İHD, bulunan kemiklerden birinin kime ait olduğu açıkladı

15:03

 


JINHA


AMED – İHD Mardin Şubesi, bugün yaptığı bir basın açıklaması ile Kızıltepe ilçesinin Aysun Köyü sınırları içerisinde yapılan kazı çalışmalarında bulunan 3 kişiye ait kemiklerden birinin kimliğinin tespit edildiği belirtti. İHD, Adli Tıp raporuna göre kemiklerden birinin 1995 yılında Dargeçit ilçesinde gözaltına alınıp resmi tutanaklara göre Mardin merkezde serbest bırakılan 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun’a ait olduğunu açıkladı.


İHD Mardin Şubesi kayıp yakınları da katıldı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Mardin Şubesi, son dönemlerde Mardin’de yapılan kazılara ilişkin şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına kayıp yakınlarının yanı sıra İHD Şube Başkanı Erdal Kuzu ve şube yöneticileri de katıldı. Şube Başkanı Erdal Kuzu tarafından yapılan basın açıklamasında 1990 ve devamı yıllarda Kürt coğrafyasında devlet politikası olarak sistematik bir şekilde uygulanan zorla kaybettirilme sonucunda, tespitlerine göre Mardin il ve ilçelerinde 55 sivil insanın gözaltına alındıktan sonra kaybettirildiğini söyledi. Erdal, bu kayıplara ilişkin olarak Kızıltepe ilçesi Aysun Köyü sınırları içinde yapılan kazı çalışmasında elde edilen üç kişiye ait kemiklerden bir tanesinin, 1995 yılında Dargeçit ilçesinde gözaltına alınıp resmi tutanaklara göre Mardin merkezde serbest bırakılan 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun’a ait olduğunun Adli Tıp raporuyla kesinleştiğini ifade etti.


‘Siyasi tüm erklerin yargı önüne çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz’


Bir ailenin yargısız infaz ile ortadan kaldırıldığına dikkat çeken Erdal, zorla kaybettirilen Abdurrahman Coşkun’un babası Ali Coşkun’un ise 1993 tarihinde Dargeçit Ulaş Köyü’nde devlet güçleri tarafından köylülerin gözleri önünde katledildiğini belirtti. Erdal, “Mardin’de gerçekleştirilen yargısız infazların devletin örgütlü cinayet şebekesi JİTEM tarafından gerçekleştirilmiş olduğu bütün gerçekliğiyle ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı. Türkiye’de gerçekleştirilen zorla kaybettirilme ve yargısız infazlar dönemin siyasi erklerinin bilgisi dahilinde yoğunluklu olarak Kürtlere ve genel olarak demokrat siyasi hareketlere karşı bir savaş aracı şeklinde uygulandığını vurgulayan Erdal, “1993 yılında MGK’da alınan karar sonucu yaygın olarak uygulanan bu yöntemin insanlığa kaşı suçlar kapsamında olduğu açık olduğundan faillerin ve o dönemdeki siyasi tüm erklerin bu kapsamda yargı önüne çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz” açıklamasında bulundu.


‘Bu cinayeti işleyenlerin çoğu siyasi parti üyesidir’


Erdal, Mardin özelinde işlenmiş bu cinayetlerin faillerinin bugün çeşitli siyasi partilere üye olduklarını ifade ederek, bunlardan birisinin de Dargeçit’te 8 yurttaşı kaybettiren dönemin İlçe jandarma komutanı Mehmet Tire’nin halen Muğla Bodrum İlçesi Gümüşlük Beldesi Belediye Başkanı olduğunu ve yine AKP’den Gümüşlük Beldesi Başkanlığı için başvuru yaptığını söyledi. “Yine bu katliamda rol alan Hurşit İmren hala CHP Sivas iline bağlı Çepli Beldesinin Belediye Başkanı olup yeniden başkanlık için başvuru yapmıştır” diyen Erdal, “Elleri sivil insan kanları ile kirlenmiş olan bu kişilerin bu siyasi partiler tarafından kabul edilmesi, bu partilerin bu suça ortak olduğu anlamına gelmektedir” vurgusunu yaptı. Abdurrahman Coşkun’un cesedine ulaştıkları için “sevinmek ve üzülmek arasında garip bir duygu” yaşadıklarını dile getiren Erdal, bulunan kayıp insanların yaşanılmış “kirli bir savaşın” acı delilleri olduklarının altını çizdi. Erdal, “Yargı makamlarının bulunan bunca delil karşısında artık harekete geçmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.


Ardından konuşan İHD Üyesi Ahmet Arıkan ise, katledilenlerin isim ve yaşlarını okuyarak henüz 12 ve 14 yaşlarındaki çocukların örgüt üyesi olarak katledildiğini vurguladı. Ahmet, “Kazıda bulduğumuz beş insanın DNA’sının Adli Tıp raporuyla açıklanması bizim ve ailelerin verdiği mücadele sonucunda belli oldu” dedi.


(rç-be/gk)