‘Katliamla beraber kadın mücadelesinde yeni bir süreç başladı’

12:40

Ruken Çelik -  Tekoşin Tekin  /JINHA


AMED  – Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde 3 Kürt kadın siyasetçi Sakine, Leyla ve Fidan’ın katledilişinin ardından bir yıl boyunca alanlarda katliamın hesabını soran kadın hareketi aktivistleri olayın henüz aydınlatılmamasına öfkeli.  Sakinelerin katleden güçlerin, katliamla beraber Kürt kadınları açısından yeni bir mücadele sürecini başlattığını söyleyen DİKASUM Koordinatörü Özlem Özen, “Katliamın Sakineler şahsında Kürtlere ve özelde Kürt kadın hareketine yapılmış olduğunun çok iyi bilincindeyiz. Bu yüzden mücadelemize daha örgütlü bir şekilde devam edeceğiz” dedi.


Fransa’nın başkenti Paris’te PKK’nin öncü kadrolarından Sakine Cansız, gençlik hareketi üyesi Leyla Şaylemez ve KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan’a yönelik gerçekleşen  katliamın üzerinden bir yıl geçti. 3 Kürt siyasetçi kadının katliamının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen,  dünyada demokratik ülkeler arasında adı geçen Fransa’da olayın aydınlatılamamasına Kürt halkının öfkesi giderek artıyor. Katliamın ardından bir yıl boyunca her gün alanlarda katliamın hesabını soran kadın hareketi aktivistleri  ise olayın Kürt halkına yapılan uluslararası komplo olduğunu ve katliamın bir an önce Fransa tarafından aydınlatılması gerektiğini söylüyor.  Faillere ilişkin hiçbir delilin dahi bulunamadığının kafalarda soru işareti uyandırdığını söyleyen Amida Kadın Danışmanlık Merkezi Sosyoloğu Antropolog Leyla Sime Durmaz,“Paris katliamının üzerinden 1 yıl geçti, 3Kürt kadını katledildi, faillerine dair hiçbir delil henüz yok. Paris katliamı Fransa hükümeti tarafından yapıldığını düşünmüyorum. Uluslar arası bir komplo olan bu katliamda Türkiye’nin de parmağı var.  Faillerinin çok ta meçhul olduğunu düşünmüyorum” dedi.


 ‘Türkiye tarihi katliamlarla anılıyor’


Türkiye’nin tarihten bu yana katliamlarla anıldığını söyleyen Amida Kadın Danışmanlık Merkezi Sosyoloğu Evin Güleker, “Türkiye’nin yaşanan bütün toplumsal muhalefete yüzlerce katliama tanık olduğunu ve hiç birinin aydınlatamadığını çok iyi biliyoruz. Özellikle Kürt özgürlük mücadelesine emek vermiş, bu uğurda yaşamını ortaya koymuş 3 devrimci kadın Sakine Cansız, yoldaşların şahsında hala bir yıl geçmesine rağmen katliamlarına dönük somut bir sonuç kamuoyuyla paylaşılmadı” şeklinde konuştu. “Katliama ortak olanın kendini işaret eder şekilde bunu biz yaptık demesi çok safiyane, masumane olurdu” diyen Evin, Kürt halkının faillerin bulunmasına dek mücadele edeceğini vurguladı. Evin, “Katliamın aydınlatılmamamsında Türkiye’nin rolü olmasına rağmen devletin bu konuda henüz adım atmamamsında , çözüm sürecinden de kendini belli ettiriyor” dedi. Faillere ilişkin hiçbir delilin dahi bulunamadığının kafalarda soru işareti uyandırdığını söyleyen Amida Kadın Danışmanlık Merkezi Sosyoloğu Antropolog Leyla Sime Durmaz ise“Paris katliamının üzerinden 1 yıl geçti, 3Kürt kadını katledildi, faillerine dair hiçbir delil henüz yok. Paris katliamı Fransa hükümeti tarafından yapıldığını düşünmüyorum. Uluslar arası bir komplo olan bu katliamda Türkiye’nin de parmağı var.  Faillerinin çok ta meçhul olduğunu düşünmüyorum” dedi.


 ‘Kürt kadınları katliamın hesabını soracak’


Katliamın gerçekleştiği günden bu yana birçok protesto eylemleri düzenlediklerini söyleyen DİKASUM Koordinatörü Özlem Özen, “Kürt kadınları olarak bu olayın aydınlatılması için bir yıl boyunca bir dizi eylemsellikler yapıldı. 9 Ocakta da yapılacak bu olayın açığa çıkarılması için sesimizi haykıracağız ve katliamın hesabını soracağız” şeklinde konuştu. Katliamla beraber Kürt kadınlarının verdiği mücadeleye darbe vurulmak istendiğine dikkat çeken Özlem,  “Çünkü 40 yıllık verdiğimiz mücadele Kürt kadınları çok önemli bir noktada ve mücadele gösterip ve dünyada ki bütün kadın örgütlerini kadın hareketlerini de perspektif sunan ve politika geliştiren bir yerde duruyor.  Katliamcı güçler, Sakineleri katlederek asklında kadın mücadelesi adına yeni bir süreci başlatmış oldu. Bü yüzden mücadelemize daha örgütlü bir şekilde devam edeceğiz” dedi.


‘Fransa’nın katliamı bir an önce aydınlatsın’


21 Mart Newrozu ile birlikte Türkiye’nin yeni bir sürece girdiğini hatırlatan Özlem, Sürecin başlatılmasıyla beraber hükümetin de olayın aydınlatılması için gereken adımları attığını göstermesi gerektiğinin altını çizdi.              Özlem, “Kürt halkı nasıl ki artık silahlı mücadeleyi siyasete dönüştürmesi gerektiği yönünde attıysa, Kürt kadınıyla birlikte Sakine Cansız şahsında Kürt kadın hareketini ve Kürt özgürlük mücadelesini de hedefe alan bir mesajdı. Fransa’nın aslında bu olayı, bu katliamı doğru okuması ve bir an önce aydınlatması gerekiyor. Biz Kürt kadın hareketi ve Kürt kadını olarak bu olayın Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez şahsında Kürt özgürlük mücadelesine yapılan bir darbe olduğunu çok iyi biliyoruz. İşte bu yüzden mücadelemize daha bağlı bir şekilde devam edeceğiz” şeklinde konuştu.  Özlem konuşmasına şöyle devam etti:  “Bu militarist ve savaş yanlısı güçlerini doğru okumamız gerekir. Katliamın 99 yılında gerçekleşen 15 Şubat Komplosu sürdürülmek isteniyor. Bu defa kadınların şahsında komplolara devam ediliyor. Kadın hareketlerinin ve bütün duyarlı kesimlerin top yekûn bu olayın aydınlatılması için mücadele vermesi gerekir. Olayın aydınlatılması demek aynı zamanda  katliamların önüne geçilmesi demek, özgür demokratik bir yaşam demektir.”


‘Devrimci kadınlarımızı unutmadık unutturmayacağız’


“Paris katliamını lanetle kınıyorum” diyen Diyarbakır Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Nevriye Kaçan, Paris katliamında 3 kadınımızı katlettiler öncelikle bunu lanetle kınıyoruz. 3 kadınımızın suçu barış ve kadının özgürlüğü için mücadele etmekti. Tüm kadınlar için mücadele vermiş kadınlarımız sadece Kürt kadını değil dünya kadınları için mücadele verdiler. Devrimci kadınımızı biz sağ olduğumuz sürece unutmayacağız ve unutturmayacağız “diye konuştu.


(tt-rç/zd)