'Bu topraklardan çıkması gerekenler varsa onlardır'

15:51

JINHA

MÊRDİN - Sokağa çıkama yasağı 4 gündür süren Nusaybin'de halk, "Bijî berxwedana Nısêbinê" sloganıyla yürüyüşe geçti. Binlere seslenen DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, "Tanklar ve toplarla bizim olan kadim topraklardan çıkarmak istiyorlar. Bu topraklardan çıkması gereken varsa o da devlet güçleridir" dedi.

Sık sık sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Mardin'in Nusaybin ilçesinde yine ilan edilen yasak 4'üncü gününe girerken, Abdulkadirpaşa, Dicle, Fırat ve Yenişehir mahallelerinde saldırılar devam ediyor. Saldırılara karşı direnişin gerçekleştiği ilçede, yasağa karşı binlerce kişi DBP ilçe binası önünde bir araya gelerek Devrim Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe binlerce kişinin yanı sıra, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, HDP Mardin milletvekilleri Gülser Yıldırım, Erol Dora, HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe, Diyarbakır Yenişehir, Nusaybin Belediyesi eşbaşkanları, Barış Anneleri, Nusaybin eş başkanları ve HDP-DBP eş başkanları ve yöneticileri katılım gösterdi. "Nusaybin ve Derik'teki saldırılar ideolojiktir, öz savunma ve öz yönetim haktır" yazılı pankartının açıldığı yürüyüşte kitle sık sık, "Bijî berxwedana Nısêbînê", "Bıjî Serok Apo" sloganları attı. Devrim Caddesi'nde son bulan yürüyüşün ardından burada kitleye seslenen DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, öz yönetim ilanlarının illegalize edilerek saldırıların meşrulaştırılması çabasının olduğunun altını çizerek, "Türksen övün değilsen itaat et" politikalarının Kürdistan'da bir karşılığının olmadığının vurgusunu yaptı.

'Tanklarla gelirseniz, karşınızda direniş görürsünüz'

Kürt halkının yıllardan bu yana halkların ortak yönettiği bir ülke için mücadele verdiğini ifade eden Kamuran, "Kürt halkının kendi topraklarında öz yönetim ilanlarıyla meşru taleplerine saygı duyulması gerektiği yerde, tanklar ve toplarla topraklarına bir saldırı gerçekleşiyor. Bu kadim topraklarının gerçek sahipleri olan bizler asla topraklarımızı terk etmeyeceğiz. Bu topraklardan gitmesi gereken birileri varsa o da devlet güçleridir. Bu topraklara valilerin emrinde bir saldırı gücü gönderirseniz, o zaman karşınızda bir direniş göreceksiniz. Kürt halkı kendi topraklarında, kendi öz yönetimleriyle bir yaşam sürdürmek istemesi, gayet demokratik bir istemdir. Buna saldırılarla değil, saygı duymakla bir çözüm getirilebilir" diye konuştu.

'Bu yoldan dönmek yok'

Kamuran konuşmamsını şöyle sürdürdü: "Tüm bunlara karşılık olarak masada bir çözüme gidilmesi gerektiği yerde saldırılar hala devam ediyor. Gelin hep birlikte ortak bir çözümü konuşalım, demokratik yollardan bir sonuca varalım. Ama bunu devlet ne yazık ki yapmıyor. Hükümete direnişin kalelerinden Nusaybin'den biz de asla yolumuzdan dönmeyiz diyoruz. Milletvekillerimiz hala saldırıya uğruyor, Tahir Elçi'yi katlettiler, bir de yetmezmiş gibi, 'PKK yaptı' dediler. Ölümlerimizi bile üzerimize yıkan bir anlayışla karşı karşıyayız. Devlet bu tutumundan derhal vazgeçmelidir."

Kamuran'ın konuşmasının ardından kitle yapılan 10 dakikalık oturma eyleminin ardından, yasağın olduğu mahallelere doğru yürüyüşe geçerken, polis kitleye dönük gaz ve tazyikli suyla saldırıya geçti. Nusaybin'de polis saldırısı devam ediyor.

(zd-şa/gc)