PKK'ye katılım nedenlerini hayat hikayeleriyle anlattılar

09:01

Newroz Dijwar/JINHA

BEHDİNAN - Çocuk yaşta zorla evlendirilen, evliliği boyunca işkence gören ve çocuğu elinden alınan Diren Roj ile "Babam beni kendisine berdel yapmak istiyordu" diyen Rewşen Umut, PKK'ye katılım nedenlerini hayat hikayeleriyle anlattı. Diren ve Umut, kadını özgürleştirecek tek paradigmanın PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın felsefesi olduğuna dikkat çekti.

Dağların doruklarında yaşayan Diren Roj (20) ve Rewşen Umut (16) isimli YJA-STAR savaşçılarına, kadın olarak neden PKK'yi seçtiklerini, PKK'nin kadın için neyi ifade ettiğini, kadın olarak dağlarda ve PKK savaşçısı olmanın nasıl bir duygu olduğunu anlattı. İlk olarak konuşan YJA- STAR savaşçısı Diren Roj, PKK'ye İran'dan katıldığını belirterek, "Bir kadın olarak İran sisteminde yaşamak çok zor. Hepimiz biliyoruz ki aslında hiçbir ülkenin koşulları kadın için İran'dan farklı değildir. Bende her gün şiddetle karşı karşıya kalan İran rejiminin acımasız yüzünü bütün benliğimle yaşayan, deyim yerinde ise, canlıyken aslında ölümü yaşayan kadınlardan birisiydim" dedi.

'Çocuk yaşta zorla evlendirildim'

Üç kardeş olduklarını 7 yaşındayken babasını kaybettiğini belirten Diren, "Babam vefat ettikten sonra annem bizi büyüttü. Abim uyuşturucu satıyordu. Rejim tarafından hakkında yakalama ve idam edilme kararı çıkartılmıştı. Bu yüzden abim kaçmak zorunda kaldı. Abim yakalanamayınca annem tutuklanarak müebbet hapis cezasına çaptırıldı. Annem tutuklanınca ben ve kardeşim tek kaldık. Geçimimizi sağlayamadığımızdan kaynaklı çocuk yaşta evlenmek zorunda bırakıldım. Bir yıl evli kaldım ve her gün şiddete maruz kaldım. Kendimi koruyup savunacak ne gücüm nede bilincim vardı. Kendimi savunmasız hissediyordum, eşim istediği zaman bana her türlü şiddeti uyguluyordu" ifadelerinde bulundu.

'İşkence gördüm, çocuğum elimden alındı'

Evlendikten kısa bir süre sonra hamile kaldığını kaydeden Diren sözlerine şöyle devam etti: "Ben hamile iken eşim başka bir kadınla beni aldatıyordu. Doğumdan sonra maruz kaldığım işkenceden kaynaklı bir ay hastanede kaldım. Eşimle birlikte olan kadın durumu öğrenince ve benim içerisinde olduğum durumu görünce kendisini yaktı. Diğer taraftan eşimin ailesi beni hep dışlıyordu. Eşim annesi bana işkence yapıyor sürekli babamın evine gitmemi istiyordu. Çocuğum küçüktü emzirilmeye ve bana ihtiyacı vardı. Ben onu emzirirken kollarımın arasından alıp beni evden attılar. Yaşam benim için ölümden beter olmuştu. Abimin yanına gittim fakat orada da istenilmiyordum eşimin ve ailesinin şiddetinden sonra abim de bana her gün şiddet uyguluyordu. Dünyada olmak yaşamak benim için bir anlam ifade etmiyordu. Kendimi ifade edeceğim, beni anlayacak, bana kucak açacak kimse kalmamıştı. Dışarı çıkamıyordum. Çünkü dışarısı kadın için inanılmaz tehlikelerle doluydu. Ağlamaktan başka çarem yoktu. Sığınacak bir kapı arıyordum."

'Önderliği her okuduğumda güç alıyordum'

Bir kadın olarak PKK'de olmanın, PKK'nin kadın için neyi ifade ettiğini anlatan Diren, "PKK'yi tanımıyordum, bir gün komşular bahsederken ismini duydum ve araştırmaya başladım. Önderliğin kadın için yazdığı yazıları ve kadın üzerine yaptığı çözümlemeleri okuyor ve yeniden doğduğumu hissediyordum. Çünkü Önderliği her okuduğumda çok büyük güç alıyor hep bir merak ve arayış içine giriyordum. Bir şey beni kendine doğru çekiyordu. Bana bu yolun doğru yol olduğunu ve bu yoldan yürümem gerektiğini söylüyordu" ifadelerinde bulundu.

