'Katliamlara karşı BM'yi göreve çağırıyoruz'

15:16

JINHA

AMED - Abluka altındaki Sur halkına destek amacıyla DBP ve HDP'nin çağrısıyla yurttaşlar Dağkapı'ya yeniden gitti. Burada açıklama yapan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, katliamlara karşı BM'yi katliam alanlarını yerinde inceleme ve buna göre tavır alamaya çağırdı.

Sur'da sokağa çıkma yasağının ardandan Sur halkına destek vermek amacıyla Dağkapı (Şex Sait) Meydanı'nda toplanan kitleye ateş açılması sonrasında halk yeniden toplanmaya başladı. DBP ve HDP'nin çağrısıyla Dağkapı'ya gelen halk burada "Biji berxwedana Sur e" sloganları atıyor. DBP İl Örgütü Eşbaşkanı Ali Şimşek burada bir konuşma yaparak, "Bugün yine Kürdistan'da yaşanan saldırıların yeni bir boyuta ulaştığı kuşatma devam ediyor. Uzun bir süredir halkın değerlerine sahip çıkma kararlılığını karşı gösterdiği bir direnişin devamıdır" dedi.

'Sur'da sivil insanların katliamı var'

Bu saldırıların "kamu güvenliğini sağlamaya" dönük olmadığını vurgulayan Ali, şunları söyledi: "Şu anda Suriçi'nde ağır silahların kullanıldığı ölçü tanımaz bir saldırı söz konusudur. Sivil insanların katliamı söz konusudur. Elbette bunu kabul etmiyoruz bu saldırılara karşı direneceğiz. Bu saldırı dalgasına karşı tüm halkı ve dünya kamuoyunu harekete geçmeye çağırıyoruz. Elbette bu insanlık dışı uygulamayı kabul etmeyeceğimizi tekrarlıyoruz. İnsanlığa karşı suç işleniyor. Biran önce harekete geçilmelidir. Ölümle sorun çözülmez. Bu politikalarda ısrar etmek katliam ortamını dayatmaktır."

'BM'yi göreve çağırıyoruz'

HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan da, "Bu ağır devlet terörüne karşı direnen Sur halkının direncini selamlıyorum" dedi. Sur halkının bir mücadele sürdürdüğünü ve bu mücadeleyi direnerek kazanacağını ifade eden Nursel, "Öz yönetimin ilan edildiği yerlerde AKP neden halkın barikatlar kurduğunu, hendekler açıldığını anlamak yerine operasyonlara başvurmuştu. Derik'te, Sur'da yapılanlar polis operasyonu değil şehir savaşıdır" dedi. Sivillere yönelik ağır silahlarla, bombaatarlarla saldırı olduğunu vurgulayan Nursel, Birleşmiş Milletler'i (BM) saldırıları yerinde izlemeye ve buna göre bir tavır almaya çağırdı.

'Hukukçular uluslararası mahkemelere başvuruyor'

AKP'nin bu saldırıların hesabını mutlaka vereceğini dile getiren Nursel, "Bu ülkedeki gerçek hukukçular burada yaşananları dosyalar hazırlayıp uluslar arası mahkemelere başvuruyorlar. 17 Ağustos'tan günümüze kadar 200 kadar sivil insan polis kurşunu ile yaşamını yitirdi. Elbette bunun bedeli olacak. Sivillere karşı suç işleyenler uluslar arası mahkemelerde hesap verecek. Suriçi'nde valinin söylediğine göre bu zamana kadar yapılan operasyonların en ağır yapılacak bu demektir ki yaşamını yitirenlerin sayısı 50 olacak 100 olacak. 100 değil 200 kişi ölse bu sorunu çözülecek mi? Bu halk kendi kendini yönetmek, özgürce yaşamak istiyor. Siz bu halkın ağzından 'öz yönetimlerle bu ülkeyi bölmek istiyoruz' dediğini duydunuz mu, duyamazsınız" dedi.

Medya aracılığıyla katliamların meşrulaştırıldığını vurgulayan Nursel, "Siz engelleseniz de haber yapmak için yaşamını hiçe sayan özgür basın var. Onların sayesinde er ya da geç Kürt halkının ne talep ettiği belli olacak. Tahir Elçi'nin katledilmesinden sonra namlu bize de çevrilerek. Bizi katletseniz de bu mücadele devam edecek" dedi.

Halkın ve siyasetçilerin bekleyişi devam ederken, ilçeden patlama ve silah sesleri gelmeye devam ediyor.

Cenazelere otopsi yapılıyor

Öte yandan katledilen kadın ve 14 yaşındaki erkek çocuğunun cenazeleri Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Cenazelerin otopsi işlemleri yapılırken, kimlik bilgileri henüz netleşmedi.

(be-tt/gc)