‘9 Ocak özgür yaşamda ısrarın bir adımı olacak’

11:28

Eylem Daş-Sarya Gözoğlu-Ruken Çelik/JINHA


HABER MERKEZİ-  9 Ocak, ‘Siyasi Cinayetlere Karşı Ortak Eylemlilik Günü’nü değerlendiren HDP üyesi Yurdusev Özsökmenler, “Sakine’nin, Fidan’ın ve Leyla’nın anısına sahip çıkarak, bu alçakça işlenmiş cinayetin faillerinin bulunması için mücadelemizi sürdürürsek, yoldaşlarımızın anısına bütün dünya kadınları sahip çıkacaktır” sözlerini belirtirken, DÖKH aktivisti Ceylan Bağrıyanık ise, 9 Ocak tarihinin özgür yaşamda ısrarın bir adımı olacağını söyledi.


31 Mayıs- 02 Haziran 2013 tarihleri arasında Diyarbakır’da düzenlenen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı’nda, Paris’te 3 Kürt siyasetçi kadın Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyle Şaylemez’in katledildiği tarih olan 9 Ocak, “Siyasi Cinayetlere Karşı Ortak Eylemlilik Günü” olarak ilan edilmişti. Ortadoğu Kadın Konferansı’na katılan HDP üyesi Yurdusev Özsökmenler, Sakine Cansız’ın sadece Ortadoğu’nun değil tüm dünya kadınlarının yüzü olduğunu ifade etti.  Ortadoğu’nun çeşitli ülkelerinde kendi rejimleri tarafından baskı ve zulme uğrayan, yanı başlarındaki yoldaşlarını siyasi katliamlara kurban veren kadınların, bir araya gelmesinin tarihi bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Yurdusev, Ortadoğu’daki bütün sorunlarla ortak mücadele etmek için kadınların dayanışma içine girdiklerini belirtti. Fas, Lübnan, Mısır, Hindistan, Cezayir, Tunus gibi birçok Ortadoğu ülkesinden kadınların bir araya geldiğini dile getiren Yurdusev, konferansta 9 Ocak’ın “Siyasi Cinayetlere Karşı Ortak Eylemlilik Günü” olmasının oybirliği ile benimsendiğini söyledi.


‘Önce kadınlar vurulur!’


9 Ocak’ ta 3 kadın siyasetçinin katledilmesinin dikkat çekici olduğunu belirten Yurdusev, barış sürecinin başlangıcında bu katliamın gerçekleşmesinin manidar olduğuna işaret ederek “Bu katliam, savaşa karşı duran, özgürlük ve barış mücadelesine karşı verilmiş bir gözdağı idi” dedi. Sakine Cansız’ın Kürt özgürlük mücadelesinde en baştan beri yer aldığını ve tüm yaşamını mücadele içerisinde geçirdiğini belirten Yurdusev, Fidan ve Leyla’nın da tıpkı Sakine gibi yaşamlarını özgürlük mücadelesine adadıklarını dile getirdi. “Önce kadınlar vurulur” diyen Yurdusev, Sakine’nin mücadelesinin Ortadoğu’daki kadınlar tarafından bilindiğine dikkat çekerek, ölümünün Kürdistan’daki ve Türkiye’deki kadınları etkilediği gibi Ortadoğu’daki kadınları da derinden etkilediğini belirtti.


Siyasi cinayetlere dur demek için ortak ses yükseltilmeli


Birçok ülkede kadınların siyasi cinayetlere ve komplolara kurban gittiğinin altını çizen Yurdusev, Sakine, Leyla ve Fidan’ın ölüm yıl dönümünün birçok ülkede anılmasının, bırakmış oldukları mücadelenin devam etmesi için oldukça anlamlı olduğunu vurguladı.  25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nün Mirabel Kardeşler’in anısına yapıldığını hatırlatan Yurdusev, 9 Ocak’ta da kadınların, siyasi cinayetlere dur demek için ortak seslerini yükselteceğini aynı zamanda 3 kadın siyasetçinin anılarını ve mücadelelerini yaşatacaklarını kaydetti.


‘Tüm kadınlar Sakine’de kendini buldu’


Sakine’nin, yaşamın her alanında mücadele ettiğini ve yaşamını bu mücadele üzerinden şekillendirdiğini söyleyen Yurdusev, “Bütün kadınlar, Sakine’de kendi yaşamlarını, kendi mücadelelerini buldu. Çünkü Sakine yazan bir kadındı, gerilla kadındı, Diyarbakır Cezaevi’nde yıllarca işkenceye karşı direndi, Avrupa’da diplomasi alanında mücadele verdi, politik mücadelenin ayrılmaz parçası oldu. Ama her zaman kadın mücadelesinde yer aldı. Çünkü o da her şeyden önce bir kadındı ve bunu hiç unutmadı. Kadınlar, konferansta oy birliği ile bugünü Sakineler’e adamışlarsa Sakine’nin yaşamında kendilerini gördükleri içindir” şeklinde konuştu.


Demokrasinin beşiği Fransa ve o beşikte öldürülen 3 kadın..