'Başka kadınlar yaşamasın diye…'

PKK'ye katıldıktan sonra yaşamın ne demek olduğunu anladığını kaydeden Diren, son olarak şunları belirtti: "Canlı olduğumu, irademin olduğunu eğer istersem yapamayacağım hiç bir şeyin olmadığını anladım. Önderlik ve onun kurduğu hareket benim yaşam ağacım oldu beni yeniden yaşama bağladı. Bana yaşamın güzelliğini gösterdi. Ben yaşamayı PKK'den öğrendim. Yaşamayı öğrenirken aslında bunun sadece benim yaşamım olmadığını aslında bütün kadınların yaşam hikâyesi olduğunu ve bunu için mücadele edilmesi gerektiğin anladım. Bir kadın olarak yaşadığımın, yaşamın acımasızlığını başka kadınlar yaşamasın diye bu dağlarda mücadele ediyorum. Buradan bütün kadınlara sesleniyorum; gelin eşit güzel ve özgür bir yaşam için beraber mücadele edelim."

'Ablamı sevmediği biriyle zorla evlendirdiler'

YJA STAR savaşçısı Rewşen Umut ise PKK'ye katılım nedenlerini şu sözlerle anlattı: "Ablamın çok sevdiği biri vardı. Fakat ailem için ablamın sevmesi bir anlam ifade etmiyordu. Çünkü önemli olan ablamın sevip sevmemesi değil onların sevmesiydi. Ablamı sevmediği biriyle zorla evlendirdiler. Bu bende hep bir korku oluşturuyordu. Çünkü biliyordum ablamın sonu benimde sonumdu. Babam ablama yaptığı insafsızlığı bana da yapmak istiyordu. Oysa ben çocuktum ama hiçbir zaman babamın evladı olamadım. Hiçbir zaman bir aileye ait olduğumu his edemedim. Hiçbir zaman yaşıtlarım gibi oyun oynayamadım. Benim için yaşam hep bir erkekten yana yazılmıştı. Ailemin çocuğu değil bir erkeğin malıydım. Evde çok çalışmamamıza rağmen emeğimiz hiç görülmezdi. Nede olsa kadındık. Aile içerisinde aşırı derecede şiddet vardı. İnsan vicdanının kabul etmeyeceği olaylara kadın olarak maruz kalıyorduk. Bunu sadece bir ev ile sınırlandırmak çok doğru olmaz. Kadın için her yer aynıdır.

'Babam beni kendisine berdel yapmak istiyordu'

"Babam beni kendine berdel yapmak istiyordu" diye sözlerine devam eden Rewşen, "Fakat buna yok demeye ne benim gücüm nede annemim gücü yetiyordu. Ne kaçacağımız bir kapımız nede tutunacağımız bir dalımız vardı. Yaşamak ne benim için nede annem için bir anlam ifade etmiyordu. Yaşamın acımasızlıkları ve erkeğin şiddetine karşı kendimi koruyacak gücü kendimde bulmadığım için intihar etmeği bile düşündüm. Fakat bunun bir kurtuluş olmayacağını da biliyordum. Çünkü bunu yaşayan sadece ben değildim. Gözümün önünde annem ve ablamda yaşıyordu. Onlar için yaşamalı ve mücadele etmeliydim" şeklinde konuştu.

'Kadını özgürleştirecek tek paradigma Önderliğin felsefesidir'

Kadınların yaşadığı bu durumu kabullenemediğini ifade eden Rewşen, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın kadına yönelik perspektiflerini okuduğunu ve ondan sonra arayışa girdiğini belirtti. "Kadınların özgürce yaşabilmesi için ne yapmalıyım? Onları bu zulümden nasıl kurtarabilirim?" sorularını kendisine sık sık sorduğunu söyleyen Rewşen, "Bu arayış beni PKK' ye getirdi. PKK'deki kadınları araştırdım onların mücadele azminden, gözlerindeki yaşam umudundan etkilendim. PKK'ye katıldıktan sonra PKK'de kadın militanların arasında yeniden doğdum. İnsan olmanın ve kadın olmanın sevincini yaşadım. Kadın olarak gücümün olduğunu anladım. Aslında bu güne kadar yaşamadığımı ve yaşamın benim için yeni başladığının farkına vardım. Önderliği tanıdıkça kadınında tanıdım. Çünkü Önderlik sadece bir halkın, bir hareketin Önderi değildir. İnsanlığın ve ezilenlerin Önderliğidir. Önderlik ezilen kadının umut ve yaşam olanağı ve onun bu güne kadar bastırılan sesi ve yok edilmiş kimliğidir. Bilinmelidir ki, kadını özgürleştirecek tek paradigma Önderliğin felsefesidir. Bunun için ele ele vererek mücadele edelim eşit ve özgür yaşamanın kapılarını hep beraber açalım" diyerek sözlerini noktaladı.

(mg)