Raci: Çocuklarına saldırır, işkence yaparsanız bu halk sizi affetmez!
15:35
JINHA
AMED – İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının her hafta düzenlediği oturma eyleminin 256’ncı haftasında konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, kayıpların bulunmamasına, siyasi tutsakların hala cezaevlerinde tutulmasına ve cezaevlerindeki baskıların artış göstermesine tepki göstererek, “Bu halkın çocuklarına saldırırsanız, işkence yaparsanız, tedavi ettirmezseniz, kaybettiklerinizin yerini bildiğiniz halde ailelere söylemezseniz, bu halk sizi affetmez. Bunları yaparak nasıl bir arada yaşamdan, toplumsal barıştan bahsedebilirsiniz?” dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganıyla her hafta düzenlediği oturma eylemi 256’ıncı haftasında Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde devam etti. Oturma eylemine İHD üye ve yöneticilerinin yanı sıra, İHD Bölge Temsilcisi Şevket Akdemir, Barış Anneleri Meclisi, MEYA-DER, Diyarbakır Tabip Odası, DİSK’e bağlı işçi sendikaları temsilcileri, KESK’e bağlı sendikaların temsilcileri ve çok sayıda kayıp yakını katıldı.
Üzerinde “Onlar Bir Gece Ansızın Evlerinden Alındılar ve Bir Daha Geri Dönmediler” yazılı pankartın açıldığı ve kaybedilenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, 256 haftadır devletin yaptığı hukuksuz uygulamaları deşifre ettiklerini ve bu suçları açığa çıkarmaya çalıştıklarını belirterek, “Bunu yaparken şunu söyledik: Bu devlet, planlı programlı bir şekilde insanları evlerinden, sokaktan aldı ve kaybettirdi. Bu halkın köylerini, evlerini yakıp yıkıp insanları katletti. Bir çoğunu toplu mezarlara gömdü. Ve bu olayları gerçekleştiren failler hala aramızda, hala yargılanmış değildir. Israrla isim belirttik, yer söyledik, bu kararları veren siyasal iktidarda yer alanların isimlerini deklere ettik ve bu vahşete sessiz kalmamaları için yargıya seslendik. Ama maalesef yargı siyasal iktidarla birlikte buna karşı sessizliğini korudu, çünkü failler onlardı” dedi.
‘Herkes, yaptıklarının hesabını verecek’
Hafta içi Mardin’in Dargeçit ilçesinde 2001 yılında kaybedilen HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve İlçe yöneticisi Ebubekir Deniz için yapılan kazıyı hatırlatan Raci, “Yapılan kazıda bir kişiye ait kemikler çıktı. Bunu siyasal iktidar da biliyordu, yargı da biliyordu. Ancak bugüne kadar bulunmaları için hiçbir girişimde bulunmadılar. Çünkü bu coğrafyada hukuk ayrı işlemiştir, farklı bir hukuk uygulanmıştır” dedi. “Yıllarca bunu söylememize rağmen, devletin paradigmasını değiştirmek istemeyen uygulayıcılar ‘Size reva gördüğümüz adalet budur’ diyerek gizleme yöntemlerini sürdürdüler” diyen Raci, herkesin gerçek adalet önünde, gerçek mahkemelerde yaptıklarının hesabını vereceğini vurguladı.
‘Siyasi tutsaklar bir an önce serbest bırakılmalı’
Yargının verdiği kararların siyasi olduğunu, yargının siyasallaştığını söyleyen Raci, insanların yıllarca boş yere cezaevinde tutulduğunu dile getirirken, halkın temsilcileri vekiller serbest bırakılıyor olsa da binlerce siyasi tutsağın hala cezaevinde olduğunu hatırlattı. Barışa katkı sunmak isteniyorsa cezaevlerindeki siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğine işaret eden Raci, “Yıllarca paralel yapılanmaların olduğu biliniyordu ama bugün bahsediyorsunuz. Bu yapılanmaların işlediği cinayetleri, gerçekleştirdiği hukuksuzlukları bizler biliyorduk. Ama bunların sorumlusu yine sizlersiniz. Bunları siz getirdiniz” sözlerine dikkat çekti.
