Kayıp Yakınları: 'Çözüm arayışları ön koşulsuz başlamalıdır'
14:37
JINHA
ÊLIH / AMED - Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerinin yargılanması için adalet arayışında olan Cumartesi Anneleri bugünde alanlarda bir araya geldi. Diyarbakır ve Batman'da oturma eylemi gerçekleştiren anneler "Çözüm arayışları ön koşulsuz başlamalıdır" dedi.
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yakalanıp yargılanması için adalet arayışında olan Kayıp Yakınları ve İHD, Batman ve Diyarbakır'da bu hafta da bir araya gelerek oturma eylemi gerçekleştirdi. Batman'da "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" sloganıyla 356'ıncı hafta da Gülistan Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen kayıp yakınları kaybedilenlerin fotoğraflarını taşıdı. Eyleme, DBP İl Eşbaşkanı Songül Korkmaz da katıldı. Açıklamayı yapan İHD avukatlarından Devran Yıldız, "Gelin, yol yakınken bu yanlışlardan dönün. Bugüne kadar uygulayıp da sonuç almadığınız yöntemlerden vazgeçin.Savaşı insanlara dayatarak ancak ve ancak insanların size olan nefretini arttırırsınız" diye konuştu.
'Yol yakınken bu yanlışlardan dönün'
Devran, hala yürürlükte olan "Sokağa Çıkma Yasağı"nın derhal kaldırılması, başta sivil yaşam kayıpları olmak üzere tüm hak ihlalleri için etkin bir soruşturmanın yürütülmesi, sorunların diyalog ile çözülmesinin temel talepleri olduğunu belirterek, "Bugüne kadar savaş hiç kimseye yarar getirmemiştir. Bölgemizde ve Ortadoğu'nun birçok ülkesinde onlarca yıldır yaşanan savaşların yaratmış olduğu yıkımlar bunun en sağlam kanıtlarıdır. Gelin, yol yakınken bu yanlışlardan dönün. Bugüne kadar uygulayıp da sonuç almadığınız yöntemlerden vazgeçin. Savaşı insanlara dayatarak ancak ve ancak insanların size olan nefretini arttırırsınız" diye konuştu.
'10 ayda 70 kadın katledildi'
İHD'nin 25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde kamuoyuna sunduğu raporu hatırlatan Devran, 2015 yılının ilk 10 ayında 70 kadının katledildiğini belirtti. Türkiye'de basına yönelik sansür ve engellemelere de dikkat çeken Eğcıuz, "Basın özgürlüğüne dönük baskılar tüm şiddetiyle devam etmekte olup insanların haber alma özgürlükleri ellerinden alınmakta, basın mensupları şiddete maruz kalarak hapisle cezalandırılmaktadır" diye belirtti.
'Çözüm arayışlarına ön koşulsuz başlanmalı'
Devran, "Bizler hak savunucuları olarak ülkemizde ve bölgemizde yaşanan sorunların müzakere yöntemiyle çözülebileceğini, hiçbir şeyin insan yaşamından daha değerli olmadığını, barışın hala en olumlu yol ve yöntem olduğunu bir kez daha hatırlatıyor ve sorumluluğumuz gereği meselenin taraflarını geçmişte yaşanan bütün olumsuzlukları bir tarafa bırakarak çözüm arayışlarına ön koşulsuz bir şekilde başlamaları çağrısını buradan yineliyoruz. Yaşadığımız topraklara bir an önce barışın gelmesi dileğiyle" şeklinde konuştu.
Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.
DİYARBAKIR
'Bölgede uygulanan sokağa çıkma yasakları fiili bir darbedir'
Kayıp Yakınları ve İHD'nin 355'inci haftada Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. İHD Diyarbakır Şubesi yönetici ve üyeleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, kayıp yakınları ile insan hakları aktivistlerinin de katıldığı eylemde, 1993 yılında Diyarbakır'ın Hani ilçesinde, askerlerce taranan bir evde misafir bulunan ve yaralanarak yaşamını yitiren Felek Ok'un faillerinin bulunup, yargılanması talep edildi..
