'Onlar açlıkla terbiye etmeye çalıştı, biz paylaşarak direndik'
09:20
Bêrîtan Elyakut-Mizgin Tabu/JINHA
MÊRDİN- Nusaybin'de 14 gün boyunca ablukaya ve aç susuz bırakma zulmüne karşı komün yaşamı örgütleyerek direnen kadınlar, harabeye dönmüş ve ev ve sokaklarda dim dik ayakta umudu dile getiriyor. "Bizi açlıkla terbiye etmeye çalıştılar" diyen Nusaybinli kadınlar; "Onlar aç bırakarak teslim almaya çalıştı, ama biz paylaştık ve direndik."
Mardin'in Nusaybin ilçesinde abluka ile birlikte başlayan ve 9 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıların izleri her köşe başında görülüyor. Nusaybin'de harabeye dönen ev ve sokaklarda insanların gözündeki ışık ve dillerindeki direniş, 'bu kente hiçbir şey olmaz' dedirtiyor. Kent halkı "bizi açlıkla terbiye etmeye çalıştılar" diyor ve şöyle devam ediyor: "Onlar aç bırakarak teslim almaya çalıştı, ama biz paylaştık ve direndik."
14 gün boyunca yasaklı mahallelerde yaşayan halk ölümü göze alarak kapı komşusunun ihtiyacını karşılamak ve komün yaşamın adımlarını atarak direnişini sürdürdü. Abluka sürecinde elektriksiz, susuz, gıdasız nasıl bir direniş ağı yakaladıklarını kadınlar anlattı.
'Herkes ayaklansın'
AKP hükümetinin savaş konsepti kapsamında başlatmış olduğu sokağa çıkma yasaklarının 2'nci kez Nusaybin'de uygulandığını hatırlatan Emine Baş, Sur'dan Cizre'ye kadar özyönetim ilanlarının yapıldığı her alanda direnişin yükseltilmesi gerektiğine vurgu yaptı. 7'den 70'e kadar herkesin Nusaybin'de direnişte olduğunu dile getiren Emine, "Açlıkla terbiye etmeye çalıştılar. 14 gün boyunca bizi eve tıkmak isteyen devlet bunu başaramadı. Çocuklarımızı katleden, camilere saldıran, kuranı kurşunlayan bir saldırganla karşı karşıyayız. Bizler bu saldırganlara asla boyun eğmeyeceğiz. Dört parçe Kürdistan'a çağrıda bulunuyorum, herkes ayaklansın ve bu zulme dur desin. Onlar aç bırakarak teslim almaya çalıştı, ama biz paylaştık ve direndik" dedi.
'Bahçeden bahçeye ekmek dağıttık'
Rojava'da YPJ ve YPG güçlerine vahşice saldıran DAİŞ çetelerinin AKP eliyle Kürdistan'a gönderildiğine dikkat çeken Emine, "Rojava'nın devrimini boğamayan AKP şuanda Kuzeyin devrimini boğmak istiyor. AKP Kürt halkının zaferinden korktuğu için böylesi yasaklarla, katliamlarla bizleri korkutup sindireceğini sanıyor ancak yanılıyor. Biz Kürt halkı eskisi gibi değiliz. Gözümüz açıldı ve artık mücadelemizi devrimle taçlandıracağız" diye belirtti. 14 günlük abluka içerisinde tükenmeye başlayan gıdalarını komşularıyla paylaştıklarını dile getiren Emine, keskin nişancılara rağmen bahçeden bahçeye geçerek ekmek dağıttığını belirtti. Emine, "Bizler ölümü göze aldık. Kanımızın son damlasına kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Bizlerin direnişini devlet kıramadı ve bizler yasağın 1 gün daha uzaması halinde evlerimizden çıkıp yürüyüşe geçecektik. Sur, Gever, Cizre, Silopi ve Nusaybin'in direnişine herkes sahip çıksın. İrademizi devlete asla teslim etmeyeceğiz" diye konuştu.
'Yoktan var etmeyi öğrendik'
Veciya Akça, 14 gün boyunca kendilerine sistematik olarak işkence yapıldığının altını çizerek, sadece top atışlarıyla değil tam anlamıyla psikolojik savaşında yürütüldüğünü kaydetti. Elektrik kesintilerini jeneratör ve akü yardımıyla giderdiklerini dile getiren Veciya, "Elektrik sorunumuzu ortak bir şekilde hallettik. Gıdalar tükenmek üzereyken artık ortak olarak gıdalarımızı kullandı. Saldırılar altında ekmek yapıyorduk ve bu ekmekleri eşit bir şekilde evlere dağıtıyorduk. Dışarıya sesimiz ulaşmasın diye telefon bağlantılarını kestiler. Ancak bizler bir şekilde ara ara şebeke bulduğumuz alanlarda yakınlarımıza ulaşıp durumumuzu aktarıp sesimizi dışarıya ulaştırmalarını istedik" dedi. Ne olursa olsun mücadelelerini sürdüreceklerine vurgu yapan Veciya, abluka altında yoktan var etmeyi öğrendiklerini ve yok sayılmayı asla kabul etmeyeceklerine vurgu yaptı.
'Halk olarak zorluklar karşısında birlik olmayı öğrendik'
Kadınlar olarak göstermiş oldukları direnişten özel harekat timlerinin yüreğine korku saldıklarını söyleyen Veciya, kadınların mücadelesi önünde hiçbir gücün duramayacağını kaydetti. Veciya, Nusaybin halkının da Cizre halkı gibi direnişten vazgeçmeyerek özyönetim ilanlarının arkasında duracaklarına dikkat çekerek, "Bizler bir kez onların yüreğine korku saldık ve onlar bizim irademizin kırılamayacağını anladıkları için geri çekildi. Devlet 14 günlük ablukayı uzatabilirdi ancak bizlerin her şeyi göze alıp alanlara çıkacağımızı duyunca geri çekilme kararı aldı. Biz burada yeni bir yaşam modelini hayata geçirdik. Halk olarak zorluklar karşısında birlik olmayı öğrendik. Bir insanın iradesini yiyecekle, elektrik kesintileriyle ele geçireceklerini düşünenler yanıldı" ifadelerini kullandı.
'Birliktelik ruhuyla yeni bir yaşamın adımları atıldı'
Halime Konak, 14 gün boyunca aralıksız olarak bahçesinde bulunan tandırının başında mahallede bulunanlara ekmek yaptığını belirterek, direnişi kırılması için halkı açlıkla terbiye etmek isteyenlere Nusaybin kadınları olarak gerekli cevabı verdiklerini kaydetti. 4 Mahalle içerisinde bir bağ oluşturulduğunun altını çizen Halime, mahallelilerin her an ölümle yüz yüze olmalarına karşın birliktelik ruhuyla yeni bir yaşamın adımlarını attığını söyledi. Tandır ekmeğiyle gerekli gıda ihtiyacını karşılamakla yetinmediklerini dile getiren Halime, "Biz kadınlar olarak burada hem ekmek yaptık hem de direnişin her safhasında yer aldık. Saldırılara karşı bizler zılgıtlarımızla cevap verdik. Kadınların baş kaldırdığı bir şehirde devletin saldırıları hiçbir zaman amacına ulaşmadı, ulaşamayacakta" dedi.
(fk)

