Hukukçular: Tahir Elçi'nin katledilmesiyle gözdağı verilmek istendi

13:44

JINHA

İSTANBUL - Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesine ilişkin hukukçular, "Kürt siyasetin içinde hukuksal mücadele eden insanlara yönelik böyle bir saldırı bir gözdağı çağrışımı yapılıyor. Barışçıl siyasete karşı gözdağı verilmek isteniyor. Türkiye'de 1990'lı yıllardan ve askeri dönemlerden daha kötü dönemler yaşanıyor. Yaşananları siyasetçilerin ve askerlerin birlikte örgütleniyor" dedi.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bulunan Tarihi 4 Ayaklı Minare'nin ayaklarından kurşunlanmasına ilişkin bugün sabah saatlerinde gerçekleştirilen açıklama sonrasında, polisler tarafından Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin katledilmesi hukukçuları ayağı kaldırdı. Hukukçular, yaşanan durumun büyük bir insanlık ayıbı olduğuna dikkat çekerek, sorumluların yargılanması gerektiğini vurguladı.

'Tahir Elçi'nin öldürülmesiyle topluma mesaj verilmek isteniyor'

Hakim Eray Karınca, "Bugün bir şehrin merkezinde Baro Başkanı, bir hukukçu bir insan hakları savunucusu katledildi. Yaşanan durum büyük bir insanlık ayıbıdır" dedi. "Tahir Elçi'nin öldürülmesiyle verilen mesaj belli 'kardeşim muhalifsen seni hapse atarim oda olmazsa öldürürüm’ diyerek topluma da bir mesaj veriliyor" diyen Eray, haberlerde Tahir Elçi'nin olisler tarafından katledilmesine rağmen devletin ise başkalarının katledildiğini söyleyeceğini belirterek, "Ben bir hukuk savunucusuyum ve net olmadığı sürece hiçbir tarafı yargılamaya hakkım yok. Ancak polisler tarafından katledilmiş ise büyük utanç durumudur. Sorumlular yargılanmalıdır ancak güvenlik güçleri tarafından katledilmediyse dahi neden korunmadı diye sormak gerekiyor" diye vurguladı.

'Susmayacağız çekilmeyeceğiz '

Hukuk savunucuları olarak hiçbir baskı karşısında yılmayacaklarını dile getiren Eray, "Burada bize düşen tek şey var. Susmayacağız, platformlardan çekilmeyeceğiz daha çok özgürlük talep edeceğiz. Kim yapmış olursa olsun münferit bir olay olduğunu düşünmüyorum sürecin bir parçasıdır yönetenler bunu on görüp ona göre davranmalıdır. Biz hukuk ve insan hakları savunucuları olarak daha yüksek sesle daha fazla alanda olacağız" şeklinde konuştu.

'Barışçıl siyasete karşı gözdağı verilmek isteniyor’

Yaşanan olaya ilişkin tepki gösteren avukat Yasemin Öz, " Bir toplantı sırasında Tahir Elçi'nin suikast sonucunda öldürüldüğünü öğrendim. Bu çatışma şeklinde kamuoyuna yansıtılmaya çalışılıyor" dedi. Bir kaç önce Diyarbakır'a gittiğinde Sur İlçesi'nde çok sayıda polislerin olduğunu söyleyen Yasemin," 8 yıldır Diyarbakır'a gidiyorum. Ama ilk defa bunlara tanık olmuştum. Bütün gün boyunca silah seslerini dinledim. Bir baro başkanının basın açıklaması yaparken Diyarbakır gibi bir yerde polisin ve önlemin alınabildiği bir yerde bu şekilde öldürülmesi devlet yapmıyorsa devletin zafiyeti demektir, koruyamıyor demektir" dedi. " Kürt siyasetin içinde hukuksal mücadele eden insanlara yönelik böyle bir saldırı bir gözdağı çağrışımı yapılıyor. Barışçıl siyasete karşı gözdağı verilmek isteniyor" diye konuşan Yasemin, Türkiye'de 90'lı yıllardan ve askeri dönemlerden daha kötü dönemler yaşandığını söyledi. Yaşananları siyasetçilerin ve askerlerin birlikte örgütlediğini ifade eden Yasemin, " Bizim barışçıl siyasete ısrar edip bu devletin bu işlerdeki alması gereken sorumluluğu almadığını teşhir etmek gerekiyor. Hukuki yolları zorlamamız lazım" dedi. Türkiye'de demokrasinin işlemediği bir dönem olduğunu kaydeden Yasemin, Türkiye'de demokrasiye daha çok sarılarak barış ve demokrasi için mücadele etmek gerektiğini vurguladı.

(ödk-sg/zd/fk)