Serhat'lı kadınlar 'Tandır'da ölmeye devam ediyor
09:01
Medya Cebe /JINHA
WAN - Tandırda ekmek yapma geleneğinin sürdürüldüğü Van'da kadınlar yeraltı tandırlarında canları pahasına ekmek yapmaya devam ederken erkekler seyretmekle yetiniyor. Konuya ilişkin kendisine gelen yanık vakalarını anlatan Van Bölge ve Araştırma Hastanesi Yanık Ünitesi doktoru Fatma Özcan, "Kadınlar gözden çıkarılmış bir durumda. Bununla ilgili biz önlem almaya çalışıyoruz duyurmaya çalışıyoruz ama kadınlarda bunun önemini algılamalılar" dedi.
Van'da yerin altına inşa edilen tandırlarda ekmek pişiren kadınlar hayatlarını tehlikeye atarak bu geleneği sürdürmeye devam ediyor. Serhat bölgesinde kullanılan yeraltı tandırları, ekmek yapılırken kısa bir dalgınlık anında kadın ve çocukların içine düşerek yanmalarına neden olabiliyor. Van'da 7 ay önce göreve başlayan Van Bölge ve Araştırma Hastanesi Yanık Ünitesinde çalışan Doktor Fatma Özcan, üç buçuk ay önce aynı hastanenin yanık bölümünde hastaları tedavi etmeye devam etti. Çalışmaya başladığı kısa süre zarfında baktığı hastaların yüzde 85'inin yanık şikayeti ile hastaneye geldiğini ifade eden Fatma, tandıra düşerek yanan kişilerin çoğunun kadın ve çocuklardan oluştuğunu belirtti.
'Tandıra yüz üstü düşüyorlar'
Kendisine yanık şikayetiyle şimdiye kadar 120 kişinin başvurduğunu ve ciddi yanık vakaları ile karşılaştığını belirten Fatma, yatış yapan yanık vakalarının 50 veya 60'ının tandır yanığı olduğunu kaydetti. Daha önce Ankara'da görev yaparken bu tip tandır yanıklarına rastlamadığını söyleyen Fatma, tandır yanıklarının kültürel bağlardan kaynaklandığını söyledi. Fatma, "İnsanlar kültürlerinden kopamadıkları için bu tür hastalara rastlıyoruz. Buradaki tandırlar 150 kiloluk kadınların düşebileceği kadar geniş ve büyük oluyorlar ve genellikle tandıra düşen kadınların hikayeleri aynı oluyor. Tandırda işi biten aileler genellikle tandırın ağzını kartonla kapatıyorlar. Çocuklar bunu bilmediği için üzerine basıp düşebiliyorlar. Tandırın içi yüksek olduğu için çocuklar bunun içine düşüp debeleniyorlar. Böylece yanık izlerine daha çok el ayak parmakları ve yüzüstü düştükleri için yüzden yanık izlerine rastlayabiliyoruz" diye belirtti.
'Nöbet geçiren kadınları kimse duymuyor'
Hastaneye tandırda yanan 8 kadının geldiğini ve gelen kadınların genelde epilepsi hastası olduğuna dikkat çeken Fatma, kadınların tandırda ekmek yaparken sıcaktan bunalarak nöbet geçirdiklerini belirtti. Nöbet geçiren hastaların tandıra düştükten sonra genelde yanlarında kimsenin olmadığını ifade eden Fatma, "Nöbet geçirdikleri zaman tandıra düşüyorlar. 2 saat boyunca tandırda baygın halde kalabiliyorlar ve ateşle yakın temasta kaldıkları için ciddi yanıklar oluşabiliyor" dedi. Fatma, tandıra düştükten sonra hastaneye gelen ve amistasyona gitmesi gereken hastalardan bahsederek, "Parmak ya da el kaybına neden olacak bir hastamız oldu. Buda hastaya amitasyonu çok uygun görmediğimiz için sevk etmek zorunda kaldık. Hastayı Yüzüncü Yıl Araştırma Hastanesi'ne sevk ettik. Şu an serviste amitasyon ihtiyacı olan bir hastamız var. O da aynı şekilde tandırın başında nöbet geçirdi. Ayakları tandıra sarkan kadının ayak parmaklarının bir kısmı ve ayaklarının yarısına amitasyon işleminin uygulanması gerekiyor. Nöbet geçiren kadınların sesini kimse duymadığı için yanıkları daha ciddi olabiliyor" şeklinde ifade etti.
