'Şiddet sarmalından nasibini alan bir ülkede kadın olmak zor'
15:37
JINHA
İSTANBUL- Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen, Kadına Karşı: Doğu/Batı, Savaş/Barış Tanımayan Şiddet Sempozyumu'nda konuşan Nebahat Akkoç, kadına yönelik şiddetin önlenmesi noktasında öz yönetimin önemine değinerek, "Otoriter olmayı marifet sayan siyasi bir iktidar var. Biz yerinden yönetimi savunuyoruz. Çok net görüyoruz ki diğer türlü kadın sorunlarının çözümü başarılı olmaz" dedi.
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı'nın 25. Yıl Etkinlik Dizisi kapsamında Boğaziçi Üniversitesi ve İsveç Başkonsolosluğu işbirliğiyle düzenlediği "Kadına Karşı: Doğu/Batı, Savaş/Barış Tanımayan Şiddet" başlıklı uluslararası sempozyumu "Şiddet Politikaları ve Uygulamaları" konulu oturumla devam etti.Oturum, Diyarbakır'ın Sur İlçesi'nde katledilen Tahir Elçi'nin cenaze törenine katıldığı için sempozyuma gelemeyen HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu'nun mesajının okunması ile başladı. Filiz mesajında, Tahir Elçi'nin hedef gösterilerek katledildiğini, erkekliğin fetişleştirildiği ve suikastların hayatları kuşattığı bir ortamda kadın mücadelesinin önem taşıdığını belirtti.
'Kadınlarla yüz yüze görüşmek gerekiyor'
İlk olarak konuşan KAMER Kurucularıdan Nebahat Akkoç, KAMER'in 28 ilde yapmış olduğu çalışmadan bahsederek, " 35 bin kadının kapısını çaldık. Her evde bir saat kaldık. Konuştuğumuz kadınların yüzde yirmi dördü bekardı. Erken evlilik oranı yüzde kırk görünüyordu.Eğitim oranı çok düşüktü.Yüzde otuz dokuz hiç okula gitmemiş kadınlardı. Yoksulluk ise inanılmaz boyutta. Yüzde elli civarı oranında hanenin geliri Bin TL'den azdı. 'Sizce kadınlar şiddete maruz kalıyor mu' diye sorduğumuzda yüzde doksanı 'evet' dedi, yüzde altmış biri kadınların bunun için mücadele etmediğini ve yüzde altmış dokuzu bunun sebebin korku olduğunu söyledi" diye anlattı. Devletin yaptığı araştırmalarda şiddetin yüzde kırk oranında çıktığını söyleyen Nebahat," Demek ki görünmeyen yüzde ellilik bir şiddet daha var" dedi. Bölge illerinde namus adına işlenen cinayetlerde azalma yaşandığını söyleyen Nebahat, "Kadınların kurtuluşunu sağlamak ne sokakta yürüyüş yaparken ne de sosyal medya ile oluyor. Kadınlarla yüz yüze görüşmek gerekiyor. Bu mesele uzaktan çalışılmıyor. Türkiye'de bu sistem hiç bir sorunumuzu çözmeyecek bizim. Otoriter olmayı marifet sayan siyasi bir iktidar var. Biz yerinden yönetimi savunuyoruz. Çok net görüyoruz ki diğer türlü kadın sorunlarının çözümü başarılı olmaz" dedi.
'Eşitlik ve cinsiyet eşitliği yerine fıtrat eşitsizliğini konuluyoruz'
CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok ise sözlerine Sivas Katliamı'nda yaşamını yitiren Metin Altıok'un şiiri ile başlayarak Tahir Elçi'yi andı. Ardından AKP'nin dindar ve kindar bir nesil yaratmaya çalıştığını söyleyen Zeynep, "Şiddetten nasibini almayan kalmadı. Ankara katliamından sonra tribünlerden ölenleri yuhlayan, Kırşehir'de kitapçı yakan, şehit cenazelerinden sonra Kürt avına çıkan, kendi ülkesinde neler yaşandığını bilemezken Uygur Türkleri için sokağa çıkıp restoran basan bir vandallık yaratıldı. Maraş Katliamı'ndan Roboski'ye Kürt ve Alevi gençlerine bir vahşet yaşatılıyor. Bu tablo içinde kadının yeri nedir? Şiddet sarmalından nasibini alan bir ülkede kadın olmak zor. Peki Alevi kadın, Kürt kadın, yalnız kadın, laik kadın neler yaşıyor? Kadının konumu ülkenin değişimini gösteren en önemli unsurdur. Eşitlik ve cinsiyet eşitliği yerine fıtrat eşitsizliğini konuluyoruz. Bu durum eşitsizlikten sonra fiziksel şiddete de dönüşüyor. Mücadeleye devam edeceğiz ve hep birlikte değiştireceğiz" diye belirtti.
Oturum Prof.Dr Oğuz Polat'ın şiddet olgularında adli tıp sürecini konu alan sunumu ile son buldu.
(ck-sg/zd/fk)
