Devletin zulmünü yaşayanların sesi kesildi

14:17

JINHA

AMED - Bölgede 90'lı yıllardaki yargısız infaz, faili meçhul cinayetler, köy yakma davalarında mağdur avukatlığı yapan Tahir Elçi, Diyarbakır ve bölgedeki hak ihlalleriyle ilgili de çalışmalarını sürdürüyordu. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) kurucularından olan Tahir, bölgede yaşanan hak ihlallerini uluslararası alanda da dünya kamuoyuna duyurmuştu.

Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Balıkçılarbaşı semtinde bulunan ve geçtiğimiz gün kurşunlanarak tahrip edilen tarihi Dört Ayaklı Minare'nin önünde Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, bir grup avukatla açıklama yaptıktan sonra silahlı saldırıya uğradı. Başından ağır yaralanan Tahir Elçi, kaldırıldığı Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetti. 1966 yılında Şırnak'ın Cizre ilçesinde dünyaya gelen Tahir Elçi, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 1991 yılında D.Ü. Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Tahir Elçi, 1992 yılından bu yana avukatlık görevini sürdürerek, insan hakları alanında birçok çalışma yürüttü. Bölgede özellikle Kürt halkına yönelik 90'lı yıllardan bu yana yaşanan hak ihlalleri davalarına katılan Tahir, cezasızlıkla sonuçlanan davaları uluslararası alana taşıyarak, bölgede yaşananları dünya kamuoyuna yansıttı.

Katledilen Medeni ve Nihat'ın davasına bakıyordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) kurucularından Tahir, 90'lı yıllardaki yargısız infaz, faili meçhul cinayetler, köy yakma davalarında mağdur avukatlığı yaparken, Diyarbakır ve bölgedeki hak ihlalleriyle ilgili de çalışmalarını sürdürüyordu. Diyarbakır Barosu 43. Olağan Genel Kurulunda, Baro Başkanı seçildiğinde "kendisini onurlu ve zor bir görevin ve yoğun bir gündemin beklediğini" söylemişti. Diyarbakır Lice'de askerlerce öldürülen Medeni Yıldırım ile Cizre'de 12 yaşında sokakta öldürülen Nihat Kazanhan'ın ailesinin avukatlığını yürüten Tahir, ayrıca Diyarbakır KCK davasının da avukatlarındandı.

'Mahkemeye olan güvenimiz kalmadı'

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 22 Ekim 1993'te 16 kişi öldürüldü, çok sayıda ev ve işyeri yakıldı. Yüzlerce kişi göçe zorlandı. Öldürülenler arasında Tuğgeneral Bahtiyar Aydın da vardı. Katliamla ilgili iddianame zamanaşımına bir gün kala kabul edildi, yargılama 21 yıl sonra, 16 Ocak'ta başladı. Dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Eşref Hatipoğlu ile Üsteğmen Tünay Yanardağ "Taammüden öldürme", "Halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik", "Cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 24 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada mağdur ailelerin avukatlığını yapan Tahir, "Mahkemeye, adaleti gerçekleştirme gibi bir niyetlerinin olmadığını, kendilerine karşı güvenimizi kaybettiğimizi, tarafsız olmadıklarını söyledik ve reddi hakim talebinde bulunduk" demişti.

'Faili meçhul cinayetler etkili bir biçimde soruşturulmadı'

Şırnak'ın Cizre ilçesinde 1993-1995 arasında 21 insan öldürüldü. Olayın üzerinden 22 yıl geçti ve açılan dava kapsamında 47 duruşma görüldü. 21 kişinin zorla kaybedilmesi ve yasadışı keyfi infaz edilmesi ile suç işlemek için örgüt kurmak suçlarından yargılanan davanın en önemli sanığı emekli Jandarma Kıdemli Albay Cemal Temizöz hakkında, 18 Haziran 2015 tarihli duruşmada beraat talep edildi. Savcı Hasan Ali Erkan, dönemin Cizre İlçe Jandarma Komutanı Cemal Temizöz'ün yanı sıra diğer sanıklar eski Cizre Belediye Başkanı ve korucubaşı Kamil Atağ, Kukel Atağ, Tamer Atağ, Adem Yakin, Fırat Altın (Abdulhakim Güven), Hıdır Altuğ ve Burhanettin Kıyak hakkında da beraat istedi. 5 Kasım'daki karar duruşmasında bu talep hükme bağlanacak. Tahir Elçi, Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele'nin (JİTEM) "sorgu ve infaz" ekibindeki "Yavuz" kod adlı kişinin, Uzman Çavuş Burhanettin Kıyak olduğunu tespit etmişti. Tahir, ikinci iddianamenin de Cemal Temizöz davasıyla birleştirileceğini söylemişti. Tahir davayla ilgili şunları belirtmişti: "Haklarında yeni dava açılan ekibin görev yaptığı dönemde aynı yer ve ilçede 40-50'ye yakın faili meçhul cinayet işlenmiş ancak bunlar etkili bir biçimde soruşturulmadı. Bu anlamda eksik bir dava."