Kendini, demokrasinin beşiği olarak tanımlayan Fransa’nın bu katliamda kayıtsız davranmasının ve 3 yurtsever kadının Paris’in tam ortasında kalleşçe katledilmesinin çok manidar olduğunu söyleyen Yurdusev, “Bize düşen onların anısına sahip çıkarak mücadelelerini devralmaktır” şeklinde konuştu. Bu yıl DÖKH, BDP ve HDP olarak bölgede, Türkiye’de ve birçok ülkede eylemlerin düzenlendiğine işaret eden Yurdusev,  “Mirabel Kardeşler için yapılan anma birkaç ülkede yapılıyorken daha sonra bütün dünyada yapılmaya başlandı. Biz de Sakine’nin, Fidan’ın ve Leyla’nın anısına sahip çıkarak, Avrupa Parlementosu’nda, Birleşmiş Miletlerde bu alçakça işlenmiş cinayetin faillerinin bulunması için mücadelemizi sürdürürsek, yoldaşlarımızın anısına bütün dünya kadınları sahip çıkacaktır. Kadın özgürlük mücadelesinde önde gelen yoldaşlarımızın öldürülmesi biz kadınları derinden yaralıyor, çok öfkelendiriyor ve mücadele azmimiz de yeniden bileniyor” şeklinde konuştu.


‘9 Ocak özgür yaşamda ısrarın da bir adımı olacaktır’


9 Ocak “Siyasi Cinayetlere Karşı Ortak Eylemlilik Günü”nü değerlendiren DÖKH Diyarbakır aktivisti ve Ortadoğu Kadın Koordinasyonu Ceylan Bağrıyanık, Paris katliamının tüm kadınlara yönelik geliştirilmiş bir katliam olduğuna dikkat çekti. DÖKH olarak Paris katliamını çok ciddi değerlendirdiklerini ve bu anlamda bir kampanya geliştirdiklerini ifade eden Ceylan, “9 Ocak tarihini kadın katliamlarına karşı ortak mücadele günü olarak ilan ettik. Sara yoldaş 12 Eylül zindanlarında kendisine işkence edilirken bile ‘bir ah demeye utandım’ diyerek aslında hem sistem karşısında nasıl durulması gerektiğini hem de özgür yaşamın ne olduğunu bize göstermiştir. Bu anlamıyla 9 Ocak aynı zamanda biz kadınlar açısından özgür yaşamda ısrarın da bir adımı olacaktır. Bu katliam sadece mücadele yürüten kadınlara karşı geliştirilmemiştir. Katliam hem her üç kadın yoldaşımız şahsında tüm kadınlara geliştirilmiştir, hem de Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın geliştirmiş olduğu müzakere sürecinin karşıtı olarak geliştirilmiş bir katliamdır” dedi.


‘Toplanan imzalar 10 Ocak’ta Fransa’ya gönderilecek’


Kürt kadınlarının ve Ortadoğulu kadınlarının 9 Ocak tarihini ortak eylemlilik günü olarak kararlaştırdıklarını dile getiren Ceylan, “Kadınlar kendi bulundukları yerlerde bu konuda eğitim, panel ve seminerler düzenleyecek. Katliama ilişkin başlattığımız imza kampanyasına Ortadoğu’daki tüm ülkeler katıldı. İran’dan tutalım Tunus’a,Lübnan’dan tutalım Asya’ya kadar bir çok kurum katıldı. Türkiye’de de çok ciddi bir katılım oldu. Toplanan kurumsal imzaların 10 Ocak tarihinde Fransa Konsolosluğu’na teslim edileceklerini dile getiren Ceylan, Fransa’nın katliamı aydınlatması için kadın hareketleri olarak görüşlerini de belirteceklerini söyledi. Paris katliamının peşini bırakmayacaklarını belirten Ceylan, “Bu katliam siyasi bir katliamdır. Dolayısıyla bu katliamın siyasal olarak aydınlatılması konusunda kadın hareketleri olarak üzerimize düşeni yapıp bu mücadeleyi yükselteceğimizi belirtebiliriz” ifadelerinde bulundu.


 ‘9 Ocak tarihini fikirlerimizin yayılacağı günlere dönüştüreceğiz’


Ortadoğu Kadın Konferansı’na birçok ülkeden kadınların katıldığını hatırlatan Ceylan, konferansta Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan ile ilgili sinevizyon gösteriminin yapıldığını ve sinevizyon bitiminde birçok ülkeden katılan kadınların ayağı kalkarak, sinevizyonu gözyaşlarıyla alkışladığını söyledi. Kadınlar olarak örgütlülüklerini geliştireceklerini ve kadınlar olarak özgür yaşamda ısrar edeceklerini kaydeden Ceylan, “Bu duygu yoğunluğu ve düşüncelerle bu karar alındı” ifadelerinde bulundu. Bu karar doğrultusunda şimdiye kadar çeşitli tartışmaların olduğunu ve bu günleri sadece protesto günleri olarak geçirmemek konusunda bir fikirlerinin olduğunu ifade eden Ceylan,  “Bu günleri aynı zamanda bu yoldaşlarımızın ve birçok siyasi katliama maruz kalmış ve ismi bilinmeyen kadınların hayatlarını tanıyarak, onların idaellerini onların özgür yaşama dair fikirlerini daha fazla paylaşarak geçirmenin daha anlamlı olduğunu düşünüyoruz” dedi. Ceylan, son olarak 9 Ocak tarihini kadın devrimcilerin fikirlerinin yayılacağı günlere dönüştürmek istediklerini dile getirdi.


(ekip/mg)