'Ortadoğu'yu mücadele alanına dönüştürebiliriz'

14:15

JINHA

HABER MERKEZİ - 'Erkek şiddeti ideolojiktir öz savunma haktır' sloganıyla alanlara çıkan kadınlar, şiddete karşı örgütlenme ve birlikte mücadele çağrısı yaptı. Kadınlar savaş politikalarına dikkat çekerek "Dünyanın dört bir yanından yükselen kadınların sesi bir kez daha gösteriyor ki, en büyük şiddet savaştır. Tüm halklar ve tüm inançlar olarak eşit, özgür ve barış içinde yaşayabilir sınırları aşan dayanışmamızla Ortadoğu'yu mücadele alanına dönüştürebiliriz" dedi.

İZMİR

Ege Üniversitesi Kadınları kendisine şiddet uygulayan eşine karşı öz savunma gerçekleştirdiği için tutsak olan Çilem Doğan'ın JINHA'ya gonderdigi mektubu Kampüs içerisinde dağıttı. "Çilem Doğan'dan sana mektup var" yazılarak yapılan çağrıda 18:30'da Alsancak Gar önünden başlayacak eyleme çağrı yapıldı.

DİYARBAKIR

DTK Kadın Komisyonu tarafından 25 Kasım'a ilişkin açıklamada kadına yönelik şiddetin ideolojik olduğu vurgulanarak şunlar kaydedildi: "kadına yönelik şiddetin, cinayetin, tecavüzün devlet eliyle desteklendiği her türlü hukuki kolaylığın sağlandığı Türkiye'de 'kadın kimliği ve özgürlüğü' gittikçe muhafazakarlaşip diktalaşan mevcut hükümetle adeta yok sayılır hale geldi. Hükümet yetkililerinin kadınların kaç çoçuk doğuracağını, hamileyken dışarı çıkıp çıkmayacağını, kürtaj olup olmayacağını, nasıl giyindiği, kahkaha atıp atmayacağı hatta tecavüzcüsünün çocuğunu doğurup doğurmayacağını ve kadınlara yönelik nefret söylemine varan beyanları kadına yönelik şiddetin nasıl da desteklendiğinin göstergesidir. Bu açık destekle gittikçe arttan kadına yönelik şiddet karşisinda kadının kendini müdafaa etmesi yani öz savunmada bulunması meşru bir haktır. Kadının her türlü şiddette maruz kaldığı bugünlerde, şiddet karşısında kadınların örgütlenerek mücadele etmesi önemlidir. Şiddetin ve mücadelenin kadın yaşamındaki yerinin ve öneminin vurgulandığı bu günde Mirabel Kardeşlerle sembolleşen ve Arin Mirxan'ın özgürlük sevdasıyla birşelen örgütlü kadın mücadelesini selamlıyoruz!"

'İŞİD'in vahşetine sesiz kalan devletler de suçludur'

Bağlar Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Kardelen Kadın Evi, Bağlar Dörtyol'da basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Bağlar Belediyesi Eşbaşkanı Birsen Kaya Akat, DBP, HDP Bağlar İlçe Örgütü eşbaşkanları ile Bağlar Belediyesi kadın çalışanları katıldı. Kardelen Kadın Evi Sosyal Çalışanı Gurbet Kazan, kadına karşı işlenen şiddet ve cinayetleri durdurmak için tüm kadınların kendi öz gücünü, kendi öz bilincini ve kendi savunmasını açığa çıkarmasının zamanı olduğunu kaydetti. Bağlar Belediyesi Eşbaşkanı Birsen Kaya Akat da"Ortadoğu'da egemen politikaların kadın üzerinde nasıl bir şiddet ve baskıya dönüştüğünü biliyoruz. Özelikle Şengal'da Ezidi kadınların üzerinde gelişen vahşet ve barbarlığı kınıyorum. İŞİD cellâtlarının kadınlarımızı pazarlarda köle gibi satmasını kınıyorum. Kadınlara karşı gelişen bu insanlık dışı muameleye seyirci kalan devletlerde bu vahşete ortaktır ve kınıyoruz" dedi.


