Van’da KESK’li kadınlar şiddetsiz bir yaşam için yürüdü
19:51
JINHA
WAN - KESK Van Kadın Platformu öncülüğünde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslar arası Mücadele Günü ikapsamında gerçekleştirilen yürüyüşte kalıcı barış ve şiddetsiz bir yaşam için beyaz balonlar uçuruldu.
KESK Van Kadın platformu öncülüğünde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. KESK Van Şubeler Platformu önünde bir araya gelen kadınların yanı sıra KESK’in erkek üyeleri de katılarak destek verdi. KESK binası önünde bir araya gelen kitle Feqîye Teyran Parkı’na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte “Kadınız isyandayız, kurtuluşumuz ve özgürlüğümüz için alanlardayız” pankartı ve “Bedenim savaş alanı değildir”, “Direniyoruz özgürleşiyoruz”, “Şiddete Dur de” yazılı lolipoplar ve beyaz balonlar taşındı. Kadınlar yürüyüş esnasında sık sık, “Kadınlar kavgaya, özsavunmaya”, “Öldüren sevgi istemiyoruz”, “Kadına uzanan eller kırılsın”, “Erkek adalet istemiyoruz”, “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Kevser Eltürk onurumuzdur” sloganları atarken erbane eşliğinde zılgıt attı. Yürüyüş esnasında katledilen kadınların hikâyeleri yüksek sesle okunurken, Feqîye Teyran Parkı’nda kadınlar adına konuşan Eğitim-Sen Van Sözcüsü Ebru Yiğit 1960 yılında Mirabel Kardeşler’in direnişi ile kadınlara ışık tuttuklarına vurgu yaparak, “Mirabel Kardeşlerin katledilişinden bu yana devlet şiddetine karşı direnmeye devam ediyoruz. Kadınlar olarak toplumun yarısını oluşturuyoruz ama diğer yarısı olan erkekler tarafından her gün katlediliyoruz. Erkeğin katletmesi yetmezmiş gibi devlet tarafından da katlediliyoruz” dedi.
‘Failleriniz karanlıkta kalmayacak’
Rojava’da erkek egemenliğine direnen YPJ savaşçılarının mücadelesini örnek gösteren Ebru, Türkiye ve Kürdistan’da yaşayan kadınları Rojava’da gerçekleşen kadın devriminden güç aldıklarını ifade etti. Arin Mirkan şahsında direnen tüm kadınlara söz verdiklerini belirten Ebru, “Onların bıraktığı yerden mücadeleyi daha da büyüteceğiz. Buradan katledilen kadınlara da söz veriyoruz ki sizleri katledenler karanlıkta kalmayacak ve ortaya çıkaracağız. Sizleri katledenler halkın önünde hesap verecek” şeklinde konuştu.
‘Her gün ortalama beş kadın erkekler tarafından öldürülüyor’
Ardından kitle adına basın açıklaması metnini okuyan KESK Van Dönem Sözcüsü Çiğdem Arslan, Mirabel Kardeşlerin katledilişlerin üzerinden yarım yüzyıl geçtiğini kaydederek, dünyanın her yerinde kadınların halen sömürüldüğünü, baskı ve şiddete maruz kaldığını, tecavüze uğradığını ve katledildiklerini hatırlattı. Kadınların renginin, dilinin ve yaşadıkları coğrafyanın değişmesine rağmen katlediliş biçimlerinin farklı olmadığına dikkat çeken Çiğdem, “Kadınlara yönelik her türlü şiddet tek tek bireylerin kendi çıkmazlarından, geriliklerinden kaynaklanmıyor. Bilakis erkek egemen sistemin kendisi bu şiddeti bin yıllardır yeniden üretiyor. Her gün yaklaşık beş kadın katlediliyor. Her yıl yüzlerce kadın babaları, kocaları, sevgilileri veya en yakınlarındaki erkekler tarafından katledilirken yüzlerce kadın ile kız çocuğu da tecavüz ve cinsel istismara maruz kalıyor” şeklinde konuştu.
‘IŞİD barbarlığını kınadığı için görevinden uzaklaştırıldı’
Devlet kurumlarının erkek zihniyetiyle işletildiğini ifade eden Çiğdem, devletin kadına yönelik şiddete karşı bir önlem almadığını aksine cinsiyetçi söylem ve pratiklerle şiddete zemin hazırlayarak suça ortak olduğunu söyledi. Erkek yargı sisteminin meşru haklarını kullanan kadınlara yönelik verilen cezaları az bulduklarını kaydeden Çiğdem, nefret suçu ve işleyenleri ve kadın katillerini ‘Haksız tahrik’, ‘İyi hal’, ‘Aşırı sevgi’ ve ‘Saygın tutum’ gibi ceza indirimleri ile ödüllendirildiklerini söyledi. AKP iktidarının 13 yıldır cinsiyetçi pratiği ile kadınları birçok alandan koparmaya dönük politikalarından vazgeçmediğini ifade eden Çiğdem, devlet sisteminin eril zihniyetin elinde olduğuna vurgu yaptı. Çiğdem, “Mecliste halk iradesi ile seçilen kadın vekillerin ve toplu sözleşme masalarında kadın taleplerini dile getirmek isteyen kadın emekçilerin konuşmasına gösterilen tahammülsüzlük Tarım ORKAM-SEN Kadın Sekreterimiz Suzan Kotay’ın Suruç katliamı sonrası IŞİD vahşetini kınadığı için memuriyetten ihraç edilmesi bu örneklerden sadece bir tanesidir” dedi.
‘İnadına barış, inadına eşitlik, inadına direniş’
Nusaybin, Cizre, Silvan ve Sur’da katledilen kadın ve çocukların savaşın en acımasız yüzünü yansıttığını ifade eden Çiğdem, “ Savaş ortamında kadınlar ve çocuklar şiddetin en vahşi biçimine maruz kalıyor. En temel insan hakları hiçe sayılarak insanlık dışı tüm uygulamalar meşruluk kazanıyor. Günlük hayatta eşitsizliğe, ayrımcılığa,, baskıya ve şiddete maruz kalan kadınlar ve çocuklar çatışmalı ortamlarda ise en çok canı yananlar oluyor. Barı için mücadele eden kadınlara ise en acımasız şiddet biçimleri devreye konuyor. Gözaltında işkenceler yapılarak ölü ve çıplak kadın bedenleri teşhir edilerek kadınlar üzerinde korku hegemonyası oluşturmak isteyenlere cevabımız: İnadına barış, inadına eşitlik, inadına direniştir” diye belirtti.
Son olarak tüm kadınları savaşa karşı, erkek egemenliğine karşı ve onurlu bir barış inşası için dayanışmayı büyütmeye çağıran Çiğdem, “Tüm dünya kadınlarını 25 Kasım direniş mirasına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Yaşasın örgütlü kadın mücadelemiz. Jin jiyan azadi” şeklinde açıkladı.
Açıklamanın ardından kadınlar havaya uçan beyaz balonlar bırakarak açıklamalarını sonlandırdılar.
(mc-ng/zd)
