Gülser: Cezaevleriyle halkın iradesi kırılamaz

09:33

 


Ruken Çelik – Beritan Elyakut / JINHA


MARDİN – BDP’li tutuklu milletvekilleri Gülser Yıldırım ve İbrahim Ayhan’ın avukatları tarafından AYM’ye yapılan tahliye başvurusu kabul edildi. Dün akşam saatlerinde cezaevinden tahliye edilen iki milletvekilinden Gülser Yıldırım, buruk bir sevinç yaşadığını belirterek, “Bana kalsaydı kendi çıkışım yerine bazı annelerin veya hasta tutsakların çıkmasını isterdim, bunlar anlatılacak duygular değil” dedi. Gülser, cezaevleriyle halkın iradesinin kırılamayacağını belirterek, Kürt Sorunu çözülmeden mücadelesinin bitmeyeceğini vurguladı.


Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) tutuklu milletvekillerinden Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan ve Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım’ın avukatları tarafından AYM’ye başvuru yapılmasının ardından başvuruya cevap geldi. Resmi gazetede de yayınlanan kararın ardından dün, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu vekiller Gülser Yıldırım ve İbrahim Ayhan'ın tahliyesine karar verdi. Serbest kalan Mardin Milletvekili Gülser, “Evet bizler çıktık ama hala çözülmesi beklenen bir Kürt Sorunu var. Ve bu sorun çözülmedikçe bu mücadelede bitmeyecektir” şeklinde konuştu.


‘Hukuk sisteminin kulakları Kürt halkının sesi için kapalıdır’


Hukuk ve demokrasinin herkes için lazım olduğunu fakat demokrasinin bazı kişilerin çıkarı doğrultusunda kullanıldığını söyleyen Gülser, “Hukuk sisteminin kulakları Kürt halkının sesi için kapalıdır. Evet ben bugün dışarı bırakıldım ve buruk bir sevinç yaşamaktayım ama içerde o kadar anne, hasta, siyasetçi ve o kadar arkadaşımı bırakmışken, bu mutlu olmamı gerektirmez. Aynı zamanda içerde ölümle pençeleşen o kadar tutuklu varken bu mümkün değildir” dedi. Buruk bir sevinç yaşadığını ifade eden Gülser, hasta tutsakları ardında bırakması nedeniyle sevinç yaşamadığını belirtti. Halkın iradesinin içerde çürümeye terk edilmesinin haksızlık olduğunu fakat hiçbir gücün halkın iradesini kıramayacağına vurgu yapan Gülser, verilen kararın bir an önce diğer tutsaklar için de uygulanması gerektiğinin altını çizdi.


‘Hiçbir güç, Kürt halkına geri adım attıramaz’


Gülser, hiçbir gücün, yöntemin ve hiçbir politikanın Kürt halkına geri adım attıramayacağını söyleyerek, “Bugün görüldüğü gibi tutukluların duruşu bununla ilgilidir. ‘Cezaevleriyle halkın iradesi kırılamaz’ mesajı artık çok net verilmiştir. Bu hukuksuz, ahlaksız yöntemlerle Kürt halkının özgürlük isteklerini engelleyemezler” şeklinde konuştu. Cezaevlerinin özgürlük isteyen bireylere engel olamadığına değinen Gülser, “Özgürlük en onurlu şeydir, eşitlik de öyledir. Herkes için esas olan da budur. Demokratik bir vatan diyoruz. Bu istek tüm vatanlar içindir, sadece Kürt halkı için geçerli değildir tüm halklar için geçerlidir” dedi. “Benim bırakılmam bana bir lütuf değil, bu gasp edilmiş ve geç verilmiş bir haktır” sözlerine dikkat çeken Gülser, özünde demokrasi ve eşitlik isteyen bir halkın iradesinin alıkonulmak istendiğini kaydetti. Gülser, özgür ve eşit bir yaşam için hapishaneleri mücadelelerinde engel olarak görmeyeceklerinin altını çizdi.


‘Kürt halkı hakkı olan için daima mücadele edecektir’


Devlet ve Hükümetin tarihten bugüne savaşçı, katliamcı konsept ile Kürt halkının karşısına çıktığını söyleyen Gülser, tüm engelleme politikalarına rağmen sürdürdükleri mücadelenin engellenemediğini ifade etti. ‘KCK’ adı altında sürdürülen davaların asıl amacının kazanılan başarıların engellenmesi olduğunu dile getiren Gülser, “Temel amaç siyasidir, bu olayların hiç biri hukuki değildi. Ama yaşadıklarımıza baktığımızda, iktidar ve hukuk mekanizmasının asla birbirinden ayrılmadığını görürüz. Mesela halkların haklı mücadelesi olduğu vakit, hukuk, askeri ve iktidarı hep birlikte görüyoruz” sözlerine yer verdi. Gülser, cezaevlerinde de olsa dışarıda da olsa Kürt halkının “haklı mücadelesine” gönülden bağlı olduğunu söyleyerek, “Sen varsan hakkın da vardır, hakkın varsa kullanman gerekir. Bunun için mücadele edilir. Kürt halkı da hakkı olan için daima mücadele edecektir” dedi.


‘Cezaevleri boşalana kadar burukluğum devam edecek’


Kadın hareketlerinin kendileriyle ilişkide olmadığı ifadelerine yer veren Gülser, “Biz kendimizi özgürlük isteyen bütün kadın devrimcilerin bir parçası olarak görüyoruz. Çünkü biz sadece Kürt halkının özgürlüğünü değil, tüm kadınların özgürlüğünü istiyoruz” ifadelerine vurgu yaptı. Cezaevinde yıllardır birlikte yaşadığı arkadaşlarından ayrılmasının kendisi için çok zor olduğunu kaydeden Gülser, “Bana kalsaydı kendi çıkışım yerine bazı annelerin veya hasta tutsakların çıkmasını isterdim, bunlar anlatılacak duygular değil ancak yaşanılırsa anlaşılır duygulardı” dedi. Cezaevinde çıktığı zaman, çok zor anlar yaşadığını söyleyen Gülser, yaşadıkları burukluğun cezaevleri boşalıncaya kadar devam edeceğini söyledi. Sorumlulukları neyi gerektiriyorsa en iyi şekilde yerine getireceğinin altını çizen Gülser, “Biz kendi tarihimizde fedai bir çok eylem görüyoruz. Özgürlük mücadelesindeki birey, canından değerli bir şeyi nde halkına vermek ister. Biz, bu insanları hatırlayınca kendimizi halkımıza borçlu hissediyoruz. Halkımız için zorunlu olan gereken ne ise ben o noktada olacağım” açıklamasında bulundu.


‘Abdullah Öcalan, halklar için ilham kaynağıdır’


PKK Lideri Abdullah Öcalan’a selamlarını gönderen Gülser, “Sayın Abdullah Öcalan halklar için aydınlık olan bir kişiliktir. Kadınlar için, halklar için, özgürlük isteyen bireyler için ilham kaynağıdır” dedi. “Abdullah Öcalan’ın düşüncelerinin daha iyi analiz edildiği vakit görülecektir ki bu düşüncelerde sadece insanlığın kurtuluşu var” diyen Gülser, “Sayın Abdullah Öcalan bütün dünya için bir şanstır” ifadelerini kullandı.


Gülser son olarak, mücadele eden insanlara ve “demokratik, özgür bir vatan” umuduyla tüm halkları selamladığını dile getirdi.


(be-rç/gk)