'Bu ateş sizi de yakar' demişlerdi
09:05
Öykü Dilara Keskin - Sarya Gözüoğlu /JINHA
İSTANBUL - Özgür Ülke'nin bombalanmasının ardından 21 yıl geçti, 21 yıl sonra yoldaşlarının görevini devralan kadın gazeteciler, "Ardılları olduğumuz basın çalışanlarının hesabını sormak için buradayız. Tarih sayfalarına bakan genç ve muhalif gazeteciler için bu işi daha hırsla yaptırıyor.21 yıl önce olduğu gibi her koşul altında gerçekleri halka ulaştırmaya devam edeceğiz" dedi.
90'lı yıllarda, muhalif ve demokrat kesimlere yönelik baskılar artarak devam ederken, "gerçekler karanlıkta kalmayacak" diyen gazeteciler ise iktidarın emri ile katlediliyor ya da tutuklanıyordu. Bundan 21 yıl önce 3 Aralık' ta Özgür Ülke gazetesinin İstanbul Kadırga'daki teknik binası, Çağaloğlu'ndaki merkez bürosu ve Ankara bürosu bombalı saldırıya uğradı. Bombalanın üzerinden 15 gün geçmeden Özgür Ülke gazetesi, dönemin Tansu Çiller'in imzalı 'gizli' ibareli bir belge yayınlandı belgede ise şunlar yer alıyordu: "Bölücü ve yıkıcı faaliyetlere destek verecek şekilde yayın yapan basın organlarının faaliyetleri son günlerde devletin bekası ve manevi değerlerine açıkça saldırı şeklini almıştır. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne yönelik bu önemli tehdidin bertaraf edilmesi maksadıyla önlemlerin alınmasına.."
'Bu ateş sizi de yakar'
Özgür Ülke'nin iktidar tarafından emir verilmesi sonucunda bombalamasıyla Kadırga bürosunda çalışan Ersin Yıldız yaşamını yitirirken, 23 gazeteci ise yaralandı. Gazete büyük dayanışma örneği ile yayın hayatına devam ederken, birçok insan hakları savunucusu gazetelerine sahip çıkarak dağıtımcılık yaptı. Sosyalist basın ise bürolarını açarak çıkartırken, bu dayanışma saldırılara karşı mücadelenin gücünü gösterdi. Gazetenin bombalanmasının ertesi günü Özgür Ülke'nin manşeti "Bu ateş sizi de yakar" oldu. Özgür Ülke, bütün saldırılara rağmen halka gerçekleri ulaştırmaktan vazgeçmedi, şimdi yayın hayatına Özgür Gündem adıyla basın şehitlerinden aldığı mirasla devam ediyor.
'Devletin saldırı geleneği değişmedi'
Özgür Gündem gazetesi editörlerinden Sevdiye Ergürbüz, özgür basın çalışanlarının devletin işlediği katliam ve hukuk dışı uygulamalarını yazdıklarından dolayı devletin hedefinde olduğunu söyledi. Sevdiye, özgür basına yönelik saldırıların değişmemesinin nedeni ise şöyle açıkladı: "Bu zihniyet değişmedi çünkü devletin saldırı geleneği değişmedi. Devlet hala işlediği suçlarla yüzleşmediği için gerçeklerin yazılmasından korkuyor ve hala özgür basına saldırı halinde." Anaakım medyada çalışan gazetecilerin yeterince cesur olmadığını ve gazetecilik görevlerini yerine getirmediğini kaydeden Sevdiye, muhalif olan basının ise baskılarla karşılaştığını söyledi.
'Muhabirseniz baskıyı sürekli ensenizde hissediyorsunuzdur'
Muhalif olan basının bir haber takibi sırasında çok rahat gözaltına alınıp saldırıya uğrayabildiğini dile getiren Sevdiye, "Kürt basını özellikle Kürdistan'da haber takibi ederken sürekli baskı ve saldırı altında. Bu durum değişmedi ama bu durumun değişmesi gerekiyor. Kürt basına uygulanan baskılar bir gün ana akım medyaya da uğrar" dedi. "Eğer dışarıda muhabirseniz baskıyı sürekli ensenizde hissediyorsunuz. Bir basın açıklamasında siz işinizi yaparken bir polis sizi kayıt altına alıp sizi illegal olarak göstermeye çalışıyor" diyen Sevdiye, 90'larda gazetecilerin baskı altında olduğu gibi hala baskı altında olduğunu baskıların sadece boyut değiştirdiğini belirtti.
'Hesap sormak için buradayız'
Özgür basın çalışanlarına yönelik saldırılara karşı yılmadıklarını, arkadaşlarının mücadelelerini devraldıklarını vurgulayan Sevdiye, "Ardılları olduğumuz basın çalışanlarının hesabını sormak için buradayız. Metin Göktepe, Hrant Dinkler, Özgür Ülke'nin bombalanması da bir gazeteci için eşik olmuştur. Tarih sayfalarına baktığımızda genç ve muhalif gazeteciler bu nedenle bu işi daha hırsla yapıyor" dedi. Yıldırma politikalarının işe yaramayacağını devletinde iyi bildiğini fakat değişik yöntemlerle baskı uygulamaya devam ettiğini söyleyen Sevdiye, 21 yıl önce olduğu gibi her koşul altında gerçekleri halka ulaştırmaya devam edeceklerini dile getirdi.
'Saldırı ve baskılara karşı susmadık'
Özgür Gündem çalışanı Burcu Özkaya da 21 yıl içinde hiçbir şeyin değişmediğini ifade ederek, baskılara karşı boyun eğmeyeceklerini dile getirdi. Özgür basın çalışanlarının hiçbir zaman baskıya, saldırılara karşı susmadığını söyleyen Burcu, " Gürbetelli Ersöz, gazetenin genel yayın yönetmeniydi basın alanında mücadele etti ardından yüzünü dağlara döndü. Gürbetelli'nin ardından Deniz Fırat onun mirasını devraldı. Onlar vahşeti göstermek isterdiler, bu uğruda hayatlarını kaybettiler" dedi.
'Muhalif basınsan ve kadınsan sistem saldırıyor'
Devletin özgür basını susturmak istediğine değinen Burcu, "Özgür basın kadın çalışanları ise daha da yoğun bir baskı altında. Bunu birebir yaşamama gerek olmadı. Arkadaşlarımızı yaşıyor, muhalif basınsan ve kadınsan sistem saldırıyor" dedi. 2011 yılında KCK adı altında özgür basın çalışanların tutuklandığını hatırlatan Burcu, "Bizler o zaman da susmamıştık. Ama o gün en çok çalışan kadın arkadaşlarımıza yönelmişlerdi. Ama saldırıların hepsi 21 yıl önce olduğu gibi sonuçsuz kalacak" dedi. Yaşanan saldırıların özgür basını yıldırmayacağını vurgulayan Burcu, "Susmayacağız alanlarda olmaya devam edeceğiz. Ezilenlerin sesini yazmaya devam edeceğiz" dedi.
(dk)

