'Haberlerde kadının katledilmesi vahşet olarak görülmüyor'

13:55

JINHA

İSTANBUL - Film Mor tarafından düzenlenen 'Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Eylem Konferansı'nda konuşan Yard. Doç. Dr. Gülsün Güvenli, kadın cinayeti haberlerinde kullanılan dile dikkat çekerek, "Haberlerde dramatikleştirilen bir dil kullanılıyor. Vahşet, kan donduran gibi kelimeler kullanılıyor. Ancak vahşet kadında çok fazla kullanılmıyor çünkü kadının katledilmesi vahşet olarak görülmüyor" dedi.

Film Mor, "Kadın cinayetleri önlenebilir" sloganıyla Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Eylem Konferansı düzenledi. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maçka Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen konferans yarında sürecek. Bugünkü konferansın ilk oturumu Kadın cinayetleri eylem araştırması, Kadın cinayetleri eylem planı başlığı altında gerçekleştirildi. Konferansa konuşmacı olarak katılan Galatasaray Üniversitesi Yard. Doç. Dr. Gülsün Güvenli, kadın cinayetlerine ilişkin yapılan haberlerin diline dikkat çekerek, "Haberlerin çok olması tabi ki çok önemlidir ancak haberin nasıl işlendiği de çok önemlidir. Kadın haberleri yazılırken kullanılan farklı üsluplar var. 5n 1k'ya uygun aktarım dili kullanılan haberlerde çoğunda kaynak belirtilmiyor. Burada gerekçe orak da polis telsizlerin dinlendiği ifade ediliyor ve polis telsizleri olay konusunda güvenilir bir kaynak olarak kabul ediliyor" dedi. Gülsün, haberlerde dramatikleştirilen bir dil kullanıldığını ifade ederek, "Kan donduran, vahşet gibi kelimeler kullanılıyor ancak vahşet kadında çok fazla kullanılmıyor çünkü kadının katledilmesi vahşet olarak görülmüyor. Genellikle çocukların katledildiği haberlerde bu sözcük kullanılıyor. Kadın, haberlerde daha fazla talihsiz kadın kurban katliam kurbanı olarak nitelendiriliyor" şeklinde konuştu.

'Haberlerde cinayetin geliyorum dediği bilgilere yer verilmiyor '

Televizyon haberciliğinde kaynakların genelde raporlar olduğunu ve kadın cinayetlerine de çok az yer verildiğini dile getiren Gülsün, "Televizyonlarda sansasyonel bir dil kullanılıyor, cinayetin oluş biçimine yer veriliyor ve sanki muhabir cinayete şahit olmuş gibi aktarıyor. Burada da polisiye, heyecan, duygusal, acıklı ifadeler kullanılıyor. Yukarıdaki hangi dil kullanılırsa kullanılsın haberler tematik. Haber kaynağı çeşitlilik göstermiyor. Haberin dışında haberi genişletecek başka bilgiler yok çetele ve eylemler yok. Cinayet öncesi bilgiler yok. Kısacası cinayetin geliyorum dediği bilgilere yer verilmiyor. Bunun erkek şiddetinin son dalgası olduğunu ifade edebiliriz. Polis haberlerine dayanan haberlerin çoğunda failin ifadelerine yer veriliyor. Spotta uzun uzun onun kendini savunmasını anlatıyor. Çok az bir kısımda ve ikinci sayfa da genellikle ailenin açıklamaları var ve genelde görünmez oluyor buda katilin yaptığını meşrulaştırıcı bir öğe olara karşımıza çıkıyor" diye belirtti.

'Kadın cinayeti her şey çok güzeldi bir anda orada sinirlendi öldürdü şeklinde olmadı'

Kadın cinayetlerini anlama odaklı nasıl eleştirmesi gerektiği ve ne tür eylemler yapılabileceğine odaklı çalışmalar yürütülmesi gerektiğini ifade eden Doç Dr. Hülya Uğur Tanrıöver, "Bizim iki sorumuz vardı. Biri neden? ikincisi ne yapmalıyız ki kadın cinayetlerin önüne geçmeliyiz?. Bu nedenle bir kadın katledildiği zaman öncelikle kadınla ilgili önemli bilgiler almak çok önemlidir. Nerede olursanız olsun eğitim durumunuz ne olursa olsun yarın öldürülmeyeceğimiz belli değil. Öldürülen kadınların sürekli şiddete uğradığı, destek ve dayanışmadan yoksun bırakıldıkları ve kendi kaderini tayin etmek isteyen erkeklere hayır deme cesaretini kendilerinde buldukları için katledildiler. Maktul yakınları ve avukatlar ortaya çıkardı ki hiçbir kadın cinayeti her şey çok güzeldi bir anda orada sinirlendi ve öldürdü şeklinde olmadı" dedi.

