Devlet 750 hasta siyasi tutsağın hayatını pazarlık konusu yapıyor

09:08

Öykü Dilara Keskin/ JINHA

İSTANBUL - Hasta tutsakların durumuna dikkat çeken İHD Cezaevi Komisyonu Üyesi Hatice Onaran, "İdam cezası yok ama idam cezasını aratmayan ceza yasaları var. Bu yasaların hepsi de keyfiyet içeren yasalardır. Devlet hasta mahpus olayında siyasi bir pazarlık olarak ortaya koyuyor. Ve savcıların kanaatine bırakıyor" dedi.

Türkiye ve Kürdistan'da bulunan cezaevlerindeki hasta tutsakların durumu her geçen gün ağırlaşırken, hükümet yetkilileri bu konudaki sessizliğini koruyarak hasta tutsakların yaşamını yitirmesine yol açıyor. Hasta tutsakların tabutlarının çıktığı cezaevlerinde hasta tutsaklar tedavi olma hakları engellenirken, götürüldükleri hastanelerde ise kelepçeli şekilde tedavi olma dayatılıyor. Cezaevlerinde hasta tutsaklar tedavi olamazken, tutsaklara yönelik büyük bir işkence durumu yaşanıyor. Hasta tutsaklara yönelik izlenen politikalara ve duruma değinen İHD Cezaevi Komisyonu Hatice Onaran, hasta tutsakların serbest kalması için sessizliğin bozularak kamuoyunun oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

' Hasta mahpusların durumuna duyarsızlık hakim'

"Şuan 750'ye yakın hasta mahpus var her gün yenisi ekleniyor. Buna rağmen hasta mahpusların durumuna ilişkin bir duyarsızlık durumu hâkim. Bizler daha önce F tipi için yaptığımız eylemleri hasta mahpuslar için yapmaya başladık. Çünkü her gün bir tabut çıkıyordu. Komisyon olarak hasta tutsakların tedavi olabilmeleri için cezaevinden çıkmalarının gereklilik olduğunu düşündüklerini ifade eden Hatice, yapılan eylemlere ilginin az olmasına tepki göstererek, hasta tutsakların durumun önemli bir konu olduğunu dile getirdi.

'Onların sesi kulağız biziz'

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde hükümlü bulunan Mehmet Ali Çelebi'nin ruh sağlığının iyi olmamasına rağmen cezaevinde kalmaya devam ettiğini hatırlatan Hatice, " Cezaevlerinde 20 yıldır yaraları tedavi edilemeyen insanlar var.Bir çıban çıkıyor bir yara çıkıyor ama tedavi edilmediği zaman nasıl kangrene dönüşüyorsa hasta mahpusların başına gelende budur" dedi. Yaşanan başka bir sıkıntının ise avukat görüşmesi olduğunu söyleyen Hatice, " Bunun bir örneği tutuklu Ali kurban, görüş sorununu 1 yılsonunda halledebildik" dedi. Hasta tutsakların yanında yer alınması gerektiğini vurgulayan Hatice, " Çünkü onların sesi, kulağı, hukuksal anlamda ki her şeyi bizleriz" dedi.

'Doktorlar mahpuslara siyasi kimliğiyle yaklaşıyorlar'

"Yasalar insani açıdan çok ağır. İdam cezası yok ama idam cezasını aratmayan ceza yasaları var. Bu yasaların hepsi de keyfiyet içeren yasalardır" diyen Hatice, Türkiye'nin imza attığı sözleşmelere uygun davranmadığını kaydetti. Hasta mahpusların hastaneye götürülürken karşılaştıkları duruma da değinen Hatice, " Doktorlar mahpuslara siyasi kimliğiyle yaklaşıyorlar. Bazı doktorlar hastaların kelepçesinin bile çıkartılmasını istemiyor. Siyasi mahkumlar ise bu uygulamanın insanlık onurunu zedelediği için tedavi olmayı kabul etmeyerek, 'Onurum zedeleyeceğine onurumla ölürüm' diyorlar" dedi.

Hasta tutsakların serbest bırakılmasında 2 cephenin etkili olduğunu ifade eden Hatice, "Bu sorunu çözümü hükümetin politikaları olacaktır. Birde duyarlı kamuoyunun bu konuyu gündem de tutması gerekiyor. Bu kamuoyu ile onlar serbest kalabilir" dedi. Hasta tutsaklara yönelik yaklaşımın siyasi pazarlık konusu edildiğini söyleyen Hatice, hasta mahpusların durumunun gündemde tutulması gereken bir konu olduğunu belirterek, bu konuyla ilgili muhatap oluşturulması gerektiğini söyledi.

'Hasta mahpusların durumu siyasete dönüyor'

Hasta tutsakların tahliyesi için ATK raporu ve TMY'nin engeller oluşturduğunu hatırlatan Hatice, " Hastaneden alınan raporun, ATK'nin de onaylaması gerekiyor. Devlet doktoru bir kurumda kabul ederken bir kurumda ise bilgisini yok sayarak çifte standart uyguluyor. Buradan da bu durumun politik olduğu belli" dedi. TMY göre de bir hasta tutsağın serbest kalması için güvenlik açısına bakıldığını ve cezaevinde kalamaz durumda olması gibi şartlar olduğunu söyleyen Hatice, "Böylelikle hasta mahpusların durumu siyasete dönüyor. Devlet hasta mahpus olayında siyasi bir pazarlık olarak ortaya koyuyor. Ve savcıların kanaatine bırakıyor" dedi.

(zd/fk)