Kadın Avukatlar Gezici Kadın Jiyan Semt Pazarını ziyaret etti

Zümrütkent'te Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Dayanışma ve Uygulama Merkezi'nden avukatlar gezici semt pazarına gitti. Burada çalışan kadınlarla sohbet eden kadın avukatlar, çalışan kadınlara 25 Kasım'a ilişkin bilgi verdi. Çalışan kadınlar da "Artık bize kimse bir şey yapamaz. Biz ayaklarımızın üzerinde durabiliyoruz" dedi. Serap Yiğit Erkuş, amaçlarının farkındalık yaratmak olduğunu belirterek, "Aile içinde ve dışında kadınlar şiddete uğradındında ne gibi hakları olduğunu bilsinler diye burayı ziyaret ettik" dedi. Daha sonra kadınlara bilgilendirme amaçlı broşür dağıtıldı.

'Kadına yönelik şiddet dosyalarının hiçbiri kadının davası değildir'

Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Dayanışma ve Uygulama Merkezi üyesi avukatlar, Türkiye'de katledilen kadınların verisini basın açıklamasıyla açıkladı. Diyarbakır Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında "Kadın yaşamdır yaşamı katletmeyin" pankartı açıldı. Açıklamada konuşan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Dayanışma ve Uygulama Merkezi Koordinatörü Serap Erkuş, Türkiye'nin, "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"ni imzaladığını hatırlatarak, "Bu yasada şiddetin tanımları yapıldı, yasanın yararlanacaklar açısından kapsamı genişletildi, yasa kapsamında mülki amir ve kolluğa yetki verildi. Yasada şiddeti ihbar etme bir hak olarak yer aldı. Teknik takip olanağı ve zorlama hapsi gibi yeni müesseseler de getirildi. Ancak, tüm bu olumlu adımlara karşın, kadına yönelik şiddeti asayiş sorunu olarak ele alan yaklaşım ve uygulama sorunları devam ediyor" dedi.

2015 yılında katledilen kadınların verisi

Serap, "Sivil araştırmacıların verilerine baktığımızda, 2015'in ilk 11 ayında erkeklerin 255 kadını öldürdüğü, 112 kadına tecavüz ettiği, 157 kadını fuhşa zorladığı, 319 kadını yaraladığı, 179 kadını taciz ettiği. 5 yılda ise en az 1134 kadının katledildiği korkunç bir tablo ile karşı karşıya kalmaktayız. Ayrıca Baromuza son 5 yılda 5442 kadın başvurucu hukuki destek almak için başvuruda bulunmuştur. Başvurucuların maruz kaldığı şiddet türlerinin neler olduğunun tespitimiz noktasında yapmış olduğumuz anket verilerine göre ise başvuruculardan yüzde 15 sessiz kalmış olup yüzde 5'i cinsel, yüzde 13 duygusal, yüzde 14 ekonomik, yüzde 16 fiziksel, yüzde 6 Kültürel , yüzde 15 sözel ve yüzde 12'sinin tehdit aldığı ortaya çıkmıştır" dedi.

'Kadına yönelik şiddet dosyalarının hiçbiri kadının davası değildir'

Serap, kadınlara sadece koruma kararlarının verilmesinin yetmediğini söyleyerek, koruma kararlarının uygulanması için etkin denetim ve izleme sorumluluğunun yerine getirilmediğini belirtti. Serap, "Baba- koca- erkek arkadaş- patron şiddetinden kaçan kadın yargıya sığınmak istemekte ancak yargının şiddetiyle de karşı karşıya kalmaktadır. Nitekim yakın bir zamanda Ergani ilçemizde yaşayan H. A. 11 defa adli ve kolluk makamlarına şikayetçi olmuş defalarca koruma kararları almış, kendisi sığınma evlerinde kalmış çocukları ise yurtlarda kalmış ve en sonunda da bu kısır döngü içinde koruma kararı olmasına rağmen kocası tarafından vahşice katledilmiştir. Yine yakın bir zamanda Çermik ilçemizde eşi tarafından katledilen M. Y. dosyasında da sanığa Haksız Tahrik ve Saygın Tutum nedenleriyle indirimler uygulanmıştır. Sadece sanığın beyanlarına itibar edilerek adeta hukuk katledilmektedir. Kadına yönelik şiddet ve kıyım dosyalarının hiçbiri tek bir kadının davası değildir" vurgusunu yaptı.