'Hastanede ağır hasta kabul edebilecek düzeyde tekniğimiz yok'
Şu ana kadar kedisine gelen çocuk hastalarda ciddi yanıklara rastlamadığına değinen Fatma, çocukların tandıra düştükleri zaman bağırarak seslerini duyurabildiklerini ve nöbet geçiren kadınlara oranla daha az yandıklarını söyledi. Tandıra düşen bütün kadınları ameliyata almak zorunda kaldıkları bilgisini veren Fatma, çocuklarda ise fizik tedavi yöntemleri uyguladıklarını söyledi. Ayak parmaklarında çekilmeler olabildiğini belirten Fatma, "Yetişkin kadınlar içinde çoklu grevtler oluyor. Ama şimdilik hiç hasta kaybetmedim ki ağır hasta kabul edebilecek bir durumda da değiliz. Solunum cihazlarımız olmadığı için şimdiye kadar çok ağır hastaları kabul edemedik. Yalnızca bir tane ağır hasta kadın gördüm. O kadın da 17 yaşındaki bir kız çocuğuydu. Ciddi bir şekilde yoğun bakım ihtiyacı vardı ve burada kabul edemedim. Çünkü cihazlarımız yok, ama kadın bilinci kapalı bir durumdaydı hasta eks olmuştu" şeklinde konuştu.
'Ordu'da yanan bir kadını bize getirdiler'
Van Bölge ve Araştırma Hastanesi'nde Yanık Ünitesi kurulduğundan bu yana çevre illerden de hasta kabul ettiklerini söyleyen Fatma, yanık vakalarının birçok yörede daha kadınların başına gelebildiğini dile getirdi. Yanık vakalarına yalnızca doğu illerinde rastlanmadığını ve her yörede kadınların farklı üretim faaliyetlerinden kaynaklı yanabildiklerine dikkat çeken Fatma, Ordu'da fındıkkabuğu yakılan çukura düşen bir kadının Van'a getirildiğini anlatarak, "Hastayı yer bulamadıkları için batıdan bize sevk ettiler. Yakın zamanda hastayı taburcu etik. Kadın fizik tedavi alarak tedaviye devam edecek ama hastanın durumu iyiye gidiyor" diye belirtti.
'Tandır tehlikesine karşı çözüm üretilmeli'
Tandıra düşen kişilerin genelde kadın olduğunu erkeklerin ise elektrik çarpması gibi nedenler ile hastaneye geldiklerini belirten Fatma, "Bir hastamın eşi, kadın nöbet geçirdiği için tandıra gitmesini istemiyordu ama ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle kadın ekmek yapmak zorunda kalıyordu. Kadın eşi ve çocukları için ekmek pişirirken tandıra düşüyor ve yanıyor. Kadında ciddi yanık izlerine rastladık, hatta ameliyata yüz estetiğine kadar gidildi. Tandırlar ya duvara yapışık yapılmalı ya da kadınların daha güvenli ekmek pişirebilecekleri tandırlar üretilmeli" şeklinde konuştu.
'Kadınlar gözden çıkarılmış'
Uzun yıllardır kadınların ekmek pişirmek pahasına canlarını hiçe saydığını ifade eden Fatma, erkeklerin kadınların bu sorununa karşı bir çözüm üretmediklerini belirtti. Fatma, "Kadınlar gözden çıkarılmış bir durumda. Bununla ilgili biz önlem almaya çalışıyoruz duyurmaya çalışıyoruz ama kadınlarda bunun önemini algılamalılar" dedi.
(db/dc/dk)
