Kadınlar: Bu ona sözümüz olsun; barışı hep birlikte inşa edeceğiz
09:07
JINHA
ANKARA - Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin katledilmesine tepki gösteren siyasi partiden kadınlar bu katliamla demokrasiye olan inancın yok edilmesinin hedeflendiğini, katliam üzerinden gözdağı verilmeye çalışıldığını ifade ederek Türkiye ve Kürdistan halklarına baş sağlığı diledi.
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin Sur ilçesinde basın açıklaması sırasında katledilmesini kınayan siyasi parti temsilcisi kadınlar, katliamın hesap edilerek yapıldığına vurgu yaparak bu katliamlarla halk üzerinde bir korku dünyasının yaratılmak istendiğine dikkat çekti.
'Demokrasiye inancın yok edilmesi hedefleniyor'
Tahir Elçi'nin öldürülmesini AKP Hükümeti'nin savaş politikasından ayrı ele alınmaması gerektiğine vurgu yapan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan "Özellikle son dönemde yaşanılan katliamlardan Diyarbakır, Suruç, Ankara Katliamları, Sayın Demirtaş'a yönelik suikast girişimleri, Sayın Figen Yüksekdağ'a yönelik eylemde kafasına hedef alınarak gaz kapsülünün atılması savaş konseptinin birer parçası. Tahir Elçi'nin de katledilmesine yönelik arkasında her ne varsa bunun açığa çıkarılması, sorumluların açığa çıkarılması bu cinayeti işleyen odakların açığa çıkarılması için hükümete görev düşüyor. Eğer hükümet bu işin içinde değilse. Ben tekrar Türkiye ve Kürdistan halklarına başsağlığı diliyorum" diye konuştu.
Katliamın çok provokatif bir katliam olduğunun altını çizen Selma "Sonuçta bu tür insanlara yönelik katliamların halk üzerinde yaratacağı etkinin hesap edilmediğini düşünmüyorum ben. Hesap edilerek yapılmış bir katliam. Bu açıdan da tabi ki Tahir Elçi'nin görüşleri, fikirleri demokrasi mücadelesine, demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılmasına dair görüşleri önemlidir. Ve bütün bu katliamlarla esasında demokrasiye inancın yok edilmesini hedefliyorlar. Demokrasiye inananlara da bu cinayet üzerinden gözdağı vermeye çalışıyorlar. Tahir Elçi'nin görüşlerinden bağımsız olmadığı düşünüyorum bende" dedi.
'İstedikleri; Korku dünyasını büyütmek'
SYKP Eş Genel Başkanı Necla Kurul ise Hrant Dink'i hatırladığını belirterek, "Duyduğumda yeniden derin bir karanlığın içine gömüldüğümü hissettim. Etrafımdaki insanlarda haber verdiğinde aynı duyguyu yaşadılar. İlk zihnimizde canlanan yere düşmüş bedeniyle Hrant Dink'ti. Ardından Tahir Elçi'nin fotoğrafı yine minarenin altında… Gerçekten Türkiye kötülüğün sıradanlaştığı bir zemine doğru hızla kaymakta. Bir hukuk insanı, emek, demokrasi mücadelesi veren bir hukuk insanı en doğal insan hakkı olan, insan hakkı olması gereken bir basın açıklaması yaparken bir karışıklıkla yine nedeninin devletin koruması altındaki bu protesto hakkını korumayan ya da devlet ile ilgili güçlerin içinde yer aldığını tahmin ettiğim bütün basın mensuplarının bir olayla derin bir şekilde yitirmiş bulunuyoruz. İstedikleri şey şu; korku dünyasını büyütmek, karanlığı büyütmek. Bu gerçekleşmeyecek. Çünkü her ölüm birçok insanda yeni bir direnme gücü yaratacak. Ve insanlar biriktiriyor, bekliyorlar" şeklinde konuştu. Necla tüm Türkiye ve Kürdistan halklarına başsağlığı dileyerek " Biz artık barış güvercinlerinin her gün uğurlandığı bir ülke olmak istemiyoruz" dedi.
'Çatışmanın, ölümün olmadığı bir ülkeyi inşa edeceğiz'
Halkevleri Genel Sekreteri Dilşat Aktaş bugüne kadar barış taleplerinin bir şekilde yok edilmeye çalışıldığını belirterek barış isteklerinin öldürüldüğünü vurguladı. "Tahir Elçi'ye sıkılan kurşun, bu ülkede eşitlik, özgürlük, barış isteyen herkese sıkılmış bir kurşundur. Sokakta bu taleplerle halen insanlar bir aradalar. Önümüzdeki günler solun, sosyalistlerin, yurtseverlerin en geniş direniş cephesini örgütlemekten geçiyor. Önümüzdeki günler bize böyle görevler biçiyor. Tahir Elçi hepimizin çok saydığı, sevdiği ve yıllardır gerek bölgede gerekse Türkiye'nin dört bir yanında barış ve insan hakları mücadelesinde bilinen bir isimdi, ağabeyimizdi. Onun dediği gibi çatışmanın, ölümün olmadığı bir ülkeyi inşa edeceğiz, barışı hep birlikte inşa edeceğiz. Bu ona sözümüz olsun" diyen Dilşat bu katliam ile iktidara karşı olan herkese bir gözdağı verildiğini ifade etti.
Yıllardır iktidarın insanları öldürerek bir araya getirmeye çalıştığına değinen Dilşat bu topraklarda faşizme karşı mücadelenin köklü olduğunun bilinmesi gerektiğine dikkat çekti. Dilşat "Bize düşen bunu daha köklü gerçekleştirmektir. İktidar Bundan sonra kendisi tarafından yönetilmek istenen halktan, sarayın tarafını kuşatacak halktan korksun. İnanıyoruz bu daha da büyüyecek, izin vermeyeceğiz" dedi.
(de/fk)

