Türkan Elçi: Tahir'in suikasta kurban gittiğine inanıyorum

11:04

JINHA

HABER MERKEZİ - Katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi, olayın aydınlanacağına inanmadığını dile getirerek, "Arkadaşların anlatımından benim çıkardığım, Tahir'in bir suikasta kurban gittiğine inanıyorum" dedi.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi, eşinin planlı bir suikatstle katledildiğini belirterek, olayın aydınlanacağına inanmadığını söyledi. Cumhuriyet gazetesinde röportaj veren Türkan, "Arkadaşların anlatımından benim çıkardığım, Tahir'in bir suikasta kurban gittiğine inanıyorum. Çünkü çatışma olmuş olamaz. Tahir'in kaçamadığı, koşamadığı için orada kaldığı gibi yorumlar var. Bunlar çok safça yorumlar. Kaçmış olsaydı bile planlı bir şey olduğu için, bilerek, tasarlayarak, yerini tespit ederek sadece Tahir'i hedef aldıkları için kurtulamazdı. Polisle karşı taraf arasında bir çatışma çıktı da bu çatışmadan dolayı arada gitti gibi bir şey yok. Öyle olsaydı başka yaralılar da olurdu, başka insanlar da ölmüş olurdu. Niye hiç kimse değil bir tek Tahir vuruluyor, tek kurşunla ensesinden vuruluyor" dedi.

'Söylediği söz hayatına mal oldu'

Tahir Elçi'nin her kesim tarafından sevildiğini ifade eden Türkan, "Gözü karaydı.Neden suikast diyorum? Başka biri niye değil, sadece o. Ve ensede tek kurşunla vurulması. Hasbelkader bir şey olmamış, planlı gidilmiş. Çünkü hangi saatte basın açıklamasının yapılacağı dünya âleme duyurulmuş. Tahir'in orada olduğunu biliyorlar" diye konuştu. Hastane önünde "Kahrolsun PKK" dediğine yönelik iddiaya ilişkin de konuşan Türkan Elçi, "Böyle bir şey olmadı. Bilmediğim bir şeyle ilgili ben nasıl bir yorum yapabilirim. Bir acı yaşarken anormal yalanlarla karşılaşmak acıyı daha da artırıyor. Söylemediğim bir şeyi söylemişim gibi haber yapıyorlar. Tahir'in söylediği bir kelime üzerinden de hayatı sonlandırıldı. CNN Türk'teki açıklamasından sonra her şey döndü ve bu onun hayatına mal oldu" dedi.

'Onu en çok üzen çocukların yetim kalmasıydı'

Olayın aydınlatılacağına dair de inancı olmadığını dile getiren Türkan Elçi şöyle konuştu: "Ben inanmıyorum. Bazı faili meçhuller aydınlanmış olsaydı ben derdim ki bu da sonuçlanacak diye umut edebilirdim.
Tahir'i herkes gülümsemesiyle ve çok aceleci olmasıyla tanır. Bir de en büyük fobisi bir çocuğun babasız kalmasıydı. Faili meçhullerde bile onu en çok üzen şey çocukların yetim kalmasıydı. 'Falanca kişinin çocuğu kaldı ortada, kaç yaşında' derdi. Ama şimdi aynı durumla kendisi de karşılaştı. İçine doğuyordu sanki. Arin'i üzgün gördüğü zaman 'Peki bu çocuk bana bir şeyler olursa bu çocuk ne olur' diye kaygılarını dile getirirdi."

Cenazedeki konuşmasını da değinen Türkan, "Tahir faili meçhullerle ilgilendi, onunla ilgili bir şey yazabilir miyim' diye düşündüm. Şiirle, öyküyle ilgili çalışmalarım da var. Tahir'in çantası yanı başımdaydı. Onun bloknotlarına yazdım. 'Okusam belki Tahir duyar beni' diye düşündüm. Biraz da onun duyma ihtimaline binaen okudum, yoksa bir mizanseni yerine getirmedim" diye konuştu.

(gc)