Faili devlet suçlarının avukatıydı, faili devlet katletti
09:40
JINHA
ANKARA- Tahir Elçi'nin suikast sonucu öldürülmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan sendikalı kadınlar, Tahir Elçi'nin Kürt halkının onurlu avukatlarından biri olduğunu, devletin işlediği tüm savaş suçların teşhir edilmesinde çok önemli bir yerde durduğunu belirterek, hedef alınarak öldürülmesinin tesadüf olmadığını söyledi.
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesine her yerden tepkiler geliyor. Sarayın ve AKP hükümetinin bu katliamı gerçekleştiğini belirten sendikalı kadınlar iktidarın aciz bir konuma düştüğünü bu yüzden katliamlarla iktidarını devam ettirmeye çalıştığını belirtti. DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu , Tahir Elçi'nin katledilmesinin 7 Haziran'dan bu yana yaşanılan savaş sürecinin bir devamı olduğunu belirterek her gün yeni bir katliamla, ölümle, baskıyla ve şiddet politikasıyla karşı karşıya kalındığını söyledi. İktidarın halkı katletmesini acizlik göstergesi olarak değerlendiren Arzu, "Gerçekten artık çok korkuyorlar ve diktatörlüklerini katliam yaparak gösteriyorlar. Baskı, ölüm ve şiddet üzerinden iktidarlarını var etmeye çalışıyorlar. Çünkü bu iktidar insanları öldürerek kendini var ediyor. Ama bu artık böyle devam etmez" diye vurguladı. Gazetecileri hapsederek, katliamlar yaparak , sokak ortasında açıkça insanları katlederek halkı susturamayacaklarını ifade eden Arzu, " Korkmayacağız mücadeleye etmeye devam edeceğiz. Türkiye halkları bu karanlık günleri aşarak daha fazla birbirine kenetlenecek. Omuz omuza vererek faşizme karşı mücadele edeceğiz" dedi.
'Devletin Tahir Elçi'yi seçmesi tesadüf değil'
Eğitim Sen Genel Sekreteri Sakine Esen, Tahir Elçi'nin Kürt halkının onurlu avukatlarından biri olduğunu, devletin işlediği tüm savaş suçların teşhir edilmesinde çok önemli bir yerde durduğunu belirtti. "Roboski'de öldürülen 33 kişi, Cizre'de gözaltında kaybedilen 22 kişi, Lice'de öldürülen 16 kişinin kısacası ezilen tüm halkların avukatıydı. Ve bu nedenle Kürdistan'da nerde bir kayıp devletin zulmüne uğramış biri varsa Tahir Elçi onlarla birlikte adalet arayışı içerisindeydi" diyen Sakine, bu yüzden Tahir Elçi'nin hedef olarak seçilmesinin tesadüf olmadığını belirtti.
'AKP her istikrar dediğinde Kürdistan'da katliam yaşanıyor'
Geçtiğimiz ay Tahir Elçi'nin hukuksuz bir şekilde gözaltına alındığını fakat oluşan kamuoyu neticesinde devletin tutuklayamadığını değinen Sakine, "Seçim sürecinde beyaz Toros'larla Kürt halkını tehdit edenler seçimden hemen sonra Cizre'de, Nusaybin'de Silvan'da savaş suçu işledi " diye belirtti. Devletin Tahir Elçi'yi tutuklayamadığına değinen Sakine, "Ama bugün katletti. Bu katliam AKP'nin Kürdistan'da istikrar söylemlerinin bir boyutu. Çünkü AKP her istikrar dediğinde Kürdistan'da yeni bir katliam yaşanıyor" ifadelerini kullandı.
'Devlet adaleti katletti!'
Bu katliamın sorumlusunun AKP hükümeti ve sarayın olduğunu söyleyen Sakine," Biz Kürt halkıyla beraber onların onurlu avukatı Tahir Elçi'nin, davasının takipçisi olacağız. Kürdistan'da ki katliamlar başta olmak üzere Suruç ve Ankara katliamının hesabını soracağız. Bunların bir daha yaşanmaması için mücadelemize devam edeceğiz. Acımız büyük devlet adaleti katletti. Bizde Tahir'in bıraktığı adalet mücadelesini onun adına devam ettireceğiz" dedi.
'Devlet toplu katliamlardan sonra kurum yöneticilerini katletmeye başladı'
KESK Eş Başkanı Şaziye Köse ise, Baro Başkanı Tahir Elçi'nin katledilmesiyle savaş konseptinin bir üst noktaya sıçradığını devletin toplu katliamlardan sonra kurum yöneticilerini katletmeye başladığını belirtti. Devletin açıkça bir suikast gerçekleştirdiğini söyleyen Şaziye, "İktidar savaşı sürekli ilerleterek devam ettiriyor. Kürdistan'da yaşam alanlarını ablukaya alarak her yeri keskin nişancılarla donatarak insanlar öldürüyor" diyerek devletin barışı, kardeşliği savunan Tahir Elçi'yi katlettiğini ve bu katliamları tırmandıracağını söyledi.
Tahir Elçi'nin katledilmesinin Türkiye halklarına bir gözdağı olduğunu belirten Şaziye, "Devlet, susun bana biat edin diyor. Yoksa barış isteyenleri sokakta herkesin gözü önünde katlederim diyor" diye konuştu. Emek demokrasi güçleri ve Türkiye hakları olarak baskılara ve şiddete göz yummayacaklarını vurgulayan Şaziye" Halklara çağrım ölümleri durdurmak için herkes hızlı bir şekilde barış sesini yaygınlaştırmalı ve barış mücadelesini yükseltmeli. Yapacağımız tek şey direnmek" diyerek devlet şiddetinin son bulmasını istedi.
(he/fk)