‘Çocuklarına saldırarak, bu halkla nasıl birlikte yaşarsınız?’
Cezaevlerindeki baskılara ve hukuk dışı uygulamalara dikkat çeken Raci, Türkiye’nin bütün cezaevlerinde baskıların ve baskılar sonucu isyanların yaşandığını ifade etti. Raci, cezaevi sorunlarının toplumsal barışı da zedeleyeceğini kaydederken, siyasal iktidar, yargı ve bürokratların bir bütün olarak cezaevlerindeki tutsakların tüm haklarını ellerinden almaya çalıştıklarını söyledi. Cezaevlerinde hala yaşamını yitiren hasta tutsakların olduğunu ve son olarak da Bitlis E Tipi Cezaevi’nde Seyithan Taşkıran’ın yaşamını yitirdiğinin altını çizen Raci, şöyle konuştu:
“Eğer sizin zerre kadar yaşam hakkına saygınız olsaydı, bu insan bugün aramızda olurdu. Bu insanlar keyfi nedenlerle tedavileri engellendiği için ölüyor. Biz buradan boşu boşuna bağırıp çağırmıyoruz, ciddi sorunlarımız var. Sincan Cezaevi’nde çocuklara işkence yapılıyor. Bu dünyanın neresinde görülmüş? Mahkemeler zaten düşmanca bir tavırla bu çocuklara ceza vermiş. Siz neden ikinci bir kez bunları cezalandırma gereği duyuyorsunuz? Bu düşmanlık neyin nesidir? Siz yarın bu halkla birlikte yaşayacaksınız. Bu halkın çocuklarına saldırırsanız, işkence yaparsanız, tedavi ettirmezseniz, hak hukukunu elinden alırsanız, kaybettiklerinizin yerini bildiğiniz halde ailelere söylemezseniz, bu halk sizi affetmez. Bunları yaparak nasıl bir arada yaşamdan, toplumsal barıştan bahsedebilirsiniz? Canımız yanıyor. Biz bir daha bu coğrafyada ölümler görmek istemiyoruz, savaş görmek istemiyoruz. Onurlu bir barış görmek istiyoruz. Herkesin haklarıyla yaşamasını istiyoruz.”
Batman’da kontraların kaybettiği Mehmet’in hikayesi anlatıldı
Raci’nin ardından İHD Diyarbakır Şubesi Kayıplar ve Faili Meçhul Cinayetler Komisyonu Üyesi Necibe Güneş Perinçek, 1993 yılının Kasım ayında Batman’da kontralar tarafından kaçırılarak kaybedilen Mehmet Emin Doğrul’un kaybediliş hikayesini anlattı. Mehmet Emin’in 4 kontra elemanı tarafından Batman Cezaevi yakınlarında Toros marka bir araca zorla bindirilerek kaçırıldığını anlatan Necibe, olayın tanıklarının hem aileye hem de ailenin, İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvurduğunu söyledi. Güneş, olayın devamını şöyle anlattı:
“…Ancak Emniyet Müdürlüğü dilekçeyi işleme sokmadan geri verir. Aile görgü tanıklarının ifadesi üzerine dava açmak ister, fakat görgü tanıkları aynı akıbete uğrama korkusuyla mahkemede tanıklık yapamayacaklarını söylerler. Kendi çabalarıyla çocuklarını aramaya çalışırlar ama hiçbir haber alamazlar. İç hukuktan sonuç alamayan aile, Mehmet Emin Doğrul’un davasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşır. Dava hala devam etmektedir.”
Yapılan konuşmalar ardından kayıp yakınları Mehmet Emin Doğrul ve tüm kayıplar için 5 dakikalık oturma eylemi yaparak, eylemlerine son verdi.
(gk)

