Kadına yönelik şiddet: Aile içi şiddet nedir?
08:09
JINHA
ANKARA - Kadın Dayanışma Vakfı'nın ortaya koyduğu verilere göre, aile içi kadına yönelik şiddet; aile içinde meydana gelen, cinsiyete dayalı, kadın üzerinde baskı ve üstünlük kurmayı amaçlayan, tehdit, dayatma, kontrol içeren; psikolojik, cinsel, ekonomik, fiziksel zararla sonuçlanan, kadının insan haklarını ihlal eden her türlü eylemden oluşuyor.
Kadın Dayanışma Vakfı'na göre kadına yönelik şiddet, kadının toplumdaki ikincil konumuna dayalı olarak kadına uygulanan her türlü şiddet eylemi ya da tehdidinden oluşuyor. Aile içinde meydana gelen, cinsiyete dayalı, kadın üzerinde baskı ve üstünlük kurmayı amaçlayan, tehdit, dayatma, kontrol içeren; psikolojik, cinsel, ekonomik, fiziksel zararla sonuçlanan, kadının insan haklarını ihlal eden her türlü eylem şiddet olarak değerlendiriliyor.
Şiddet en yakınından geliyor
Aile içinde kadına yönelik şiddet, her yaştan, her öğrenim düzeyinden, her gelir düzeyinden, bekâr, boşanmış, evli, her ülkeden kadının gerçeği olarak karşısına çıkarken tüm dünyada kadınlara eşleri, babaları, erkek kardeşleri ya da sevgilileri tarafından şiddet uygulanıyor. Aile içinde kadına uygulanan şiddet, gerek şiddet uygulayan gerek toplum ve kimi zaman da şiddete maruz kalan kadın tarafından meşru kabul ediliyor. Ayrıca kadınlar yaşadıkları şiddetin sorumlusu olarak görülmekte, şiddetin hak edildiği inancı toplumda yaygın biçimde varlığını sürdürüyor.
Aile içi şiddet göz ardı ediliyor
Vakfa göre, aile içinde kadına yönelik şiddet en yaygın, buna rağmen en fazla göz ardı edilmiş insan hakkı ihlali. Aile içinde kadına yönelik şiddetin, şiddet uygulayan kişinin akıl veya ruh sağlığının bozuk olması, eğitim seviyesinin düşük olması, işsizlik, ekonomik sıkıntılar, stres, gibi bireysel faktörlerden kaynaklandığı görüşü yaygın olmakla birlikte kimi durumlar için bu görüş, dünyadaki yaygınlığına bakıldığında aile içi şiddet olaylarının tümü açıklanamıyor.
Aile içi bireysel etmenlerden öte genel bir olgu
Aile içinde kadına yönelik şiddetin bireysel nedenlerden öte daha genel sistemlerle açıklanabilecek bir olgu olduğunu belirten Vakıf, aile içi şiddetin cinsiyet kökenli olduğu; yani temelini cinsiyetlerin toplumsal hayattaki eksik ve kusurlu yapılanışından aldığını vurguluyor. Buna göre, erkeğin uyguladığı şiddete neden olan, erkeğin kadından daha üstün ve kadın üzerinde baskı kurmasının doğal bir hak olduğuna inanılması olarak değerlendiriyor.
Aile içinde kadına şiddeti ortaya çıkaran faktörler
Vakıf çok sayıda toplumsal faktörün, aile içinde kadına uygulanan şiddeti ortaya çıkardığını, meşrulaştırdığını ve pekiştirdiğini vurguluyor. Buna göre faktörler ve pekiştirenler şu başlıklar altında toplanıyor:
Kültürel faktörler
Kadın ve erkeğe yüklenen roller ve beklentiler. Erkeğin güçlü, kadının zayıf olduğu inancı. Erkeğin kadın üzerinde söz hakkı olduğu inancı. Erkeklerin şiddeti uygulamasının normal olduğu görüşü. Evlilik gelenekleri (başlık parası, çeyiz). Ailenin öze alan olduğu ve bu alanın erkeğin kontrolünde olduğu görüşü.
Ekonomik faktörler
Kadının ekonomik olarak erkeğe bağımlı hale getirilmesi. Kadınların paraya ulaşım sınırlılığı. Mülkiyet hakları, boşanması sonrası ekonomik haklar vb konularda yasal ayrımcılık. Çalışma hayatına katılımda yaşanan güçlükler. Kadınlara eğitimde eşit fırsat tanınmaması.
Yasal faktörler
Kadının yasalarda ve uygulamalarda ikincil yasal statüsü. Boşanma, velayet, mirasa ilişkin yasalar. Aile içi şiddet ve tecavüzün yasal tanımlamaları. Eğitimsizlik. Polis ve hakimlerin yeterince duyarlı olmaması.
Politik faktörler
Yetkili pozisyonlarda, politika, sağlık, medya ve hukukta kadın temsiliyetinin azlığı. Aile içi şiddetin ciddiye alınmaması. Ailenin, devletin müdahale alanı içinde yer almadığı görüşü. Kadınların politik sistem içinde yer alamaması.
Kadına yönelik şiddetin çeşitli görünümleri
Psikolojik şiddet: Kadına bağırmak, hakaret etmek, aşağılamak, başka kadınlarla kıyaslamak, korkutmak, kıskanmak, kadının nasıl giyineceğine, nereye gideceğine, kimlerle görüşeceğine karar vermek, kadına veya çocuklara zarar vermekle, öldürmekle tehdit etmek, diğer insanlarla ilişkilerini sınırlamak, kendini geliştirmesine engel olmak, yaşadığı şiddetin sorumlusu olarak görmek, kültürel farklılıklarını reddetmek, bastırmaya çalışmak veya bu gerekçeyle kötü muamelede bulunmak.
Cinsel şiddet
Kadını istemediği yerde, istemediği zamanda ve istemediği biçimde cinsel ilişkiye zorlamak, çocuk doğurmaya zorlamak, kürtaja zorlamak, fuhşa zorlamak, cinsel organlarına zarar vermek, cinsel özellikleri bakımından başka kadınlarla kıyaslamak.
Ekonomik şiddet
Kadının çalışmasına izin vermemek, istemediği işte zorla çalıştırmak, kadının para harcamasının kısıtlamak, az para vererek çok şey beklemek, aileyi ilgilendiren ekonomik konulardaki kararları kadının fikrini sormadan tek başına almak, kadının parasını, şahsi mallarını elinden almak, kadının terfi etmesini engelleyecek kısıtlamalar getirmek. (İş gezilerine, toplantılara, kurslara katılmasına engel olmak) kadının iş bulmasını kolaylaştırıcı becerileri geliştirecek etkinlikleri engellemek, iş yerinde olay yaratmak suretiyle kadının işten atılmasına neden olmak.
Fiziksel şiddet
İtip kakmak, tokatlamak, tartaklamak, tekmelemek, kesici ve vurucu aletlerle ya da yakıcı maddelerle bedene zarar vermek, sağlıksız koşullarda yaşamaya mecbur bırakmak, sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel olmak suretiyle bedensel zarara uğratmak.
(he-sy/mg)