'Kadın dayanışması katilin en çok korktuğu şeydir'

Erkeklerin kadın dayanışmasından korktuğu için kadınları yalnız bırakmaya çalıştığına dikkat çeken Hülya, "Bir erkek kadına ya şu arkadaşınla görüşme çalışma diyorsa büyük ihtimalle o erkek kadını öldürecektir. Çoğunlukla kadının tam da kendine yakın derdini anlatabileceği ve paylaşım içerisinde olabileceği bir kadın arkadaşı olduğu zamana erkek devreye giriyor ve kadının o kişiyle görüşmesini istemiyor. Bu bilinçli de yapılmaya bilir içgüdüsel de olabilir bunun amacı kadının güç almasını dayanışma içerisinde olmasını engellemektir. Kadın dayanışması katilin en çok korktuğu şey. Kadın dayanışması kadın cinayetlerinin önüne geçen en önemli adımdır. Aslında cinayeti işleyen erkeğin gücü değil kadının gücü karşısında zayıf kalan erkektir" şeklinde kaydetti.

'Cinayetlere karşı yerel yönetimler ve medya kuruluşları koordine edilmeli'

Film Mor Kadın Kooperatifi kurucusu Melek Özman da kadın cinayetlerinin ideolojik olduğunu ve sık sık yinelendiğini ifade ederek, "Kadınlarla erkekler arasındaki hiyerarşiyi kadınlar arasındaki şiddeti önlemek uzun vadeli bir şeydir. Ama bizim araştırmalarımızın bize gösterdiği en önemli şey istenirse kadına yönelik şiddeti bitirmek mümkün. Kadın cinayetlerine karşı mücadele etmek için bir siyasi idare, bir eylem planı bunu hayata geçirecek mekanizmalar ve buna yönelik bir kaynak oluşturulursa kadın cinayetleri aşılabilir" diye konuştu. Melek, mecliste bir komisyonun olduğunu ancak araştırmanın sonuçlarından ise bu konunun merkezi siyasetten çok yerel mercilerde yapılması gerektiğine dikkat çekerek, "Yerel yönetimler ve medya kuruluşları bu anlamda koordine edilmeli, kadını koruyan koruma kadın görevliler olmalı, acil yardım hattı özle mahkemeler ve özel birimler özel travma merkezleri açılmalı" dedi.

'Her mahallede mor çatı birimi olmalı'
Yerel dayanışma alanlarının, başvuru mekanizmalarının en güçlü öz savunma alanının kadın dayanışması olduğuna değinen Melek,"Her mahallede bir mor çatıyı oluşturacak birim olmalı, gerektiğinde yerel yönetimlerle müdahale etmeyi sağlayacak muhtarlıkların olması gerektiğini düşünüyoruz. Kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi özel öneme sahip. Özel önlemler alınalı, eve odaklılığı kıracak kreş gibi projeler olmalı. Çocukların annelerinin soyadını almasını istiyoruz. Koruma ve uzaklaştırma da etkin önemeler olmalı çünkü koruma mekanizması gerçekten işlemiyor. Bütün kuruluşlara ve apartmanlara tabelalar asacağız ve bu tabelalarda başvuru mekanizmaları yer alacak ancak burada yer alan başvuru mekanizmalarında etkin olarak işlemesi gerekiyor. Eylem planlamasında eğitim kısmında da bir şeyler yapılmalı. Toplumsal cinsiyet eğitimleri verilmeli eğitim materyalleri kitaplar buna göre yeniden düzenlenmeli" diye ifade etti.

JINHA ayrı bir oturum olarak tartışılmalı

Konuşmaların ardından oturum soru cevap ve öneri şeklinde geçti. Kadınlar, önerilerinde dünyanın ilk kadın ajansı olan JINHA'nın bir oturum olarak tartışılması ve kadın odaklı habercilik üzerine tartışmaların yürütülmesi gerektiğini önerdi.

(sg-ödk/dk)