletin zulmünün son bulması gerektiğini belirterek, "Annelerin gözyaşı artık son bulsun"
Konuşmanın ardından Dicle Fırat Kültür Merkezine kadar yürüyüş başladı.
(be-bc/gc)
