Selma Irmak: Kaldığım yerden devam edeceğim
08:25
Mizgin Tabu/Perihan Kaya JINHA
AMED – BDP’nin tutuklu bulunan ve tahliye edilen Şırnak Milletvekili Selma Irmak, geçirdiği sürece ilişkin konuştu. “Seçilmişlerin içerde tutulması, Türkiye için utanılacak bir durumdu” diyen Selma, tutukluluk süreçlerinde yerel mahkemelerin kendilerine “düşmanca” yaklaştığını hatırlattı. Ayrıca Selma, tutuklanmadan önce sürdürdüğü kadın çalışmalarına, kaldığı yerden devam edeceğini ifade etti.
Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) tutuklu bulunan vekillerinden Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan 3 Ocak günü tahliye edilirken, Van Milletvekili Kemal Aktaş, Şırnak Milletvekilleri Selma Irmak ve Gülser Yıldırım da bugün tahliye edildi. Milletvekillerinin tahliyesi, vekillerin ailesi ve halk tarafından sevinç ve heyecanla karşılandı. Ancak bütün vekiller, cezaevlerinden çıkışlarından “buruklu bir sevinç” yaşadıklarını ifade etti. KCK adı altında devam eden davada 5 yıla yakın bir süredir tutuklu bulunan milletvekillerinden Gülser Yıldırım Mardin E Tipi Cezaevi’nde, Selma Irmak Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde, İbrahim Ayhan, Faysal Sarıyıldız ve Kemal Aktaş ise Diyarbakır D Tipi Cezaevlerinde tutuklu bulunuyordu. Tahliyesinin ardından konuşan Selma Irmak, “Cezaevinden çıkışımız, halkımıza moral olmuştur elbette. Umarım tahliyemiz, yeni bir dönemin başlangıcı olur” dedi.
‘Tutukluluğumuz, Türkiye demokrasisi açısından bir utançtır
Tüm Botan halkına ve Kürt halkına selam gönderen BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak, herkesi heyecanlandıran tahliyelerin, tek başına bir anlam ifade etmediğini dile getirdi. “Bizim tahliyemiz, hukuksal anlamda düşündüğümüzde gecikmiş, anlamsız bir adalet oluyor” diyen Selma, 4 yıl 9 aydır sadece siyaset yaptıkları için içerde tutulduklarını hatırlattı. 2 buçuk yıldır halkın iradesi olarak içerde tutulmasının hem siyaset hakkının hem de halkın iradesinin hiçe sayılmak anlamına geldiğini ifade eden Selma, tutukluluk hallerinin Türkiye demokrasisi açısından “büyük bir utanç” olduğuna vurgu yaptı.
‘AYM kararı Türkiye için büyük bir demokrasi adımıdır’
Yeni bir süreç için her şeyden önce cezaevi kapılarının açılması gerektiğini dile getiren Selma, “Siyasi hakkın yerle bir oluyor. Hukuksuzluğun ortadan kalkması gerekiyor. Kürtlerin nefes almasına bile izin vermiyorlar. Mahkemelerin kendilerini Şex Seid, Seyit Rıza dönemindeki mahkemelerin yerine koyuyor. Doğrudur bizler onların torunlarıyız onların yürüdüğü yollardan yürüyoruz. Ancak Türkiye değişti. Türkiye 100 yıldır bu yolda yürüdü ancak bir şey kazanmadı. Seyit Rıza’yı astılar ancak yine de Seyit Rıza’nın yolunda ilerliyor insanlar” şeklinde konuştu. Hukuksal sistemin artık düzenlenmesi gerektiğinin altını çizen Selma, Mustafa Balbay’ın bırakılması ile Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) aldığı kararı Türkiye için “büyük bir demokrasi adımı” olarak değerlendirdi. Selma, tutuklanmalarının da hukuksuzca olduğuna dikkat çekerken, milletvekillerinin bırakılmasıyla birçok şeyin önünün açıldığını belirtti.
