'Halkın avukatlığını yapmak suç değildir'

14:46

JINHA

İSTANBUL - 'DHKPC'li oldukları' iddiası ile 18 Ocak 2013'de gözaltına alınan ve hala davaları devam eden avukatların 4'üncü duruşması görüldü. Duruşmada konuşan avukat Oya Aslan, halkın avukatlığını yapmanın suç olmadığını vurgulayarak, avukatların gözaltına alınma sürecinde işkenceye maruz kaldıklarını ve bu görüntülerin dosyaya eklenmesini istedi. Duruşmada tüm avukatların beraati talep edildi.

DHKPC''li oldukları iddiası ile 18 Ocak 2013'de İstanbul'daki dernek binalarına ve bürolarına eşzamanlı olarak düzenlenen operasyonla tutuklanan ve aylarca tutuklu kaldıktan sonra çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakılan aralarında Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozaağaçlı'nın da olduğu 22 avukatın tutuksuz yargılanmasına Çağlayan Adliyesi 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya tutuksuz avukatların yanı sıra çok sayıda avukatı katıldı. Davayı, yabancı ülkelerden gelen avukatlık meslek örgütlerinin temsilcilerinin de izlemesi dikkat çekerken, duruşmada ilk olarak tutuksuz yargılanan avukatlardan Oya Aslan konuştu.

Oya, halkların, polis tarafından katledilen çocukların, faili meçhul cinayetlerin davalarına baktıklarını belirterek, devletin kendilerine yıllardır baskı uyguladığını söyledi. Bu baskılara örnek olarak 10 Kasım 1992'de Ankara'da devrimci sola yardım ettikleri gerekçesi ile maruz kaldıkları tutuklamaları, 16 Aralık 1994'te yine Ankara'da avukat bürolarına yapılan polis saldırılarını, 28 Eylül 1994'te avukat Fuat Erdoğan'a yönelik polis saldırısını ve işkence sonucu katledilmesini yine 8 Ocak 1999'da Ankara'da avukat bürolarına yönelik saldırılar ile 1 Nisan 2004'te İstanbul'da Halkın Hukuk Bürosu'na yönelik saldırıyı örnek gösterdi.

'Dönemin devlet yetkililerine de soruşturma açacak mısınız?'

Oya şuan cezaevinde 578 hasta tutsak olduğunu belirterek, Güler Zere belgeselini çekmesinin iddianamede suç delili olarak konulmasını kabul etmediğini söyledi. Dönemin devlet yetkililerinin Güler Zere için "O bizim kızımız" dediğini hatırlatan Oya, "Onlar hakkında da soruşturma açacak mısınız?" diye sordu. Oya, halkların avukatlığını yaptıklarını ve halkın avukatlığını yapmanın suç olmadığını belirtti. Avukatlar da avukatların gözaltına alınma sürecinde işkenceye maruz kaldıklarını ve bu görüntülerin incelenmesini be dosyaya eklenmesini talep ederek, davanın tüm sanıkların beraati ile bitirilmesini talep etti.

Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklardan Zeki Rüzgar'ın yakalama emrinin infazının beklenmesine, SEGBİS sistemi ile kayıt altına alınan duruşma kayıtlarının çözümü için bilirkişiye verilmesine karar vererek davayı 30 Mart 2016 saat 9.30'a erteledi.

Avukatların eylemine polis müdahalesi

Duruşma sonrası basına açıklama yapmak isteyen avukatlar, "baskılar, gözaltılar, tutuklamalar bizi yıldıramaz" yazılı pankartı Çağlayan Adliyesi önünde açtı. Bunun üzerine avukatların etrafını kalkanlarla saran çevik kuvvet polisleri avukatların açıklama yapmasına izin vermeyeceğini belirtti. Avukatlar, "Baskılar bizi yıldıramaz", "ÇHD susmadı susmayacak" sloganları ile polis kalkanına tepki gösterdi. Polisler kalkanlarını gruptan uzaklaştırarak basın ve avukatlar arasına mesafe koydu. Basın ve avukatlar arasına kalkanlarla set ören polisin ablukası ÇHD Genel Başkan Yardımcısı Münip Ermiş'in açıklaması ile sona erdi. Münip Ermiş açıklamasında davanın geçersiz bir dava olduğunu belirterek, tüm taleplerinin heyet tarafından kabul edildiğini söyledi.

Avukatların açıklaması, Mersin'de tutuklanan ÇHD Eş Başkanı Mehmet Altuntaş'ın serbest bırakılması talebi ve "Mehmet Altuntaş serbest bırakılsın", "ÇHD susmadı susmayacak" sloganları ile sona erdi.

(ek/zd/gc)