'Acı duyuyoruz, şiddetle kınıyoruz'
Oturma eyleminden önce konuşan İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Nigar Kocaman, 355 haftadır kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması için eylem yapmış olmalarına rağmen, bölgeden yeni ölümlerin yaşandığını söyledi. Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'ye yönelik bir saldırı gerçekleştiğini ve yaşamını yitirdiğine yönelik son dakika haberi aldıklarını ifade eden Nigar, Tahir'e yönelik gerçekleşen saldırıdan büyük acı duyduklarını ve şiddetle kınadıklarının belirtti.
'Bölgede fiili bir darbe uygulanıyor'
Nigar, 15 ayrı ilçede, 40 yakın kez ilan sokağa çıkma yasakları uygulamaları ve ortaya çıkardığı ağır yaşam ve insan hakları ihlalleri ile itibariyle, bölgede fiili bir darbe yapıldığını söyledi. Ortaya çıkan insan hakları ihlallerinin sorumlusunun, Dolmabahçe mutabakatı ile kurulan çözüm masasını deviren siyasi söylemlerin ve sahiplerinin olduğunu kaydeden Nigar, ihlallerin önlenmesi için, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yeniden müzakerelerin başlatılarak çözüm ortamının sağlanması önerisinde bulunduklarını belirtti. Nigar, bu konuda ısrarcı olduklarını ve çözümün ancak Kürt toplumunun taleplerine karşılık verilmesi ile sağlanabileceğini dile getirdi.Nigar, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasını ise, basın özgürlüğüne yönelik bir darbe olduğunu kaydetti.
Nigar'ın konuşmasının ardından İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Emin Ermin, 2 Mart 1993 yılında Diyarbakır'ın Hani ilçesinde, askerlerce taranan bir evde misafir bulunan ve yaralanarak yaşamını yitiren Felek Ok'un hikâyesini paylaştı. Emin, Ev Sahibi Mehmet Önen'in konu ile ilgili mahkemeye verdiği ifadeleri aktardı.
Rütbeli asker: Evinizi biz taradık
Mehmet Önen'in mahkemede verdiği ifade şu şekilde:
"02.03. 1993 tarihinde evimizin güney tarafı panzerlerle tarandı. Evimizde misafirimiz olan Felek Ok, evin o tarafında bir odada yatıyordu. Yaralandı. Yaralı haliyle başka odaya kaçmaya çalışırken düştüğü yerde yaşamını yitirdi. Kızım Fatma, kolundan yaralanmıştı. Panzerin ayrılmasıyla silah sesleri kesildi. Doğrudan evimiz hedef alınmıştı. Evin çeşitli yerlerinde küçük çaplı yangınlar çıkınca söndürüyorduk. Kızımın kolunu bezlerle sardık. Sabah olunca emniyete haber vermek için komando birliğinin önünden geçerken, bir asker nereye gittiğimi sordu. Erin yanında bir rütbeli vardı. 'siz benim nereye gittiğimi iyi biliyorsunuz, gece evimi taradınız, onu haber vermeye gidiyorum' dedim. 'Emniyete gitme. Taramayı biz yaptık, bize gel' dedi rütbeli kişi. 'İçeride kaç ölü var "diye sordu. Bir kişi diye cevap verdim. 'Bir 1 ise geçmiş olsun' dedi. Yanlarında 2 sivil vardı. Onların polis ya da kim olduklarını bilmiyorum. Eve geldiler, kovanları topladılar. Yaklaşık 15 dakika sonra Polisler geldi. Kızımı Karakola götürüp koluna pansuman yaptıktan sonra, hastaneye götürdüler."
Yapılan konuşmaların ardından Felek Ok ve tüm kayıplar anısına gerçekleştirilen 5 dakikalık oturma eyleminin ardından etkinlik sona erdi.
(ekip/dk)