‘Yerel mahkemeler, bize düşmanca yaklaşıyordu’
“Seçilmişlerin tutuklanması Türkiye için utanılacak bir durumdu” ifadelerine yer veren Selma, yerel mahkemelerin kendilerine “düşmanca” yaklaşım sergilediğine vurgu yaparken, bilinçli olarak tutuklu yargılandıklarına dikkat çekti. Selma, Diyarbakır 5. ve 6. Ağır Ceza Mahkemelerinin en üst yargı ve karar organı olan Anayasa Mahkemesinin kararlarına uymayarak kendi hukuklarını çiğnediğini kaydetti. Ayrıca sadece Kürtler için kararların çiğnendiğini yineleyen Selma, “Biz üst mahkemelere başvurmak istemiyorduk ama yerel mahkemeler bizi buna zorladı. Eğer emsal ve örnek bir karar olsaydı belki yüzlerce dosya bu çerçevede beraat edebilirdi. Belki de yüzlerce siyasetçi bırakılabilirdi. Dosyamızda yüzlerce insan tutuklu. Bazıları bırakıldı ancak hala içerde olan avukat, gazeteci ve farklı gruplarından yüzlerce insan var. Bizler demokrasi ve hukuk mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Bizleri tutukladılar. Ancak bugün mücadeleme kaldığım yerde bir kadın olarak devam edeceğim” açıklamalarında bulundu.
KCK adı altında sürdürülen ve kendisi de dahil 5 milletvekilinin yargılandığı davaya ilişkin konuşan Selma, yargı sürecinde hakimlerin, tutukluluk süreçlerinin devamı için açık oy kullandıklarını ifade etti. “Eğer Türkiye’de hukuk varsa 6.Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin görevden alınması gerekiyor” diyen Selma, Kürtlerin yargılandığı davalara “düşmanca” ve “hukuksuzca” bakıldığını dile getirdi.
‘Üç kadının katledilişi, içimizde bir yaradır’
Roboskî gibi her yıl Kürt halkının bir acı yaşadığına vurgu yapan Selma, son olarak üç siyasetçi kadının katledilişinin de kendileri için bir yara olduğunu dile getirdi. Selma, yıllardır Newroz, 8 Mart gibi bütün etkinliklerin yas havasında geçtiğini hatırlatırken, 3 siyasetçi kadının katledilmesi olayında hem uluslararası güçlerin hem de Türkiye’nin içinde olduğunun altını çizdi. Ömer Güney sadece bir tetikçi olduğuna işaret eden Selma, “Onların ellerinde bizim arkadaşlarımızın kanı var. Mirabel Kardeşler vardı, onlar için üç kelebek diyorlardı. 3 kadın arkadaş da bizim kelebeklerimizdir. Onlar erkek sistemine, köleliğe karşı mücadele etti. Onların katledilmesinin nedeni de budur” dedi. Selma, kadınların mücadelelerine bağlı kalacaklarını ve faillerin yargılanması için gelişmelerin takipçi olacaklarını kaydetti. Selma, “9 Ocak, karanlık bir gün olarak aklımızdadır, aynı zamanda bizim mücadele gerekçemizdir” dedi.
‘Ben aynı zamanda cezaevi vekiliyim’
Tutuklanmadan önce kadın çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak, kaldığı yerden, yani kadın çalışmalarında devam edeceğini belirtti. “İkinci olarak da halkımız ne talep ederse onu yapacağız” diyen Selma, barış ve çözüm süreci için ne gerekiyorsa yapacaklarını söyledi. “Ben aynı zamanda cezaevi vekiliyim” diyen Selma, “Arkadaşlarımın benden beklentileri de var. 162 hasta tutuklu arkadaşımız var. Bunların durumları da ağır. Onlar için ne gerekiyorsa mücadele edeceğim” ifadelerine yer verdi.
(gk)