URFA

Urfa'nın Halfeti (Xelfetî) ilçesinde kadınlar, Halfeti KJA öncülüğünde "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü" kapsamında bu yıl "Erkek şiddeti ideolojiktir, meşru savunma haktır" şiarıyla düzenlenen eylem ve etkinlikler kapsamında basın açıklaması yaptı. HDP Halfeti İlçe Örgütü önünde yapılan açıklamaya KJA aktivistleri, Halfeti Belediyesi Eşbaşkanı Ayşe Durmuş ve çok sayıda kadın katıldı. Açıklamada üzerinde "Kadına yönelik şiddet ideolojiktir, öz savunma hakkır" yazılı pankart ve "Ekin Wan direnişimizin çıplak halidir", "Kafası çalışmayan insanın bedeni çalışır" ve "Bu vahşetten korkmadık, korkmayacağız" dövizleri açıldı. Kadınlar boyunlarına kadını temsilen mor tülbentler taktı. Açıklamada sık sık "Jin jiyan azadî", "Baskılar bizi yıldıramaz" ve "Kadın yaşam özgürlük" sloganları atıldı. Basın açıklamasından önce devlet destekli erkek egemen zihniyeti tarafından katledilen kadınlar için saygı duruşunda bulunuldu.

Kadınlar adına yapılan açıklamada basın metnini okuyan KJA aktivisti Naime Sağlamcan, "Gelinen noktada AKP devletinin bu sorunu çözme noktasındaki duyarsızlığı şurada dursun, hem kendi eliyle kadına şiddet en üst safhaya çıkarmış hem de kadına yönelik şiddeti meşru kılan politikalarını en üst düzeyde izlemektedir. Örneğin 'iyi hal indirimi yasası'yla kadına dönük her türlü şiddet ve çirkinliği yapan katiller âdete katiller ödüllendirmektedir. Devletin işkence ederek katlettiği bu da yetmezmiş gibi bedenini teşhir ederek Ekin Wan'ı yoldaşımız şahsında yaptığı infiali unutmadık, unutmayacağız. Özgecanları unutmadık, unutmayacağız. Devletin 13 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edenleri 'aklamak' için 'tahrik var' diyerek, kız çocuğunu unutmadık, unutturmayacağız."

Açıklama alkış, zılgıt ve atılan sloganlar ile son buldu.

DERSİM

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla, Dersim Belediyesi Kadın Meclisi, Dersim Yaşam Kadın Danışma Merkezi çalışanları, KJA aktivistleri ve kentteki sivil toplum ve siyasi parti kadın temsilcileri, Sanat Sokağı'ndan Özgürlük Caddesine yürüdü. Kendi renkleri ve yerel kıyafetleri ve erbaneler eşliğinde yürüyen kadınlar, "Jin jiyan azadi","Erkek şiddeti ideolojiktir öz savunma haktır","erkek vuruyor devlet koruyor kadın katliamlarına hayır"," Ekin Wan Onurumuzdur", Erkek - Devlet şiddetine karşı kadınlar örgütlenmeye", koruyor",Cizre farqin ve Nusaybin yalnız değildir,", dövizleri taşıdı. Kadınlar, "Kadın, yaşam, özgürlük", "Şiddete hayır" ,"Jin jiyan azadi", sloganı atarken yürüyüş güzergâhında katılım artarak devam etti.
Kürtçe ve Türkçe okunan basın metninde şu noktalara işaret edildi: "Varto'da sokağa atılan sadece Ekin Wan'ın çırılçıplak bedeni değildi, Varto'da sokağa atılmak istenen direnen kadının onuru, bedeni ve mücadelesiydi! Ekin Wan bize bir kez daha hatırlattı, savaşın kadın bedeni üzerinden yürütülen kirli yüzünü! Yine halklar üzerindeki kirli savaşın en yoğun şeklinin yaşandığı, Şengal başta olmak üzere, Ortadoğu'da kadınlar köle pazarlarında satılıyor. Dünyanın dört bir yanından yükselen kadınların sesi bir kez daha gösteriyor ki, en büyük şiddet savaştır. Ve yine biliyoruz savaş ile sistemlerini ayakta tutmak isteyenlere karşı, Bizler, Kürtler, Türkler, tüm halklar ve tüm inançlar olarak eşit, özgür ve barış içinde yaşayabilir; sınırları aşan dayanışmamızla Ortadoğu'yu mücadele alanına dönüştürebiliriz."

Basın açıklamasının ardından kadınlar eşi tarafından katledilen Meral Timtik davasını takip etmek için Dersim Adliyesi'ne geldi.

BİTLİS

Bitlis Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" etkinlikleri kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla Bitlis Belediye eşbaşkanları başta olmak üzere, belediyenin birim amirleri ve personeline mesai bitimine kadar taşımaları suretiyle mor kurdele ve fular taktı.

(ekip/gc)