Kuşkonar ve Koçağılı'nın bombalanması

Şırnak'ın Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin 26 Mart 1994'te Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait F-16'lar ile bombalanması ve 38 kişinin öldürülmesiyle ilgili soruşturma dosyasını inceleyen Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, olayın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava açılmamasına kararı verdi. Tahir Elçi, savcılığın "kovuşturmaya yer yok" kararına ilişkin "Bu karar, devletin yurttaşlarına ve bireylere karşı hukuki ve ahlaki sorumluluğunun ihlalidir. Çoğu çocuk ve kadın 38 kişinin bombalanarak öldürüldüğü olayla ilgili, 20 yıl boyunca gerekli ve yeterli soruşturma yapılmadı, , faillerin kimlikleri bile tespit edilmedi tespit edilenler hakkında da gerekli işlem yapılmadı" ifadelerinde bulunmuştu.

Roboski Katliamı: Soruşturmanın adil yürütülemeyeceğini söylemiştik

Şırnak'ın Uludere ilçesindeki Ortasu/Roboski ve Gülyazı/Bujeh köylerinden, 28'i aynı aileden 34 kişi savaş uçaklarının bombardımanıyla 28 Aralık 2011'de katledildi. Roboski katliamı dosyası, 11 Haziran 2013'teki görevsizlik kararıyla askeri savcılığa gönderildi. 1,5 yıldır yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, "taksirle ölme sebebiyet vermekten dolayı" Roboski katliamıyla ilgili soruşturma dosyası hakkında görevsizlik kararı verip dosyayı Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gönderdi. Genelkurmay Askeri Savcılığı da takipsizlik kararı verdi. Avukat Tahir Elçi takipsizlik kararıyla ilgili "Böyle bir karar bizim için sürpriz olmaz. Olayda sorumluluğu bulunan kurumun bünyesinde yer alan askeri savcılık tarafından, soruşturmanın objektif tarafsız ve adil yürütülemeyeceğini söylemiştik" diye kaydetmişti.

'PKK terör örgütü değildir' dedi hakkında yakalama kararı çıkartıldı

Şiddete karşı tavrıyla bilinen Tahir Elçi, geçtiğimiz ay katıldığı bir televizyon programında 'PKK terör örgütü değildir' demiş ve hakkında yakalama kararı çıkartılarak, soruşturma açılmıştı. Bunun yanı sıra Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ve 10 Yönetim Kurulu üyesi hakkında, CMK kapsamında avukat görevlendirilmesini sağlayan OCAS sistemini kapattıkları ve "geç görevlendirme yaptıkları" gerekçiyle de "görevi kötüye kullanma" iddiasıyla dava açılmıştı.

Silvan için 'Acil Yardım Kampanyası' başlattı

Tahir Elçi ve Baro yöneticilerinin bulunduğu heyet, sıkıyönetim uygulamaları ile birlikte halka yönelik tank saldırıları ve hava saldırılarının yürütüldüğü Silvan'da incelemelerde bulunarak bir takım görüşmeler gerçekleştirdi. Silvan'da yaşananlara ilişkin açıklamada bulunan Tahir, halka yönelik ağır silahlar ve zırhlı araçlarla askeri operasyonların yürütüldüğünü ifade ederek, incelemeleri sırasında da 7 yaşındaki Abdullah Güney ve 12 yaşındaki İbrahim Yaskent'in ateşli silah veya şarapnel parçalarından dolayı yaralandığını söyledi. Silvan'dan Başbakan Ahmet Davutoğlu'na seslenen Tahir, halka yönelik operasyonların durdurulması çağrısında bulundu. Tahir açıklamasının ardından Silvan halkına "Acil Yardım Kampanyası" başlattıklarını duyurmuştu.

(mg)