Cinsel şiddete karşı farklı mücadele deneyimleri tartışıldı

21:09

JINHA

İSTANBUL - İstanbul'da kadınlar 25 Kasım etkinlikleri kapsamında "Toplumsal cinsiyet ve şiddet: farklı mücadeleler, farklı yöntemler" adlı panelde deneyimlerini paylaştı.

Af Örgütü 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü nedeniyle Cezayir Toplantı Salonu'nda "Toplumsal cinsiyet ve şiddet: farklı mücadeleler, farklı yöntemler" başlıklı panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Avukat Eren Keskin, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Lambda İstanbul Derneği aktivisti Yeşim Başaran, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği üyesi Hilal Esmer katıldı.

'Yasalarda kadını ahlakın ve ailenin bir unsuru olarak görülüyor'

Avukat Eren Keskin, gözaltında cinsel işkenceye ilişkin yürüttüğü çalışmayı anlattı. Cinsel işkencenin belgelenmesinin zor olduğunu ve yasalarda tanımlanmadığını belirten Eren "Biz sadece kadınlar için mücadele etmiyoruz. Irkçılığa ve faşizme karşı mücadele ettiğimizi unutmamamız gerekiyor. Kadına yönelik şiddet politiktir" diye belirtti. Sığınmacılarla ilgili son dönemde yaptıkları çalışmayı aktaran Eren, "AFAD kamplarının sivil toplum örgütleri kapalı belediyenin kamplarında gözlemlerimizi yaptık. Kürt hareketinin güçlü olduğu bölgelerde fuhuş başvurusu almadık ama Antep ve Hatay'da korkunç bir fuhuş kurulmuş. Ve bu durumun devletin haberi var" dedi.

'Çocukları barikatlarda oynamak zorunda bırakmayalım'

Prof. Dr Şebnem Korur Fincancı ise adli tıptaki cinsiyetçiliği ve buna karşı yürüttükleri mücadeleyi anlattı. Şebnem konuşmasını Nusaybin direnişi ile tamamlayarak, "1915'de Ermenilere yapılanlar, bu gün Kürt halkı için yapılıyor. Kürt halkına bu karşı öz savunma da bulunuyor. Bende Nusaybin'de olsam taş atardım ama çocukları taş atmak barikatlarda oynamak zorunda bırakmayalım" dedi.

'Örgütlülerin barış için çaba göstermesi gerekiyor'

Yeşim Başaran ise şunları söyledi: "Siyasetçi cinselleştirilmiş bir şey. Aynı siyasi yöntemlerle gittiğinizde bir şey değişmiyor. Korkunç saldırılar altında olduğunu biliyoruz mücadelemizde buna göre olmalıdır. Şiddete karşı mücadele ederken toplumda güçlü olarak var olman gerekiyor. Kendimiz için iktidarlaşmamız gerekiyor. Çözüm sürecinde savaşmadan yaşayabildiğimizi gördük. Bu durum bizlerin barışmasından geçiyor. Örgütlerin barış mücadelesinde çaba göstermesi gerekiyor."

'Cinsel şiddetle mücadele etmek için bir arada mücadele etmek gerek'

Hilal Esmer ise cinsel saldırıya uğrayanın çok fazla mağdur konumuna getirildiğini dile getirerek, "Cinsel şiddetle ilgili hiç konuşmuyoruz. Mağdur yerine hayatta kalan kelimesini kullanıyoruz. Kavramlar birbirine karışmış durumda rıza kavramının sorgulaması gerekiyor" dedi. Cinsel şiddetle mücadele etmek için bir arada mücadele etmek gerektiğini vurgulayan Hilal, cinsel şiddetle cinselliğin karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Cinsel şiddetin görünür oldukça insanların konuşmaya başlayacağını söyleyen Hilal, cinsel şiddet davalarında İstanbul Sözleşmesi'nin hızlı bitirilmesi konusunda kararı olduğunu bu nedenle sözleşmenin uygulamaya geçmesi gerektiğine dikkat çekti.

Yapılan konuşmaların ardından panel soru cevap sonrasında sona erdi.

(ödk-sg/fk)